Elaaaaaavb
- Reads 30,620
- Votes 1,702
- Parts 23
İki farklı dağ, iki ayrı aşiret...
Birinde yatağa mahkum bir adam: Mirza Altunhan.
Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı.
Aşiret töresinin gölgesinde, geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir evlilik... Gül, abisinin işlediği bir günahın bedelini bedenini vererek öder. Mirza ise yıllar önce geçirdiği bir kazanın ardından yatağa mahkûm, sesi susmuş, yürüyemez bir adamdır artık. Ama gözleri konuşur. Gözleri, Gül'e dokunur.
İntikamla başlayıp, şefkatle büyüyen bir beraberlik.
Suskun bir aşkın gözlerle yazılan hikâyesine dönüşür.
Gül başta yalnızca merhametle yaklaşır Mirza'ya. Fakat zamanla kalbi, onun bakışlarındaki kırılmışlığı, içindeki çığlığı ve unutturulmaya çalışılan umudu duyar. Şefkatiyle kanatlanan bu aşk, yalnızca iki yüreği değil, iki aşireti de yeniden şekillendirecektir.
Ama Altunhan konağında fırtınalar eksik olmaz:
Hırs dolu bir üvey anne...
Karanlık emelleri olan bir üvey kardeş...
Ve her şeyin üstünü örten töre duvarları...
"Bir insan ne zaman gerçekten sağ kalırdı?
Bedenen iyileştiğinde mi, yoksa kalbine dokunulduğunda mı?"
"Altunhan ile Karahanlı'nın kalemle değil, kalple yazılmış hikâyesi..."
Aşkın susarak bile haykırıldığı bu roman, yüreklerin en derin yerine dokunacak.
---