yunusovanazl adlı kullanıcının Okuma Listesi
25 stories
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 318,520
  • WpVote
    Votes 3,650
  • WpPart
    Parts 5
İLK KİTABIN BÖLÜMLERİ DÜZENLENECEĞİ İÇİN KALDIRILMIŞTIR. Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 4,089,111
  • WpVote
    Votes 212,416
  • WpPart
    Parts 20
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
FIRTINA ZAMANI by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 3,390,456
  • WpVote
    Votes 180,727
  • WpPart
    Parts 43
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
ÖRÜMCEĞİN AĞIDI by Zeynepizem
Zeynepizem
  • WpView
    Reads 2,703,207
  • WpVote
    Votes 150,870
  • WpPart
    Parts 38
Martı Yayınları aracılığıyla kitap oldu! Dikkat: +18 sahneler barındırır. • Mafya • Anlaşmalı Evlilik • "Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun, küçük köstebek." Yutkundum. O, Eymir Valen'di. Aynı otelde, yan yana odalarda kalmıştık ve ben ona yakalanmıştım. Beni bir köstebek olarak görmesinin sebebi buydu çünkü hakkında bilgi toplamaya çalıştığımı sanıyordu. Oysa benim amacımın Eymir'le hiçbir ilgisi yoktu. "Peki ya sen, benim hakkımda ne biliyorsun?" "Bir köstebek olduğunu." Kendi söylediği cümleyi düzeltti. "Güzel bir köstebek." Dudaklarım iki yana kıvrıldı. Belki harekete geçip varlığını ifşa etmem gerekirdi ama ben genelde kuralları çiğnerdim. "Burada olmamalıydın." Dedim, net bir şekilde. Abimler onu fark ederse cesedini çıkartırlardı. "Burada olmasaydım yarattığım şaheseri görme imkanını nasıl bulacaktım?" Bence benden bahsetmiyordu, elbiseden bahsediyordu. "Şaheserini bana göndermek yerine evinde muhafaza da edebilirdin." "Seni evimde muhafaza etme fikrini sevdim." 🕸 Mafya▪︎Düşman Aileler▪︎Anlaşmalı Evlilik Yayım tarihi: 22.07.2025 🕷 Romantizm #1 (10.01.2026)
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 6,368,245
  • WpVote
    Votes 395,755
  • WpPart
    Parts 39
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 66,055,833
  • WpVote
    Votes 3,238,225
  • WpPart
    Parts 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 404,696
  • WpVote
    Votes 21,843
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,143,237
  • WpVote
    Votes 717,434
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 40,463,922
  • WpVote
    Votes 1,713,165
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,858,804
  • WpVote
    Votes 743,417
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.