acemiyazar_44
- Reads 380
- Votes 77
- Parts 13
[BxB]
"İki yıldır aralıksız çalışan bir kurumsal köle için dünyanın sonu, aslında hayatın başlangıcı olabilir miydi?"
İki yıldır bitmeyen mesailer, ruh emen evrak işleri ve geleceğini çalan kurumsal bir cehennem... Çağatay için hayat, her sabah çalan o amansız iş alarmından ibaretti. Eski bir ragbi oyuncusunun o deli dolu, özgür ruhu çoktan sistemin çarkları arasında ezilip gitmişti.
Gelecek kaygısı ve toplum baskısı yüzünden hayatını erteleyen Çağatay için en büyük kabus, her sabah çalan o amansız iş alarmıdır.
Ta ki o sabaha kadar...
Dünya kelimenin tam anlamıyla çığrından çıkıp sokaklar zombilerle dolduğunda, herkes dehşet içinde kaçacak yer ararken Çağatay yumruklarını gökyüzüne kaldırdı.
Çünkü onun için bu bir son değil, iki yıl sonra gelen ilk izin günüydü.
"Yani... Artık işe gitmek zorunda değil miyim?"
"YAŞASIN!"
Kurumsal cehennemin bitişini "hayatının en güzel günü" ilan eden Çağatay, dünyanın sonu gelmeden önce yapamadığı her şeyi yapmaya kararlıdır.
Hemen masanın başına geçer ve o çılgın listeyi hazırlar: "Zombi Olmadan Önce Yapılacak 100 Şey."
Listenin en başında ise, yakasına yapışıp büyük bir kavga ettiği lise arkadaşı Yalaz yer almaktadır.
Yalaz'ı bulmak, ondan özür dilemek ve yıllardır toplum algısı yüzünden kalbine gömdüğü o büyük aşkı itiraf etmek...
Dünya yıkılırken, kurumsal prangalarından ve toplumsal maskelerinden kurtulan iki gencin; zombiler, havai fişekler, çılgın kararlar ve her saniyesi aşkla örülü hayatta kalma mücadelesi başlıyor.
Çünkü bazen kendiniz olabilmeniz için, bütün dünyanın yıkılması gerekir.
Not: Eşcinsel kurgudur, ona göre okuyunuz.