Zihin
147 stories
Kayıp Zamanlar Gemisi by ebi_books
ebi_books
  • WpView
    Reads 9,940
  • WpVote
    Votes 716
  • WpPart
    Parts 22
"Yıldızları kimsenin göremediği bir toplumda yıldızları gören yanlızca sizseniz,o zaman yıldızları herkese gösterin.Kendinize saklamak bencillik olur." İnsanlar düzeni bozdu ve tüm büyüyü kendilerine istediler,büyüyü aldılar ama zamanı kaybettiler.Kaybolan zaman ise huzuru bozdu ve topraklar üç adaya ayrıldı.Alderomin,Algedi ve Alkurah.Ve her şeyin sonunda adaların en güçsüzü Alkurah adasından bir kız,tıpkı onun gibi bu düzene karşı bir korsanla zamanı bulmak için yola çıktı.
Dilek Defteri by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 218,922
  • WpVote
    Votes 16,700
  • WpPart
    Parts 22
Bilinmeyen bir şehre ait yıkık dökük evlerden birinde, eskimiş bir karyolanın altında, siyah kaplı bir defter yaşar...Üzerine yazılan bütün dilekleri gerçekleştirdiği halde, her defasında uğursuz bir nesne gibi fırlatılıp yalnızlığa mahkum edilen bir defterdir bu. Bir gün öylesine biri çıkar gelir uzaklardaki bir şehirden, siyah kaplı defteri sahiplenir ve üzerine şöyle yazar: "Bana hikayeler anlat, içinde mutluluklarım ve mutsuzluklarım, ümitlerim ve ümitsizliklerim olsun..." Ve böylelikle dilek defteri ömründe ilk kez dile gelir... ✽ Keşfedilmemiş Cevherler '15 En İyi Kısa Hikaye
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 3,072,536
  • WpVote
    Votes 169,598
  • WpPart
    Parts 17
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 1,625,886
  • WpVote
    Votes 88,936
  • WpPart
    Parts 29
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 162,092
  • WpVote
    Votes 13,533
  • WpPart
    Parts 16
Hipnozla, acı hissini manipüle etmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak ayna nöronlardaki aktiviteyi telkinle arttırma suretiyle suça meyilli insanlarda empatiyi arttırarak insanları içlerindeki kötülükten arındırarak suç oranlarını düşürmeyi hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe 'deli' raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Felsefi bir bilimkurgu olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilimler eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 5,548,277
  • WpVote
    Votes 349,860
  • WpPart
    Parts 33
Bölümlerler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
DUAT'IN LANETİ by cetinhusna
cetinhusna
  • WpView
    Reads 43,527
  • WpVote
    Votes 5,060
  • WpPart
    Parts 12
Adel Velina, uzayın en tehlikeli gezegenlerinden biri olan olan Vert'te 22 yıldır yaşayan bir dil bilimcidir. Yıllar önce içerisinde yaşadıkları uzay üssü yörüngeden çıktığında bu gezegene düştüler ve yıllardır onların kurallarına sadık bir şekilde yaşamak zorunda bırakıldılar. Vert'te hayatta kalmanın kuralları basitti; yer altında yaşamaya devam et, asla yeryüzüne çıkma, yeryüzündeki canavarlarla savaşma, Vert halkıyla iletişim kurma ve asla yerin bir kat altına inmeye çalışma. Yeryüzündeki canavarlar tehlikelidir ama yerin en altında yaşayan canavarlar öldürücüdür. Onlarla konuşma. Onlarla göz göze gelme. Onlara asla dokunma. Çünkü zehirlidir yılan dilleri, Ve bakışları öldürür o saf kalbini. Ancak Velina bu kuralların hiçbirine uymadı, bir gün adım attığı yer çöküp kendini yerin en alt katında bir mezarlıkta bulduğunda yapması gereken tek şey oradan kaçmaktı ama bunu yapmadı... Bunun yerine açık mezarlardan birine yürüyüp canavarlardan bir tanesine dokundu ve parmağındaki ihtişamlı yüzüğü çıkarıp aldı. Mezarlıktan uzaklaşıp evine geri döndüğünde arkasında kendisini izleyen kızıl gözleri hissetti. Yüzyıllar önce lanetlenmiş Duat ırkının baş muhafızı şimdi karşısındaydı. Başlangıç tarihi: 25 Ekim 2024
PİNOKYO PARADOKSU by cetinhusna
cetinhusna
  • WpView
    Reads 5,543
  • WpVote
    Votes 529
  • WpPart
    Parts 13
❝Dünya insanlığı yok ediyordu.❞ Uzak bir gelecekte, dünyada yaşanan nükleer savaş, tüm ülkeleri soğutmaya başlar ve zamanla dünyaya sadece kar yağar. Bazı ülkeler bu dondurucu soğuktan korunmak için şehirler inşa ederken, diğerleri yok olur. İstanbul ise, hem Avrupa hem de Anadolu yakasında şehirler kurmuştur. Ancak o zamana kadar dünyadaki çoğu kişi ölmüştür ve yaşayan insan sayısı azdır. İstanbul'un Avrupa yakasında kurulan şehir fazlasıyla büyük ve güvenilirdir fakat bu güvenli şehir bir süre sonra baskıcı bir rejimle karşı karşıya kaldığında şehirdeki çoğu asker diğer yakada olan askeri üsse taşınır fakat Avrupa yakasındaki baskıcı rejim asla son bulmadığı gibi, hükümete karşı gelenler dışarıya atılmakla tehdit edilir. Çünkü dışarıda sadece soğuk değil, mutasyona uğramış hayvanlar da vardır ve bu şehirde dışarıya atılmak resmen kendini ölümün kollarına atmakla eş değerdir. Ancak bir gün bir kadın intikam için dışarıya atılıp Kuzgunlar'a gönderildiğinde şehirde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
TARUMAR by nyxen333
nyxen333
  • WpView
    Reads 1,311,676
  • WpVote
    Votes 75,248
  • WpPart
    Parts 47
Uyuşturucu bağımlısı olan bir kız, yatırıldığı psikiyatri merkezinde hayatını değiştirecek genç bir adamla tanışır. 12.04.2021/ Gerilim #1 07.05.2021/ Psikoloji #1 13.02.2023/ Psikoloji #1
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,582,444
  • WpVote
    Votes 298,042
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.