Random book
31 stories
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,763,379
  • WpVote
    Votes 901,427
  • WpPart
    Parts 102
Kitap oldu. Dört kitabı basıldı. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
İşkence Odası by Neslisavc
Neslisavc
  • WpView
    Reads 166,676
  • WpVote
    Votes 2,379
  • WpPart
    Parts 14
Hayatımda hiç bu kadar işkence görmemiştim ağzım kan dolu olmasına rağman o cümle çıktı ağzımdan; - Senden nefret ediyorum aşağılık herif anlasana seni sevmi.. - Kes sesini! Sana öyle işkenceler yapıcam ki ölmek için dua ediceksin! Gel ilk işkenceyle başlayalım meleğim. ************
İZLER KALIR by afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    Reads 15,912,068
  • WpVote
    Votes 1,055,197
  • WpPart
    Parts 58
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! "Sana hiç söylemedim ama sana aşıktım. Bunu yüzüne karşı söyleyememek de benim ayıbım olsun." 070822 ☁️
𝐀𝐘𝐍𝐈 𝐑Ü𝐓𝐁𝐄  by luluril
luluril
  • WpView
    Reads 128,454
  • WpVote
    Votes 5,159
  • WpPart
    Parts 36
"Bana emir verme Komutan!. Ben senin askerin değilim!" dedim bağırarak. yumruğunu dahada sıktı sözlerime karşı. Hayalet timi'nin gözleri bizdeyken, gözlerini gözlerime kilitlemişti, kırpmadım gözlerimi, kırpamadım. Gerilmiştim, etkisi altına girmiştim, kaşlarımı çatmıştım. O da aynı şekilde kaskatı kesilmişti, gözleri alev saçıyordu, dişlerini sıktıkça yüz hatları dahada belirginleşiyordu. derin bir nefes aldı ardından yumruğunu serbest bırakarak yanıma yaklaştı, bir adım attı, ardından bir adım daha, ve bir adım daha attığında dibime kadar girmişti, kafam göğsüne denk geliyordu,kokusu burnuma dolmuşken kafamı yukarı kaldırıp yüzüne yakından baktığımda, birleştirdi yeşil gözleriyle gözlerimi. -"Sen benim askerimsin, burada komutan benim" dedi kalın ses tonuyla bağırmamıştı öfkeyle bakmıyordu sadece bana yukardan bakıyordu ve sesinde asla tereddüt yoktu... -"evet burda komutan sensin, burda ki herkes senin emirlerine, sen benim emirlerime uyacaksın." Dediğimde bana sakince bakmaya devam etti, ben onun aksine ona ateşle bakarken, uzaklaştı bedenimden başıyla selamladı ben ise öylece baka kalmıştım, beni etkisi altına almış, gözlerini benden çekerek odadan çıktı... ___________________________ ~Ateşin sıcaklığıydı Börüyü yakan~ 🔥🐺
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,854,291
  • WpVote
    Votes 193,744
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
ÖLÜLERİN DÜNYASINDA! by yazarwampirenses
yazarwampirenses
  • WpView
    Reads 397,436
  • WpVote
    Votes 24,770
  • WpPart
    Parts 37
Bir umut ışığı yok mu? Peki ya hayat..? Bir anlığına Ölüp tekrar dirilen bir grup insanla karşı karşıya olduğunuzu düşünün! Korkulu rüyanız... Sizi yemek için her an tetikteler ve siz onları öldürmek için tek çaresiniz... Dünya'ya yayılmaya devam eden bir virüs... Sonumuz mu olucak, yoksa tekrar yeni bir başlangıcımız mı?
ZİNCİR | TEXTİNG by azraaxsea
azraaxsea
  • WpView
    Reads 890,827
  • WpVote
    Votes 33,618
  • WpPart
    Parts 41
0544 *** ****: Ne demişler? 0544 *** ****: Bende ki kalp sende olsa taşıyamazsın. 0544 *** ****: Nerdesin be yiğidim! Özleminden yataklara düştüm, hastayım galiba. 0544 *** ****: Yoksa ölüyor muyum? (11:24) ---------------------------------------------------------------------- Mirza: Kim olduğunuzu söylemezseniz güvenlik açısından sizi araştırmak zorunda kalacağım. 0544 *** ****: Araştırabilirsin. 0544 *** ****: Kendi adıma hat alıp sana yazacak kadar enayi değilim.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,513,118
  • WpVote
    Votes 698,290
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
YERE YAKIN YILDIZLARA UZAK. |RAFLARDA| by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 4,140,661
  • WpVote
    Votes 123,410
  • WpPart
    Parts 26
Bir metro istasyonu, 14 rehin. Sınırlı yemek, Sınırlı su. Tuzak ve ölümler. Hayatta kalmak için neler yapardınız? Peki onlar ne yaptı? Bu oyununun sadece bir kazananı olacak, Ve herkes bir bir ölecek. Benimle bu oyunu oynar mısınız?