Okuduklarım
82 stories
THALRON: ADANMIŞLAR por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 253,436
  • WpVote
    Votos 22,206
  • WpPart
    Partes 10
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
Yalancı Mevsim (TAMAMLANDI) por suonlinee
suonlinee
  • WpView
    LECTURAS 260,051
  • WpVote
    Votos 7,945
  • WpPart
    Partes 21
Sevdiğiniz adam bir cinayet işleyip cezaevine gireceği gece sizi terk etseydi... Bekler miydiniz? Yoksa onu sonsuza kadar unutmaya mı çalışırdınız? Ali, beni sevmediğini söyleyerek gitti. Sebepsiz yere bir cinayet işledi ve tek bir açıklama yapmadan sildi her şeyi. Sözleri hala kulaklarımdaydı "Sev sevdin. Ben sevdim. Şimdi ben sevmiyorum. Bitti." Bitti mi gerçekten? Yıllarca içimde taşıdığım yarayı açan oydu. Beni en çok seven, ama aynı zamanda en çok acıtan da... Ve şimdi, dört yıl sonra, aynı mahallede karşıma çıkmaya cesaret ediyordu. Geçmişin gölgesi peşimizi bırakacak mıydı? Yoksa bu mahallede iki kişiye birden yer yok muydu? "İki insan birbirini gerçekten severse araya ne kadar zaman girerse girsin,kimlerle neler yaşarsa yaşasınlar,elbet bir gün yeniden karşılaşırlar .Ya birbirlerini affedelerler çok sevdiklerinden; ya da asla affedemezler yine çok sevdiklerinden... Yayınlanma tarihi 30 Ağustos 2023 +18 sahneler ve görseller vardır!
Zehra. por DamlaKaraas
DamlaKaraas
  • WpView
    LECTURAS 2,759,937
  • WpVote
    Votos 140,582
  • WpPart
    Partes 33
Doğu Anadolu'ya bağlı Kaledağ köyünde , dedesi ve kardeşiyle yaşayan Zehra'nın hayatı, bir gece ansızın onlara sığınan yaralı bir askerle değişir. 5 yıl sonra kaderin tekrar bir araya getirdiği Zehra ve Murat'ın hikayesi İstanbul'da devam eder . Kaledağda başlayan hikaye İstanbul'a kadar uzanırken aşk , tutku ve değişim bizimle olsun. - Not/Uyarı:Bölümler ilerledikçe hikayenin libidosuda yükseliyor. Bebeleri pistten alalım.😊 🤭
PAMUK ŞEKER (Final) por 1scintilla
1scintilla
  • WpView
    LECTURAS 505,224
  • WpVote
    Votos 31,186
  • WpPart
    Partes 78
Bu kitap 1985 yılında geçen naif bir aşkı anlatıyor.🍀 Bir heves uğruna ailemi kaybettiğimde kendi evimde kül kedisine dönüşeceğimi bilmiyordum. Dahası yengelerimin baskılarına, kendimi hapse attırmak isteyecek kadar tahammül edememiştim. Her şey ben parmaklıklar ardındayken değişti. Kader çarkımın yeniden döndüğü yer, kara kaşlı, kara gözlü ve bıyıklı bir memurdan sonrası oldu.
İBRAHİM por begulaybar
begulaybar
  • WpView
    LECTURAS 186,934
  • WpVote
    Votos 2,228
  • WpPart
    Partes 4
Nefsim; bu kadar takma herkes yapıyor " diyor. İnancım; Sen o İbrahim değilsin bu ateş seni yakar....
Kızıl Mektup por whatdoesthisgirlread
whatdoesthisgirlread
  • WpView
    LECTURAS 314,368
  • WpVote
    Votos 18,249
  • WpPart
    Partes 13
"Sizin de var mı bekleyemem diyeniniz?" Kaşları çatıldı ve bir süre yüzüme baktı. Tok sesiyle konuştu. "Bizde tek yol, vatan yoludur. Beklemek istiyorsa buyursun, vatan yolu beklesin. Bekleyemeyen zaten benim olmaz." Gözlerimi kırpıştırarak yüzünü izledim. "Herkes aynı değildir Komutan. Sen asker yolu beklemek vatan yolu beklemektir diyorsun ama, herkes böyle düşünmez. Bekleyerek vatan mı kurtaracağız derler, haberin olsun." Kısılan gözlerini sonunda gözlerime çevirdi. "Aşk sadece güzelliğini sevmek değildir Hazal Hanım. Düşüncelerini, hayata bakışını, sana davranışını sevmektir. Saygı olmadan sevgi mi olur? İlk önce bana, mesleğime saygısı olacak." Sözleri daha çok kendine hatırlatır gibiydi. "Ben, vatan için ölüme nefesimden daha yakınsam böyle bir kadın ister, böyle bir kadın severim."
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) por tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    LECTURAS 3,502,770
  • WpVote
    Votos 134,769
  • WpPart
    Partes 54
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    LECTURAS 11,691,869
  • WpVote
    Votos 910,868
  • WpPart
    Partes 87
••Tamamlandı. Seri üç kitapla final yapmıştır ve basılmıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI por sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    LECTURAS 2,600,671
  • WpVote
    Votos 228,115
  • WpPart
    Partes 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.
AĞAÇKAKAN por Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    LECTURAS 7,488,493
  • WpVote
    Votos 322,816
  • WpPart
    Partes 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***