🤎
157 stories
KAYBOLMUŞ RUHLAR SARAYI (Tamamlandı) by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 903,837
  • WpVote
    Votes 58,736
  • WpPart
    Parts 52
"Savaşın ortasında doğan kaç çocuğun seçim şansı vardır ki?" İki düşman aile, iki düşman ülke: Zirakov ve Senteria. Ve şimdi, savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin kraliçesi İrina bu savaşın kazananı olmak için büyük bir risk alarak kızı Kitana'yı düşman topraklarına, Senteria'ya gönderir. Kitana, Senteria'ya giderken krallığın kökünü kazıyacağına dair kendisine söz vermiştir. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana'yı veliaht olarak görülen oğlu Vincent'le evlendirmeye karar verince Zirakov Prensesinin planları altüst olur. Ve böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur.
AKÇA by aynrdq
aynrdq
  • WpView
    Reads 796,443
  • WpVote
    Votes 25,907
  • WpPart
    Parts 44
Akça, dünyaya olan güvenini çoktan yitirmiş bir kız. Kartal ise geçmişin gölgesinde ruhu kabuk bağlamış bir adamdı. İkisinin yolu bir yolun ortasında kesişti; o yol, onların başlangıcı oldu. ​••• ​"Bir daha yüksek sesle konuşmak yok, tamam mı?" Sesinde, normalde ona hiç ait olmayan yumuşak bir tını vardı. Yutkunmamak için kendimi zor tuttum. ​"Niye ki?" demeden edemedim. Merak ediyordum; benim ondaki yerim neresiydi? ​"Sesinin kısılmasını istemiyorum Akça." ​"Niye?" dedim tekrardan. Sinirlenmesini bekledim ama o, soruma sakince cevap verdi. ​"Senin sesini duymam gerekiyor." ​"Niye?" ​Sabır diler gibi başını iki yana salladı. Yüzünü yüzüme yaklaştırıp gamzelerini göstererek gülümsedi. ​"Çünkü sesin bana huzur veriyor." ​
YEDİNCİ OĞUL (kitap oldu) by MRVAKYZ7
MRVAKYZ7
  • WpView
    Reads 555,666
  • WpVote
    Votes 20,707
  • WpPart
    Parts 56
Revize edilip KİTAP OLDU... NOT: Kitapta artı on sekiz unsurlar mevcuttur. Gece ve ayın birbirlerine ait olduklarını düşünürdüm. Ta ki gecenin amacının ayı yutmak olduğunu fark edene dek! Kim derdi ki gece aslında ona ışık veren aya düşman! Birimiz karanlığın diğerimiz de aydınlığın varisiydik. Onun görevinin beni yok etmek olduğunu öğrenene kadar hayatımı çoktan ellerine teslim etmiştim, asıl amacını öğrendiğimdeyse, artık sadece hayatım değil ruhum da onun ellerinin arasındaydı. Ben bir arafta değildim. Araf demek cenneti de bir ihtimal kılmak demekti çünkü. Ben cehennemdeydim ve cehennemin en görkemli gardiyanı ile bir kumar oynuyorduk ve ikimizde biliyorduk! İkimizden birinin bu oyunu kazanması imkansız! Öyleyse bahisler açılsın, kalpler ortaya silahlar hemen yanına konulsun... Şimdi şeytanlarla dans zamanı...
CANHIRAŞ GÜL +18 by ZaraHaznedar
ZaraHaznedar
  • WpView
    Reads 235,561
  • WpVote
    Votes 9,501
  • WpPart
    Parts 24
"Her zerreni istiyorum,"dedi, bedenime yürüyerek. "Seni,bana katmak istiyorum." "Kat,"dedim, cesurca. Onu istiyordum,hep olduğu gibi. Hep olacağı gibi. Onu her yerde istiyordum ve o benim her yerimdeydi. Aklımda, kalbimde... O,bendi. Düşündüğüm aksine arkama geçen beden ve hemen ardından bedenimde hissettiğim istek üzerine derince yutkundum. Kalçamın biraz üstünde bana baskı yapan ereksiyonu üzerine gözlerimi yumdum, dayanamadım. Söz konusu o olunca iradesiz biri oluyordum. "Gözlerini aç ve tam karşındaki aynaya bak,"dedi, nefesini kulağımın arkasına üflediği sırada. Kolumdan tutup olduğum yeri değiştirdi,bununla birlikte gözlerimi aralamak zorunda hissettim. Küçük bedenimin arkasında onun iri bedeni, yıkılmaz bir dağ gibiydi ve ben,o yıkılmaz dağa sırtımı yaslamıştım. Ona güvenmiştim,hep olacağı gibi. Siyah saçlarım,iki yana düşmüş az da olsa çıplaklığımı gizlemeye yetmişti. Askıları olmayan beyaz iç çamaşırım, sadeydi lakin bedenimde farklı duruyordu. Galiba... Seksi. "Bu gece aklını alacağım,"dedi, kulağıma doğru ama gözleri aynada benim gözlerime tutunmuştu. (Yetişkin içerik ve argo kelimelere yer verilmiştir!🥀)
DİLDÂR (TAMAMLANDI) by ruhunukarartanneydi
ruhunukarartanneydi
  • WpView
    Reads 630,106
  • WpVote
    Votes 37,071
  • WpPart
    Parts 28
"Kim çekti fotoğrafımı?" -- Dildâr:Birinin gönlünü almış, çalmış sevgili anlamına gelen farsça sözcük.
ADAYA DÜŞEN KIZ by yaarennk
yaarennk
  • WpView
    Reads 2,742,523
  • WpVote
    Votes 141,400
  • WpPart
    Parts 63
"Ne demek gemi batıyor?" diye çemkirdi genç kız geminin kaptanına karşı. Bu kadar mı basitti bir geminin batması? Bu ahmak adam utanmadan karşısına geçip nasıl böyle bir şey söyleyebilirdi? Genç kız kısa bir süre kaptanın yüzüne haince baktıktan sonra cevap alamamanın verdiği sinirle suratını buruşturup etrafına baktı. Fenalaşan tonton yanaklı teyzeler ellerini kendilerine sallayarak yelpaze görevi görüyordular. Oysaki ortamda şiddetli derecede bir rüzgâr havası hakimdi. Genç kız titreyen ellerini durdurmaya çalışırken birkaç insanın telaş içerisinde turuncu can yeleğini üstlerine geçirip suya atladığını gördü. Burada böylece durmamalıydı. O da bir şey yapmalıydı. Geminin ucuna kadar gelip baktığında denize atlayan insanların kıyıya doğru yüzmeye çalıştıklarını gördü. Nerden geldiğini bilmediği bir cesaretle oturakların üstüne çıktı ve boynundan çapraz gelerek asılan çantayı sıkı sıkı tutarak aşağı atlamak için hamle yaptı. Arkadan gelen "Kızım can yeleği" seslerini dinlemek için artık çok geçti. Denizin dibinde en derinlere doğru çekilirken tek sevindiği şey arkasında onun için üzülecek birilerini bırakmamış olmasıydı. Sessiz çığlıklarının da artık hiçbir şeye faydası olmadığını anladığında yavaşça gözlerini kapatıp hırçın dalgalara teslim oldu. Gözlerini sonsuza dek yumduğunu hissederek. ~ Kitap için instagram hesabı : @adayadusenkizkitap ~ 23.09.2018 tarihinde başlamıştır.
Pencere Önü Saksıları by artemisingeyigi
artemisingeyigi
  • WpView
    Reads 568,731
  • WpVote
    Votes 20,278
  • WpPart
    Parts 31
*TAMAMLANMIŞTIR* ~"Ben 'ağabey' olarak dayatılan çocukluk aşkımla nasıl birlikte olunur bilmiyorum."~ ... Pencerenin önünde ufacık bir saksıda büyümesine rağmen bütün ihtişamı ile açan rengarenk bir çiçektim ben. Bana dayatılan bir hayatı yaşama konusundaki direncim gün geçtikçe kırılmış kendimi, aşık olduğum ağabeyimin kollarında bulmuştum. Babam yüzünden. Kim bilir belki de "sayesinde". Yıllar sonra öğrendiğim gerçekler tüm acımı taze tutmama neden olurken mutluluğumuza göz diken herkesi bertaraf edecek güçte olduğumu asla unutmadım. Ne aşkımdan vazgeçtim ne de mahallemden. Ne Selim'den vazgeçtim ne de onu bana getiren bu arnavut kaldırımlarından, dar sokaklardan, ahşap kapılardan, pencere önü saksılarından... *Bu isimle yayınlanan ilk kitaptır. ⚠ Hikayemde eksikler ve hatalar olduğunun farkındayım. En kısa sürede düzenlemeye alacağım. Hatalarımı mazur gördüğünüz/göreceğiniz için teşekkürler. ❤♀
Ruh-u Revan | GÜL GÜZELİ | by rumeysismiel
rumeysismiel
  • WpView
    Reads 163,920
  • WpVote
    Votes 7,626
  • WpPart
    Parts 33
| Acılarını , kalbine sevdasıyla birlikte gömmeye çalışan kızla , sevdasına sahip çıkan bir adamın hikayesi. | | MAHALLE HİKAYESİ | Mahalledeki tüm gözler bizim üstümüzdeydi. Karşımdaki bir çift kara göz ise benim her bir hücremi arşınlamak istercesine gözlerini hiç ayırmadan gözlerimin içine bakıyordu. Aramızdaki soğuk mesafeyi biraz daha azalttı. Ve bir adım daha attı. Elleri, ellerime uzandı... Ellerimi büyük avucunun içerisine adeta hapsetmişti. Kafasını avucuna doğru yatırarak ellerimi kokladı. Kafasını kaldırmadan konuşmaya başladı. "Tüm dünya..." dedi. Sesi titriyordu. Kopup giden bir şeyler barındıran sesini tekrardan duydum. "Tüm dünya karşıma gelse, yine de vazgeçmem senden. Yaralarının tek melhemi benim koynum. Ağlayacağın tek omuz benim omzum. Ve öpeceğin tek dudak benim dudaklarım olacak Berin." Yayımlanma tarihi: 09. 05.2020
Doğunun Aşık Kadını - Ruh-i Revanım - by eyuhikayeleri
eyuhikayeleri
  • WpView
    Reads 347,931
  • WpVote
    Votes 18,902
  • WpPart
    Parts 52
Hayat #1 - 23.10.2020 - Son zamanlarda yakışıklı yüzü hep kederliydi, derin maviliklerine hüzün çökmüştü, yorgundu, düşünceliydi. Eskiden böyle değildi. Gözleri çakmak çakmak olurdu, alev alev bakardı, baktı mı içime kor düşürür yüreğimi yakardı. Aramızdaki o gizli saklı duygular yalnızca benim değil onun da içini yakardı, bilirdim. Geçmişi düşünmek yalnızca daha fazla acı veriyordu. Olan olmuş, o gitmiş ve Ferzan'la evlendirilmiştim. Mutsuz ve umutsuz beş yıl geçirmiştim dört duvar arasında, zorla evlendirildiğim adamdan güzeller güzeli bir meleğim olmuştu. Önce hiç beklemediğim anda zevce sonra da ana olmuştum. Ölmemiştim ama yaşamıyordum da... Hâlâ da öyleydim. Yaşamak neydi, ne demekti unutmuştum. Nefes almaktan ibaret miydi yaşamak yoksa daha ötesi hayallerini yaşamak mıydı? Nefes alıyorum, hareket ediyorum diye yaşıyor mu sayılıyordum şu dünyada? Önceden, bir on yıl önce hayallerim vardı. Okuyacaktım, Urfa'dan çıkacaktım, önce tüm ülkeyi sonra da tüm dünyayı gezecektim, beyaz atlı prensime kavuşacaktım, mutlu olacaktım, kendim için yaşayacaktım. Daha yirmi üç yaşındaydım ama seksen yaşındaki ruhum bunların hiçbirini yapabilecek güçte değildi. Bir an hepsi gözüme imkânsız gibi gözüktü. Şimdi tek istediğim kızımla beraber hayatta kalmaktı. *** "Özür dilerim, kanatlarını kırmalarına müsaade ettiğim için... Özür dilerim gülen yüzünü soldurduğum, çocukluğunu çaldığım için, hayallerini söndürdüğüm, kalbini kırdığım için... Özür dilerim bana olan sevgini göremeyecek kadar öfkeden gözüm kör olduğu için, seni koruyamadığım için, aptallığım ve gafletim için..." Başparmaklarıyla yüzümü okşarken gözlerimi kapadım. Bana dokunuşu tüy gibi hafif, ürkekti. İçim ürperdi. Kanatları altında bir anlık da olsa içimdeki fırtına buhar olup uçtu.
MÜHÜR  |Eylül Serisi-1| +18 by afrayazgul
afrayazgul
  • WpView
    Reads 7,036
  • WpVote
    Votes 225
  • WpPart
    Parts 5
| Beni kendine mühürle! | "Elbisenin iplerini indir." Keskin siyahların verdiği direktif ile gâyri ihtiyâri sağ elim sol omzumun üstündeki ipe yöneldi. Omzumdan aşağı süzülen ip, sol göğüsümü ortaya çıkarmıştı. "Sağ tarafı da indir." İkinci bir emri bekliyormuşçasına itaat ettim. Sol elim sağ omzuma ilerledi ve ip kollarıma düştü. Şimdi karşısında iki göğsüm açık bekliyordum. Bakışları sol göğüsüme değdi önce, ardından adımlarını atmaya başladı. Attığı her adım sol yanımda sarsıntılara yer verirken kuruyan dudaklarımı dilimle ıslattım. Gözlerim tekrar onunla buluştuğunda gözlerindeki lavların etkisi bedenimde ilkel bir isteği harladı. "Dudaklarını tekrar ıslat." İlâhi bir tonda söylediği sözcükler, kulağımdan beynime doğru sinyaller vermeye başladı. "Yanacaksın..." Tekrardan dudaklarımı ıslattım ve ellerim dağınık topuz yaptığım saçlarıma yöneldi. Nedense saçlarımı salmak istemiştim. "Kokun..."dedi ve devam etti. "Aklımı yitirecek kadar baş döndürücü..." Artık yanı başımdaydı. Solumun sesini duyan bir tek ben değildim. "Dudakların, sussuz kalmış bir bedevinin yeniden can bulacağı bir ırmak..." İşittiklerim kalbimi tekletiyordu. "Kar beyazı olan tenin, saatlerce öpülüp morartılacak kadar iştah açıcı..." Avuç içlerim terliyordu. Nefesi nefesimdeydi. Kokusu genzimi delip geçiyordu. Arzu gözlerimi kamaştırıyordu. Kapanan irislerim kendini artık kontrol edemiyordu. Ve ben istinatımın son kırıntısını Reha Tekinoğlu'na kurban etmiştim. Bu adam gülümsedi. Ve beni kendine mühürledi. 🍷 Başlangıç Tarihi: 1 Eylül 2020 Bitiş Tarihi: &