Sahilebragimova's Reading List
2 stories
İtalyan(+18)-DÜZENLENECEK by senalines
senalines
  • WpView
    Reads 227,022
  • WpVote
    Votes 8,327
  • WpPart
    Parts 33
Öncelikle belirtmek isterim ki, kitabı normalde başka uygulamadan yazıyordum. Daha sonra direkt yazılmış olan bölümleri buraya attım. Kontrol etme fırsatım olmadı daha sonra edeceğim. Bazı hatalar olabilir. ****** Kalbimdeki sızı geçmek yerine daha da artarken kafamı kaldırıp ona baktım. Kesik kesik aldığım nefeslerle konuşmak adına ağzımı araladım. "Ricardo, tek bir şey soracağım." konuşmakta zorluk çekiyordum. Gözümden akmak için bekleyen yaşları tutmakta zorlanıyorken dolu gözlerimle ona baktım. "Benden ne istiyorsun?" Endişeli bakan gözleriyle üzerime doğru yürürken ellerimi kaldırıp ona uzattım. "Yaklaşma!" Bu halime bir anlam vermeye çalışıyordu. "Alya, ne oldu?" Olduğu yerde durmuş dediğimi yapıp bana yaklaşmıyordu. "Anlat hadi, ne oldu? Biri bir şey mi yaptı?" "Her şeyi gördüm!" Kelimelerim bir bir ağzımdan dökülürken yüzündeki acı dolu ifade yutkunmamı zorluyordu. "Şimdi söyle, benden ne istiyorsun?" Cevabını içten içe bilirken beklentiyle ona baktım. Arada oluşan kısa bir sessizlikten sonra dudaklarını aralayıp konuştu. "Seni istiyorum." *** Alya başarılı bir şeftir. Restoranına babasıyla iş görüşecek olan İtalyan birinin geleceği haberini alınca hazırlık yapar. Babası toplantıya katılamadığı için kızının gitmesini rica eder. İtalyan iş adamı olan Ricardo, aynı zamanda karanlık işler de çevirmektedir. Alya'yı karşısında görünce inanamaz çünkü 3 senedir onu takıntı yapmış, her yerde aramış ve bulamamıştır. Zihninin bir oyunu olduğunu düşünür ama Alya'nın boynundaki doğum lekesini görünce o olduğundan emin olur. Alya'yı neden bulamadığı, onun 3 yıl boyunca nereye kaybolduğu ise bir sırdır. Zamanla geçmişin yüzü ortaya çıkacaktır. *** Yetişkin içerikli ve şiddet içerikli sahneler bulunmaktadır.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,839,339
  • WpVote
    Votes 266,181
  • WpPart
    Parts 45
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.