GÖZ ATIN
4 cerita
Lavinia (+18)  oleh elifsuu88
elifsuu88
  • WpView
    Membaca 2,106
  • WpVote
    Vote 1,371
  • WpPart
    Bab 9
Nerden bilebilirdi ki üniversiteye diye okumaya gitti yerde başına türlü türlü olayların geleceğini nerden bilebilirdi ki hayatının aşkını İstanbul'da bulacağını kimse bilemezdi. Rüya daha 18 yaşında ve hayatın zorluklarına göğüs germiş güçlü bir kız , daha 5 yaşındayken annesi babası vefat etmiş bir küçük kız çocuğu 13 senesini yetimhanede geçirmiş tek arkadaşı Gülçin, ondan başka kimsesi yok hayattaki tek şansını gülçin'den yana kullanmış ... Yada Rüya öyle zannediyordu taki onunla tanışana dek!
YAŞAM OYUNU  oleh yeva-nebiyeva
yeva-nebiyeva
  • WpView
    Membaca 3,945
  • WpVote
    Vote 2,659
  • WpPart
    Bab 13
"Üzülme Anaya. Bak senin için meyve suyu çaldım kantinciden." "Ceza alacaksın Clar." "Ceza kimin umurunda Anaya? Hakkını istemekten asla vazgeçme! Eğer hakkın olanı vermezseler, çal yada öldür!" "Hırsızlık iyi bir şey değil Clar. Git şu meyve suyunu geri götür!" Küçük Clara gözlerini devirdi. "Sen bilirsin küçük. Ama sen içmezsen ben içerim." "Sadece 1 yaş farkımız var Clara!" Her yıl 140 çocuğun ve kayıp olduğu veya ölü bulunduğu bir yetimhaneye düşünün. Burayı araştıran polisler tehdit mesajları alıyor ya da hiç bir iz bırakmadan odasında ölü bulunuyor. Bu olay en sonunda dedektif Neon'un eline geçiyor. Neon yetimhane hakkında bir sıra araştırmalar yapıyor. Bu sırada bilinmeyen birinden telefon çağrısı alıyor. Ve bu çağrı Neon'un hayatını tamamen değişiyor... Neon ölüm riski olduğunu bildiği halde neden bu dosyayı almıştı? Yetimhane'nin tek sorunu 140 çocuğun kayıp olması mıydı? Özellikle kadın ve çocuk cesetlerinin çoğalması, garipti. Peki neden kimse olayı araştırmadan yok oldu? Neon yaşayacak mıydı yoksa kaderi artık belli miydi? Bu uzun yolda Neon'u ne bekliyordu? ‼️UYARI ; 15+(pikolojiye bağlı olarak değişiyor.)‼️#gizem
RUHLARIN LANETİ oleh beyazayar
beyazayar
  • WpView
    Membaca 2,306
  • WpVote
    Vote 1,360
  • WpPart
    Bab 8
Elisa, küçük yaşta ailesi tarafından şehirden uzakta, eski ve karanlık bir akıl hastanesine kapatılır. Ailesi onun tehlikeli olduğunu düşünür ama asıl tehlikenin Elisa değil, hastanenin kendisi olduğunu kimse bilmez. Elisa geldikten sonra, hastanede tuhaf olaylar yaşanmaya başlar. Geceleri yankılanan çığlıklar, kendi kendine kapanan kapılar, duvarlarda beliren eski kan izleri ve açıklanamayan ölümler... Elisa'nın bir laneti taşıdığına inanılır. Ama aslında hastane zaten lanetlidir. Elisa, hastanenin karanlık geçmişiyle istemeden de olsa bağlantılıdır. Bu hastane yıllar önce korkunç deneylere sahne olmuş, işkenceler yapılmış ve içeride ruhlar hapsolmuştur. Şimdi Elisa'nın gelmesiyle birlikte o ruhlar uyanır. Çünkü Elisa, onların lanetini tamamlayacak son anahtardır. Elisa hayatta kalmaya, geçmişin karanlık sırlarını çözmeye ve kendi içindeki karanlıkla savaşmaya çalışır. Ama bu hastaneden kaçmak neredeyse imkânsızdır. Çünkü burada hem Elisa hem de hastane lanetlidir. --- Hazır mısın? Çünkü artık... Ruhların seni bekliyor. "Burası tedavi etmiyor... Ruhlara mezar kazıyor." 🕸 *Kapak tasarımı bana aitir.*
 ᴘsɪᴋᴏᴘᴀᴛ[Bitti] oleh selinkarabayan
selinkarabayan
  • WpView
    Membaca 469,074
  • WpVote
    Vote 13,745
  • WpPart
    Bab 27
ZORLA EVLİLİK VARDIR, ONA GÖRE OKUYUN. Umursamaz tavrı beni sinirlendirmişti, babamın götünden resmen ter akıyordu. Kapıyı kapattı ve stresle bana baktı, bende ona baktım. "Bu adamla seni evlendirmek zorundayım Yağmur, bu adama karşı çok dikkatli olacaksın duydun mu beni?" Dedi, şaşkınca ona baktım, ilk defa beni düşündüğüne dair bir konuşma yapmıştı. Ama bu beni zorla evlendirdiği anlamını değiştirmezdi. Yinede uzatmamak adına, "tamam" diyerek içeriye geçtim, adamın ismi neydi acaba? Neyse, adamın yanına mecburen oturdum ve bacak bacak üstüne atarak elimle oynamaya başladım, adam benden tarafa bakmazken yutkundum. Sakin olmam gereki- "Evet kızım nasılsın? Maşallah pekte güzelsin." Diyen amcanın sesiyle daha bir gerginleştim. "İyi... iyiyim amca." Dedim, acaba amca demese miydim? Amca ise bana gülerek baktı. "Bana Arda baba diyebilirsin." Dedi, baba demek doğru gelmiyordu. "Peki," dedim sadece, Arda amca ile babam konuşurken bende anneme bakıyordum, o bile stres içinde yanımdaki adama bakıyordu. Adını sorsam bana söyler miydi ki? "Şey... adını öğrenebilir miyim?" Dedim yanımdaki adama mırıldanarak, adam yaslandığı yerden bana baktı. "Kerem."