incredulite
- Reads 1,441
- Votes 99
- Parts 23
[doğu, aşiret, anlaşmalı evlilik, kadın lider]
Geçmişinden ve köklerinden uzakta, kendine ait sandığı bir hayatın içinde yaşayan Dicle'nin hayatı tek bir telefonla değişir.
Bu bir davet değildir.
Bu... geri dönüşü olmayan bir çağrıdır.
Onu doğduğu topraklara, Mardin'e geri çağıran şey;
bir ölümün ardından kalan boşluktur.
Alkaçar aşiretinin ağası Kudret Alkaçar ölmüştür.
Ve geriye, o boşluğu doldurması gereken tek bir isim kalmıştır:
Dicle Alkaçar.
Ama bazı miraslar sadece güç getirmez.
Bazıları... düşman getirir.
Mardin'e atılan her adım, onu bilmediği bir düzenin içine çeker. Kuralları kanla yazılmış, sınırları korkuyla çizilmiş bir düzenin.
Ve bu düzenin içinde Dicle'nin yanında olan tek bir kişi vardır:
Babasının avukatı.
Cihan Keskin.
Sessiz. Kontrollü. Tehlikeli.
Dicle için önce bir yabancıydı.
Sonra bir zorunluluk oldu.
Ama bazı insanlar sadece yanında durmaz.
Hayatının tam ortasına yerleşir.
•
"Sen yalnızca bir avukatsın. Beni nasıl koruyacaksın ki?"
Cihan gülmedi. Gülmesi gereken bir şey yokmuş gibi, bakışlarını üzerimde sabit tuttu.
"Ben seni korumam, Dicle."
Bir adım yaklaştı. Mesafe azaldıkça içimde tuhaf bir gerilim yükseldi. Geri çekilmek istedim ama yapamadım.
"Sana dokunmaya kalkışan olursa..."
Gözleri karardı. Bu, ani bir öfke değildi. Aksine, fazlasıyla kontrollüydü. Ama tam da bu yüzden... daha tehlikeliydi.
"o insanın sonu olur."
Söylediği şey bir tehdit gibi gelmedi.
Çünkü tehditler ihtimal barındırır.
Onun cümlesinde ise sadece sonuç vardı.
Kısa bir sessizlikten sonra ekledi:
"Ve şunu iyi anla..."
Bakışları bir an bile üzerimden kaymadı. Sanki söylediği her kelimeyle beni bulunduğum yerden söküp, kendi kurduğu düzenin içine yerleştiriyordu.
"Ben yalnızca bir avukat değilim."
#12 evlilik nisan 2026
#24 töre nisan 2026
#7 zorakievlilik n