Sibasar765 adlı kullanıcının Okuma Listesi
82 stories
SİYAH RÜYA by bu1yazar
bu1yazar
  • WpView
    Reads 4,346,426
  • WpVote
    Votes 244,910
  • WpPart
    Parts 62
Okyanus mavisi gözlerinin içerisinde kaybolmak isterken kendimi tamda orada buldum. "YÜZBAŞI KARAY!" Adını duyduklarında tüyleri diken diken olur, yüzünü görenlerin hepsi ölüdür. Rüyalarında rengi olurdu; siyah, beyaz, mor ve gri. Benim rüyam tam olarak siyahın en koyu tonlarında. Savaş bitmedi. Sadece perde değişti. Binalar kül, şehirler enkaz... Gökyüzü karanlık. Ama o hâlâ ayakta. Silahı elinde, künyesi boynunda. Yüzbaşı Karay için emir yok, birlik yok, komuta zinciri yok. Sadece hayatta kalması gereken bir gece ve gerçeği öğrenmesi gereken bir kâbus var. Birde sevdası... Her adımda pusuda bir düşman. Her gölgede eski bir sır. Ve rüyalar artık sadece uykuda gelmiyor. Kurşunların, ihanetin ve karanlığın hüküm sürdüğü bu dünyada, ya uyum sağlarsın... ya da unutulursun. Hazır mısın? Çünkü bu bir rüya değil. Bu, son savaş. Kitabın tüm hakları / bu1yazar adlı kullanıcıya aittir
Kül Kapanı | Mahalle Kurgusu by yamurblog
yamurblog
  • WpView
    Reads 4,815,623
  • WpVote
    Votes 199,103
  • WpPart
    Parts 31
Bir mahalle hikâyesidir.
Hazan Vakti| Asker&Doktor by mutlusonsuz222
mutlusonsuz222
  • WpView
    Reads 5,024,721
  • WpVote
    Votes 218,122
  • WpPart
    Parts 70
✨️Tamamlanmıştır... Hayatı boyunca kimseyi sevmemiş, tek derdi vatan, bayrak ve ülkesi olan asker ile hiç sevildiğini hissetmemiş, kalabalık içinde yalnızlığı hisseden bir doktorun hikayesidir. Asker & Doktor kurgusudur. İçerik, konu ve kapak bana aittir.
Zora Sarıldık- RAFLARDA by pekbiafiliyalnizlik
pekbiafiliyalnizlik
  • WpView
    Reads 10,353,780
  • WpVote
    Votes 456,819
  • WpPart
    Parts 74
Bordo Bereli cesur bir askerin ve başarılı bir doktorun hikâyesi... ''Halide sana deli gibi aşık!'' En yakın arkadaşım, sevdiğim adama sırrımızı söylerken, duvarın dibinde gizlice onları izliyordum. Tüm bedenim heyecan ve korkuyla titriyordu, Ali Deniz'in insanın içini üşüten sesini duyduğumda kalbim buz tutmuştu. "Şimdi git o arkadaşına söyle! Bin tane kalbim olsa birini bile ona vermem!"
NADİDE (TAMAMLANDI) by Mavili_Yazarr41
Mavili_Yazarr41
  • WpView
    Reads 5,133,156
  • WpVote
    Votes 198,766
  • WpPart
    Parts 55
"KÜFÜR VE YETİŞKİN UNSUR İÇERİR!" 'KİTABIMDA KÜFÜR ETMEYİN!' Nadide ŞAN. Seyyid Ali YILMAZ. Bir silah, bir kaza, bir ölüm, bir intikam ve tutkulu bir sevda... *** Seyyid Ali, "Birincisi sana dokunmayacağım ve asla benim kadınım olmayacaksın!" Bunu demesiyle Nadide gözle görülür bir vaziyette rahatlamıştı. "İkincisi asla anamın sözünden çıkmayacak ve ona karşı gelmeyeceksin. Her ne derse yapacaksın." dedi Seyyid Ali. "Üçüncü ve sonuncu ise," dedi ve kıza yaklaştı. Kızın buram buram yasemin kokusu burun deliklerine dolmaya başlamıştı. Nefesini tutup, "Aileni unutacaksın!" der demez Nadide'nin kalbi acıyla kasıldı. Böyle bir istek olmazdı, olamazdı. Bu nasıl bir vicdansızlıktı? Mavi gözleri yaşlarla dolmaya başlamıştı. Başını iki yana salladı. "Hayır, böyle bir şeye hakkın yok!" dedi Nadide. Seyyid Ali kızın böyle cesaretle konuşmasına öfkelenmişti. "Senin o it babanın da beni babasız bırakmaya hakkı yoktu ulan!" diye bağırdı. Nadide irkilmiş ve sesli bir şekilde ağlamaya başlamıştı. O tüm bunları hak etmiyordu. "Benim babam... Babam hakkında doğru konuş!" dedi kekeleyerek. Korkuyordu amma söz konusu babası olunca, herşeyi unutuyordu. Sinirden gözü dönen Seyyid Ali ileri atıldı ve kızın omuzlarını tutup, onu sertçe sarstı. "Savunma lan o soysuz iti! Savunma!" demiş ve kızı yere fırlatmıştı. *** "Bu bir sabır ve emek hikayesidir."🌼 90'lar yılında Adıyaman'da geçen, tutkunu olacağınız bir hikaye. Kitapta 'yetişkin unsurlara' yer verilecektir. KURGUM TAMAMEN BANA AİTTİR. HERHANGİ BİR (Ç)ALMA VEYA KOPYALAMA DURUMUNDA GEREĞİ YAPILACAKTIR. Mavili Yazar 💙
Gecenin En Doğusu by Kalemimdenkitabim
Kalemimdenkitabim
  • WpView
    Reads 6,249,576
  • WpVote
    Votes 334,688
  • WpPart
    Parts 67
... "Soğuk, açlık, susuzluk, uykusuzluk, işkenceler.. Aklının alıp alamayacağı her şeyi göğüsleyebilirim. En karmaşık bombaları imha edebilir, en büyük savaşlardan tek bir sıyrık almadan çıkabilirim. Gözümü kırpmadan ölüme bile koşabilirim ama.." dedi ve susup derin bir nefes aldı. "Ama?" dedim hevesle gözlerine bakıp. Nefesini dudaklarıma verip alnını alnıma yasladı yeniden. Ve gözlerini kapattı. "Ama sensizlikle nasıl başa çıkılacağını bir türlü bulamıyorum." dedi ve sağ elimi tutup kalbinin üzerine koydu. Benimkinden farksız bir şekilde, sabırsızca çırpınıyordu güzel kalbi. "Sen olmadığında burada bir şeyler ters gidiyor. Nefes aldırmıyor. Herkesi tek bir emriyle dize getiren Fırtına, kalbine söz geçiremiyor. Çünkü.." dedi ve derin bir nefes daha aldı. Bu aldığı kaçıncı derin nefesti? Neden buna takılmıştım şu an? Hiç mi hiç sırası değildi.. "Çünkü içinde öyle bir kadın var ki.. Öyle masum, öyle güzel, öyle zeki ve.. Ve öyle benim.. Bazen çıldırtan, delirtip çileden çıkaran; boynunu sarıp sarmalayan atkısını, saçlarına değen beresini, yansımasını izleyen aynasını bile kıskandığım.. Öyle bir kadın ki; sevmemek mümkün değil. Öyle bir kadın ki; adını duyan herkese karanlık, bir bana aydınlık.." ... Not: Başlamadan önce Doğu'yu okumak mecburiyetinde değilsiniz. Gecenin En Doğusu'nu ondan bağımsız olarak da anlam kargaşası olmadan tamamlayabileceğiniz şekilde kurguladım. Ufak tefek noktaları da elimden geldiğince açıkladım. Sevgiler.
AH SENDE (TAMAMLANDI) by asosyalimbenn
asosyalimbenn
  • WpView
    Reads 5,594,629
  • WpVote
    Votes 228,959
  • WpPart
    Parts 113
Kor olmuş elem dağı bir semer misali sarmıştı bedenlerini... Kalp ağrıtıcı feryatlar dilleri zorluyor, bir türlü dökülmeyen vaveylalar boğaz yakıyordu. Suskunluk en sarsıcı tepkiydi. Ağzı bıçak açmıyor, kederli gözler asla kurumuyordu. Derdi veren Rab dermanını da veriyordu ya işte... Dinlemiyordu gönül. Defterin kara sayfası, ardındaki aydınlığı gölgeliyor, o an içinde boğulacakları kör kuyuları andırıyordu. Fakat her karanlığın bir sabahı vardı. Ve her sabah bambaşka bir yapraktı... Yirmi dört yaşında, yüz yaşında insanın hayatına sığdıramayacağı şeyler yaşamış Ahsen -Karahan- Miroğlu, feleğin en sert sillesini sol yanından yemişti. Yürek burkan hikâyesinin en can alıcı yeri silahından çıkan kurşundu. Gerçeğin aksine, kurşunu sol yanından yiyen Yavuz Arslan Miroğlu'nun çiçek açmamış toprakları buz tutmuş bahtına ve Çiyeşan soyuna inat tekrar tekrar yeşerecekti. Kuru topraklar sevdiğinin ellerinde can bulacak, yıllardır karanlığa gömülmüş mazi kendini aklayıp, pirüpak karşılarına dikilecekti. Bunca yıldır onlarca canı katleden kara yazgı gerçeğe kavuşacak ve hikaye baştan yazılacaktı. Yürek kırgındı, vicdan mahcup. Ruh perişandı, beden bitap. Diller lâl, gözler şair... Kaderin kanlı pençesinde kıvranıyordu iki can... Kirli geçmişin gölgesinde çırpınan iki kan... Ve ortak bir düşman... Belki de tek düşman. Yanlış bilinen doğrunun acı gerçeği... Hüda'nın keskin kılıcı ve aşk denilen bataklığın iki kölesi... Yürekli bir kadın, akıllı bir adamın hikâyesi... *** Kapak tasarımı @ayatutulansizofren 'e aittir. ~~Tüm hakları saklıdır, herhangi bir çalınma, izinsiz kopyalanma durumunda tarafımdan yasal işlem başlatılacaktır. ~~
DELİ MAVİ (Treló Ble) by NurdanKeles
NurdanKeles
  • WpView
    Reads 663,128
  • WpVote
    Votes 31,228
  • WpPart
    Parts 36
Denizin maviliğinden sıcak kalpli iki insanın hayatına uzanan deli bir aşk romanı... Bir varmış bir yokmuş berrak bir denizin içinde güzel bir deli maviyle, yemeklere fısıldayan havalı bir adam varmış ve bu hikâye denizin tam da ortasında başlamış. Ardı sıra kattığı bavuluyla birlikte yanına bolca aldığı çılgınlıklarıyla yeni hayatı için çıktı yola. Yaşadığı hayal kırıklıkları geriye bırakıp iş hayatı için Atina'ya gelen Sezgi kendini daha ilk günden maviliğin en derinliğinde buluverdi. Kendi hayatından çok başkaları için yaşadığını fark eden Konstantinos için artık hayatını bir savaş meydanından çekip kendi için yaşamayı seçti. Yunanistan'ın en iyi şeflerinden biriydi. En iyisi için daha fazla mücadele ederken mavinin en şanslı tonuna denk geldi. Bu iki insanın yolu tam da denizin ortasında kesişti. Yemek yapmayı çok seven adam, yemek yemeği çok seven kadının en büyük şansı olduğunu düşündü. Hayallerin yaşandığı, aşkların gözlerle konuşulduğu, yemeklerin bolca tüketildiği ve tenlerin sır tanımadan bolca birleştiği bu delilik için hazır olun.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,489,126
  • WpVote
    Votes 576,156
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Müptela | Tamamlandı by yericeryazar
yericeryazar
  • WpView
    Reads 6,842,355
  • WpVote
    Votes 327,412
  • WpPart
    Parts 99
Gökyüzünde özgürce uçan bir kuş ve o gökyüzüne ateş eden bir savaşçının hikayesi. Leyla özgür bir kuş, Ercüment vatanı için dağlara, taşlara gerekirse gökyüzüne ateş edecek bir savaşçcı. Özgür kuşlar bir kafese hapsolur mu? Savaşçılar silahlarını bırakıp teslim olur mu? Doktor Leyla ve Üsteğmen Ercüment'in bir soğuk kış gecesi hikayesi... 13.01.2022 #Doktor 1 14.01.2022 #Asker 1 17.01.2022 #Komutan 1 18.01.2022 #GenelKurgu 1 30.01.2022 #GençKurgu 1 01.02.2022 #Aksiyon 1 05.02.2022 #Mizah 1