Hazallenna
Toprağı kazanan Yaman Eller'di.
Beni ben yapan ise Yaban Eller'di.
Bir zamanlar Manisa'nın verimli topraklarında yaşayan sıradan bir köylü kızıydım. Hayallerim küçüktü; sevdiğim adamla evlenmek, kendi yuvamı kurmak, alın terimle yaşamak istiyordum.
Ama kaderin benim için bambaşka planları vardı.
Yamanovalı Çiftliği'nin yüksek duvarları ardında önce ekmeğim, sonra özgürlüğüm, ardından da gençliğim kaldı.
Bir tarafta sevdiği kadını kaybetmemek için dünyaya meydan okuyan Gencer...
Diğer tarafta gücü, serveti ve kudretiyle herkesi dize getirebileceğine inanan Adem Yamanovalı...
Ve ikisinin arasında sıkışıp kalan ben.
Bana göre aşk, bir zeytin ağacının altında edilen masum bir yeminle başlamıştı.
Onun içinse aşk, sahip olmak demekti.
Yıllar geçtikçe köylü Hazan öldü.
Yerine konuşması değişen, yürüyüşü değişen, yüzü değişen bir kadın geldi.
Ama insan bazen her şeye dönüşebilir de gençliğinde gömdüğü kalbini geri alamaz.
Bu; toprağın, sınıfın, iktidarın, takıntının ve yarım kalmış bir sevdanın hikâyesi.
Bu; Hazan Yamanovalı'nın hikâyesi.
Ve bazı yaralar kapanır...
Bazıları ise insanın ömrü boyunca onunla birlikte yaşar.