Mütüşlüler
4 stories
Mevta- Bebegimin Babası by matmazelden
matmazelden
  • WpView
    Reads 199,566
  • WpVote
    Votes 5,509
  • WpPart
    Parts 51
Kokusu burnuma dolan içkiye baktım. Sızarak odaya yayılıyor. "Sarhoş olmalıyım," dedim çaresizlikle. "Sarhoşsun zaten." Başımı iki yana salladım. "Unutacak kadar değil," diye fısıldadım gözlerim dudaklarına kaydığında. "Unutacağım." Ne yapacağımı anlamıştı ama engel olmadı. "Alparslan," dedim bakışlarım dudaklarındayken "Sanırım satranç oynamak isteyen adamın ne dediğini anladım şimdi." Alparslan'ın bedeni altımda gerildi. Gözlerim yeniden gözlerine çıktı. "Seninle satranç oynayabilir miyim?" Yine derin bir nefes aldı. Cevap vermedi. Bende evet saydım. Yüzlerimizi yaklaştırdım. "Şah..." diye fısıldadım dudaklarına doğru. Alparslan'ın eli belimde biraz daha sıkılaştı. Sanki beni tutmasa kayıp düşeceğim yer yalnızca zemin değilmiş gibi. Gözleri gözlerimdeydi ama bakışı insanın içine değiyordu. Fazla sakindi. O sakinlik yüzünden ben daha çok dağılıyordum. "Deme," dedi kısık bir sesle. Kaşlarımı çattım. "Neyi?" "Sarhoşken pişman olacağın şeyleri." Burnumu buruşturdum. "Belki pişman olmam." "Olursun." Bunu öyle net söylemişti ki. Sanki beni benden iyi tanıyordu. Sinir bozucuydu. "Dünyanın bütün cevapları sende mi?" "Bu cevabı bilmek için dâhi olmaya gerek yok." Kalbi hızlı atıyordu. Benimkiyse zaten kontrolden çıkmış bir çocuk gibiydi; oradan oraya koşuyordu. "Kalbin hızlı atıyor," dedim şaşkınca. "Bir sebebi vardır." İçimdeki sarhoşluk bir anlığına durulmuştu sanki. İnsan bazen çok içince daha berrak hissederdi ya. Ben de ilk defa onu net görüyordum. Kaşlarının arasındaki çizgiyi. Kirpiklerinin gölgesini. Yüzündeki sakalı. Ve bana bakarken gözlerinde duran o garip sabrı. Ve dudakları... Çok öpülesi duruyordu. Biraz da yaklaştım ve son hamlemi fısıldadım. "Mat..." Dudaklarımızı birleştirdiğimde yıldızlar parladı içimde. Öpülesi durmuyordu yalnızca. Öyle güzel bir tadı var
Bir Duman Kızılı +18 by matmazelden
matmazelden
  • WpView
    Reads 290
  • WpVote
    Votes 84
  • WpPart
    Parts 8
(+18 içerik bulunmaktadı!) "Benim dokunduğum her gül soluyor," dedi. Sesinde öyle bir kesinlik vardı ki sanki şimdiye kadar dokunduğu her şeyin sonunu kendi elleriyle yazmıştı. Bakışları saçlarıma kaydı. Kızıl tellerimin arasından geçip gözlerimde durdu. Dudaklarının kenarında belli belirsiz, ne anlama geldiğini çözemediğim bir tebessüm belirdi. "Senin gibi bir kızıl goncayı koklamaya bile korkuyor insan." Başımı hafifçe eğdim. "Gülleri solduruyormuşsun," dedim engellemeyediğim karanlık bir sesle. "Kendin söyledin. Ben kızıl bir goncayım." "Benim kızıl goncam mı olamak istiyorsun?" İçimden acı bir kahkaha geçti. Hayır. Ben kendimi dikenli bir güldüm. Ve ben, o dikenleri kimin için sakladığımı biliyordum. Ve asıl tehlikeli olan da buydu. Çünkü onun bilmediği bir şey vardı. Ben onun dokunacağı gonca değildim. Ben, onu kendime yaklaştırmak için açan çiçektim. Ve bir insanı öldürmenin en kolay yolu bazen tetiğe basmak değildi. Önce kendini ona koklatırdın. Sonra köklerini onun kalbine salardın. Gözlerinin içine baktım. Ne düşünüyordum? Ona ne kadar yaklaşacağımı. Onu ne kadar kendime bağlayacağımı. Ve seni solduracak kişinin gerçekten o olup olmadığını. İçimden geçen tek bir cümle vardı: Bakalım Bora Yaman... Bu hikâyede kimi kim solduracak?
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,589,485
  • WpVote
    Votes 298,227
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 3,103,589
  • WpVote
    Votes 170,819
  • WpPart
    Parts 17
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️