We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Mənimkilər🙃
15 stories
Kül/Gerçek Ailem by kaptanzey_
kaptanzey_
  • WpView
    Reads 1,625,280
  • WpVote
    Votes 104,275
  • WpPart
    Parts 57
Saye PUS yıllar sonra ailesiyle tanışır. Kimliğine bile yeni kavuşmuş genç kız aile kavramına alışabilecek mi? *Abi konulu kitap*
Gökkuşağının Kayıp Rengi (Asker Konulu) by kaptanzey_
kaptanzey_
  • WpView
    Reads 939,172
  • WpVote
    Votes 60,492
  • WpPart
    Parts 57
*Asker Kurgusu* Güneş Milan Aksu, annesinin günlüğünü okuyarak babası hakkında herhangi bir bilgiye ulaşarak onu bulmak ister. Fakat günlüğü okurken babasının bordo bereli bir asker olduğunu üstüne bir de bir abisi olduğunu öğrenir. O da babasını bulabilmek için babası gibi bordo bereli olur.
Okyanus'un Kül'ü by Canss_lily
Canss_lily
  • WpView
    Reads 789,179
  • WpVote
    Votes 47,333
  • WpPart
    Parts 69
Gerçek Ailem / Askeri (Kadın Asker) Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya... Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus'tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum? Okyanus'un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi? Okyanus'ta boğulacak mıdır? Yangın'da Kül'e mi dönüşecektir? Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır? Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi? Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus'un bilinmeyen geçmişi... Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı... Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus'un Kül'ü müydü? "Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!" "Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!"
EKE (Tamamlandı) by bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Reads 546,809
  • WpVote
    Votes 33,974
  • WpPart
    Parts 36
Eke: büyük, olgun, abi, akıllı Düşmanlığın en koyu lekeleriydiler Yiğit ve Güneş. Ailelerinin başlattığı düşmanlığı ileri götürmekten çekinmeyecek kadar nefret ediyorlardı birbirlerinden. Sürekli birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalıştılar yılmadan, bıkmadan. Güneş, Yiğit'in nişanlısı Ahu'nun aklını bulandırıp türlü türlü oyunlar oynayıp adamı aldatmasını sağladı. Yiğit'in aldatılma görüntülerini ise adamın doğum gününde, herkesin önünde izletti. Güzel bir doğum günü hediyesi vermişti ona. Bunun altında kalmak istemeyen Yiğit ise intikamını en acı şekilde alacaktı. Güneş'in erken menopoza gireceğini öğrenen Yiğit tüm planını bunun üzerine kurdu. Anne olmak isteyen ve kısıtlı zamanı olan kadının elindeki tek şansını da alıp onu ömür boyu annelik duygusundan mahrum bırakacaktı. Tüm planını bunun üzerine kurmuştu. Planının ilk adımı ise kadını kendine muhtaç etmek olacaktı.
MİSİLLEME by saniyesolak
saniyesolak
  • WpView
    Reads 38,357
  • WpVote
    Votes 3,954
  • WpPart
    Parts 28
Geçmişinden sıyrılamayanlar bir kafesin içinde yaşamaya mahkûmdur. Önemli olan o kafesi nasıl şekillendirdiğindir. Benimkinin parmaklıklarının her bir köşesine intikam yeminim kazınmıştı. Dün bir küçük kız çocuğuydum, bugün Yazgı Deha Yaman. Dün ölüydüm, bugün azrail... Dün katildim, bugün yine katilim... Dün kendim için öldürüyordum, bugün 'onun' için... O... Hayatı bana emanet edilen adam.. O... Canım pahasına canını korumak için çabalarken canım olan adam... ~~~~~ "Seninle öyle bir denize dalar mıyım sanıyorsun?" diye sordum çattığım kaşlarımla. Burnundan sert bir soluk dökülürken "Başkasıyla daldığın için mi?" diye sordu. Gözlerinde şimdi alev alev bir yangın başlamıştı. "Sana beyaz gül verecek kadar aptal olan orospu çocuğu her kimse artık!" "Hayır Altuğlu..." dedim gözlerinin içine baka baka. "Senden nefret ettiğim için." "Onu geç." dedi Aras sözlerimden zerre etkilenmeden. Kanla kaplı yüzüne rağmen dudaklarının kenarında o kıvrım varlığını koruyordu. "O kısmı geçeli çok oldu biz. Benden nefret etmiyorsun, artık değil." "Sen öyle san!" "Bu bir sanrı değil Malen'kaya Devochka... Gözlerin seni ele veriyor. Artık benden nefret etmiyorsun." Bunu sanki gurur duyduğu bir şeymiş gibi söylemişti. Elimi yeniden çekmeye çalıştığımda yine bana izin vermedi. Aksine daha sıkı tutarken bakışları elime düştü ve eklemlerimin üzerini gördü. "Elin..." dedi fısıldar gibi. "Canını yakmışsın..." Sonra hiç beklemediğim bir şey yaptı ve kanlı dudaklarını kanlı elimin üstüne bastırdı. Ağzım açık kalırken "Bana zarar vermeye çalışırken..." diye fısıldadı tenime doğru. "Kendini incitme. Öfke sana çok yakışıyor ama sen gülünce güller açıyor Belaya Roza..."
Mavzer Çığlığı (Kitap Oldu) by mammamia132
mammamia132
  • WpView
    Reads 5,524,171
  • WpVote
    Votes 229,189
  • WpPart
    Parts 53
+18 cinsellik ve şiddet içerir! • Bir avcı ve av hikayesi değil.. Bir avcının, av olmak pahasına başka bir avcıyı avlamasının hikayesi. Bir adamın ellerine düşen bir kadın... O adamın ellerine düşmek için her şeyi yapan bir kadın... Takıntı mı aşk mı? Turuncudan nefret eden bir kadının gökkuşağının ikinci katmanına hapsolma hikâyesi... Turuncudan nefret eden bir kadını, gökkuşağının ikinci katmanına hapseden bir adamın hikayesi... Kadın o katmana girebilmek için ölümü bile göze almıştı. • Gerçek kişi ve kurumlarla alakâsı yoktur. Tamamiyle hâyâl ürünüdür! Yetişkin okurlara uygun, psikolojik öğeler barındıran, romantik bir kurgudur.
SUNGURUN PENÇE İZİ by RukiyeAslan990
RukiyeAslan990
  • WpView
    Reads 1,064,125
  • WpVote
    Votes 59,560
  • WpPart
    Parts 37
BU BİR ASKER KURGUSUDUR. "Sen nasıl özel kuvvetsin ya? Mayına bastım diyorum. Kasaturayla falan imha etsene yüzbaşı!" Bir yandan da hönkürerek ağlıyordum. "Kal böyle de aklın başına gelsin. Belki akıllanırsın ağlayan bela." Ağlarken küfrettim."Senin gelmişini geçmişini..." Beni durdurup sırıttı. "Sana yardım edecek yegâne kişi benken küfür mü edeceksin?" Telaşla bağırdım. "KÜFÜR YOK! VALLAHİ BİLLAHİ TİLLAHİ YOK!" "Tamam sus artık kızım ya! Yardım edeceğim." Bu sefer de sevinçten ağladım. "Şimdi ne yapacağız komutan. Sen benim yerime bassana şuna ben yoruldum." Yere bakmadan parmağımla işaret etmiştim mayını. Hayretler içerisinde bana baktı. "Yok yok ben gidiyorum. Dünya için bu iyiliği yapmam gerekiyor." "Ölüme mi terkedeceksin beni?" "Tek seferde anlamana sevindim." Arkasını dönüp gidecekken durup hala zırlayan bana baktı. "Neyse sana ufak bir kıyak yapayım. Sakın ayağını oynatma. Yoksa uf olursun. Hadi rastgele." Yürümeye başlamasıyla ağlayarak tek bir cümle çıktı dudaklarımdan. "ANNEMİ İSTİYORUM BEN!" *. *. *. Yüzbaşı Cihangir Demiralp. Pilot Teğmen Devrim Işık Uluöz.
Aşk'a Uçan Kanatlar by virusbyunee
virusbyunee
  • WpView
    Reads 3,902,922
  • WpVote
    Votes 114,702
  • WpPart
    Parts 40
[Bir ömür uçsam ufkun ötesine, Bazen yalnız bazen birlikte] *Olamayan Hayalin Karekteri bu kitap senin için. "Aynı yeryüzünde değil,aynı gökyüzündeyiz!" Kitap kapak tasarımı @mrsphant0m'a aittir.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,981,859
  • WpVote
    Votes 196,775
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,797,760
  • WpVote
    Votes 741,273
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.