Bergamotlu çayım
4 stories
PAZİN (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 1,078,863
  • WpVote
    Votes 20,430
  • WpPart
    Parts 8
Bir gün hasta haliyle villalarında çıkan çatışmayla birlikte kaçmaya çalışırken yıllardır peşlerinde olan mafya lideri Karan Kızıltuğ ile göz göze gelir. Ölü gösterilen kızı ve ailesini öldürmek için arayan bu mafya lideri, hem kızın ailesini bulmak için kızı kaçıracak hem de geçmişinin acı dolu intikamını almak için kızı türlü oyunlarla yanında tutarak onu da pisliğine alet edecektir... *** "Nefretten aşk doğamaz demiştin." dedim tüm uzuvlarım acıyla sızlarken. "Haklıydın. Biz nerede başlarsak orada biteriz. Nefretin benim sonum olmasına izin vermeden ben kendi sonumu yazıyorum." "Yapma Savcı." dedi ben silahla ateş etmeden hemen önce. "İnsanlar yanılır ama ben yanılmaz demiştim ya sana, ilk defa haklı çıktın. Yanıldım. Nefret aşka dönüşürse şayet, o adamı kimse tutamaz. Aşk gerçekten her şeyi yenebilecek olan tek duyguymuş çünkü." "Duygulara yeri olmayan sen mi söylüyorsun bunu? Aşk nedir bilmiyorsun bile!" "Evet!" dedi bağırarak. "Aşk nedir bilmiyorum, tek bildiğim senin yanında kendimi kaybettiğim. Kalbimin hızlanmasını sağlayan, tek bir gülüşünle bana tüm dünyayı yaktırabilecek güce sahip olan tek kadın sensen ve buna aşk denmiyorsa ben hastayım Savcı. Ben yenildim." Bu cümlenin devamını duymaya hazır değildim. "Ben senin yenilmeni beklerken, ben sana yenildi-" Başımı ağır ağır sallarken cümlenin devam etmesine izin vermeyerek, acımadan iki el silah sesinin duyulmasını sağladım. Bedenim yere kapaklandı.
KUZGUNİ ATEŞ (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 848,180
  • WpVote
    Votes 14,278
  • WpPart
    Parts 7
"Numaramı nereden buldun?" Adam dudaklarını sinirden kemiriyordu. "Sen." dedi nefretle. "Sen karşına çok yanlış bir kişiyi aldın. Eninde sonunda yakalanacağını biliyorsun değil mi?" Kadın ses değiştirici cihazın ardından gülümseyerek konuştu. "Beni yakalayacağın gün ben değil sen öleceksin. Bunu göze alabilecek kadar cesaretli değilsin." Adam olumsuzca başını iki yöne doğru salladı. "Bilir misin?" dedi nefretle. "Kızlar annelerinin, erkekler ise babalarının kaderini yaşar. Ben nasıl babamın kaderini yaşıyorsam sen de annenin kaderini yaşamak zorundasın." "O zaman tecavüze uğramam gerek öyle mi Zifir?" dedi. Bu cümle o gece için adama dokunan ilk şeydi. "Yıllardır sana empoze edilen zırvalıklar, yarım yamalak anlatılan olaylar ve kinin, sonunu getirecek. Bir gün elindeki her şeyi kaybedince ne yapacaksın peki?" Derin bir sessizlik oluştu. Kadın devam etti konuşmasına. "Şimdi bana elimdeki her şeyin ne olduğunu bilmiyorsun diyeceksin kesin. Sen demeden ben dile getireyim. Güneş'i, aşık olduğun kadını ellerin arasından kaybedince mutlu olacak mısın? Seçim senin, yolun sonunda ya onunla kaybedeceksin ya da onsuz." Sorulan sorunun cevabını duymaktan ilk defa korkmuştu genç adam. Çünkü cevabından emin olamıyordu. Kendi gözlerinde gördüğü o acı dolu nefretin ardından hiçbir şeyden emin olamıyordu. Zifir gerginlik içerisinde kapanan telefona bakakaldı. "Artık eminim. Ya bir hain bizimle çok yakın olduğu halde, taklitçiye laf taşıyor Kuzgun." dedi zehir gibi bir ses tonuyla. "Ya da..." işte bu cümle genç adam için çok ağırdı. "Taklitçi zaten en başından beri aramızda." Kuzgun elindeki telefonu şaşkınlıktan yere düşürürken herkes geç fark ettiği bu durum karşısında ilk defa çok kötü hissetti. "Umalım da ihanet eden birisi var olsun ve o aşık olduğum kadın olmasın. Yoksa... Ne Güneş kalır geriye ne de ben."
İS KOKUSU (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 890
  • WpVote
    Votes 55
  • WpPart
    Parts 1
15 yaşında babasının iş kimliği yüzünden Amerika'dan Kanada'ya taşınmak zorunda kalan evin en küçük kızı Liya, yıllardır saklanmasının ardından yeni başlayacağı üniversite hayatında okulun zengin kötü çocuğu olarak bilinen adamın başına bela olur. Geçen yılların ardından üniversitenin son senesi olan yıl, doğum günü gecesiyle birlikte geçmişin tozlu rafları arasına gömülmüş olan bu kız, babası yüzünden aldığı baskı sonucu okulun korkulan ve ülkenin zengin aristokratlarından olan Damien Andre Belinsky'i kalbinden vurmak zorunda kalarak öldürdüğünü sanar. 3 ay boyunca kendisini gizlemeyi başaran Liya, üniversitesini dondurmuş ve hobi olarak direk dansı yaptığı bir gece mekan karşısında duran adamın kim olduğunu fark etmeyerek dans etmeye başlaması üzerine, gecenin sonunda mutlu bir şekilde evine gitmek için çıktığı mekanın karşısında gördüğü tanıdık adamla hayatı tekrardan mahvolur... Ailesinin en büyük düşmanının oğlu karşısında onu bekliyordur. Gözlerinde yer alan intikam ateşi ve öfke ikisini yakacak şiddettedir ve Liya için hayat o geceden sonra sıfırdan başlayarak sarpa sarar. "Seni tekrar vuramayacağımı sanıyorsan yanılıyorsun, bu sefer seni yaşatmam öldürürüm. Ülkenin sayılı zenginlikte olmanız, ününüz ve her yere uzanan gücünüz umurumda olmaz. Karşıma çıkmaman gerekirdi!" "Gücümü henüz üzerinde hiç kullanmadım ve sanmıyorum, eminim. Beni öldürmen için bu gece karşındayım zaten. Bu gece yarım kalan bu işi yapacaksın, şayet yapamazsan seni dondurduğun o liseye geri sürükleyecek ve zevkle ben öldüreceğim küçük kız. Önce psikolojik bir şekilde ve sonra da her gün kucağımda kendinden geçerek becererek öldüreceğim. Her geçen gün bana muhtaç olacaksın. Seçim senin, ya beni şimdi öldürürsün ya da sonsuza dek bana mahkum olur ben bizi her gün öldürürüm."