Yeri çok ayrı🤍
92 stories
Hayır Knight Bey!  by hazzadogru
hazzadogru
  • WpView
    Reads 1,361,371
  • WpVote
    Votes 19,170
  • WpPart
    Parts 34
⚠️ UYARI: Bu kitap yetişkin okurlar içindir. Yoğun +18 sahneler ve şiddet unsurları içerir. Üç ay bir insanı sadece uzaktan bakarak tanımak için çok mu kısaydı? Gülüşünü görmüştü, öfkesini, oburluğunu, kız arkadaşlarının yanındaki asilliğini, sevmediği birine bakarken kalkan sol kaşını, yalandan güldüğünde nasıl da çene kaslarını sıktığını, gözyaşlarını görmüştü. Evinin kapısının önünde hüngür hüngür ağladığını.. Sonra yanına gelen bir köpeğin başını okşayarak ona çantasındaki pet şişeden su içirmeye çalışırken kahkahalara boğulup da köpeği marketten aldığı sosisle ödüllendirdiğini.. Perşembe günleri modunun düşük olduğunu görmüştü, cuma günleri mutluluktan uçtuğunu, pazar günleri ise gün boyu neşeyle cıvıldadıktan sonra evine dönerken muhtemelen ertesi gün iş başı diye tüm cıvıltısının bir enkaz altında kalıp da huysuz bir kadına dönüştüğünü.. Giyim tarzındaki değişimleri, at kuyruğunun yüzünün muhteşem hatlarını ortaya çıkardığında çenesiyle boynunun birleştiği noktadaki minik siyah beni.. Deva'nın her stres olduğunda eliyle o beni yokladığını görmüştü... Tüm bunlar yetmez miydi?
Son Bir Görev by hazzadogru
hazzadogru
  • WpView
    Reads 89,030
  • WpVote
    Votes 2,112
  • WpPart
    Parts 12
Görev: Sığınak kitabının devam kitabıdır.
Milyon Dolarlık Bebek by hazzadogru
hazzadogru
  • WpView
    Reads 3,130,180
  • WpVote
    Votes 100,580
  • WpPart
    Parts 58
Her şey o gazete haberiyle başlamıştı: Milyon Dolarlık Bebek sahibi olmak ister misiniz?
Steal or Kiss (Kitap Oldu) by sanemsozel
sanemsozel
  • WpView
    Reads 658,717
  • WpVote
    Votes 17,110
  • WpPart
    Parts 20
*Bu kitap Martı Yayınları aracılığıyla basılmıştır.* 🕷️ Kainat Kızılkaya, ruhu hasta bir babanın elleriyle büyüttüğü bir çocuktu. Ve şimdi, o babanın kendi elleriyle yarattığı en büyük düşmanı. Kainat'ın içinde yıllardır büyüyen güç hırsı, onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Bu yolun ilk durağı ise yeraltı dünyasının en tehlikeli örgütlerinden biridir. Örgüte girebilmek için tamamlaması gereken tek bir görev vardır: bir sevkiyat. Ve Kainat, her zaman olduğu gibi kestirme yolu seçer. Plan yapmaz. Manipüle eder. Yalan söylerken gözünü bile kırpmaz. Ama bu defa işler düşündüğü kadar kolay ilerlemeyecektir. Çünkü karşısına Yaman Haris Batıkan çıkar. Kainat, onun ilgisini, zaaflarını ve çevresini kendi lehine kullanarak işi bitirmeyi planlar. Fakat her manipülasyonun bir bedeli vardır. Ve bazen, kimin oyunu başlattığı değil, kimin daha iyi oynadığı belirleyici olur. "Sadece sen Haris'le tanışmaya fazla heveslendin, Kainat."
Panduf  by birgizemligizem
birgizemligizem
  • WpView
    Reads 2,096,077
  • WpVote
    Votes 108,591
  • WpPart
    Parts 48
Kuru öksürükleri durmadı bir süre. Boğazının acısını ben hissetmiş gibi yüzümü buruşturdum. Hastalığı benim yüzümden kaptığı için suçluluk hissi geçmiyordu da sanki artıyordu. "Ateşin düştü mü bir bakalım," diyerek ateş ölçeri elime aldığımda gerek yok dercesine elimden aldı aleti. Bileğimden beni kendine çektiğinde zaten üzerine eğilmiş halde olduğum için dengesiz duran bedenim kolayca savruldu ve kucağına düştüm. Kollarını iki yanımdan sarıp kara gözlerini gözlerime dikti yine. Hastalıktan çatlamış dudağının kenarını ısırdı beni izleyerek. "Boşa uğraşıyorsun kızım. Ne düşmesi...senin yanında beni yalnızca ateş basıyor."
Tezat by birgizemligizem
birgizemligizem
  • WpView
    Reads 197,443
  • WpVote
    Votes 16,312
  • WpPart
    Parts 38
"Niye sen de aynı şeyleri düşünmüyor musun benim hakkımda ?" "Ne saçmalıyorsun Sena ?" "Baya işte" dedim öfkeyle. "Hep demiyor musun çocuk gibisin diye. Gürültücüsün, heyecanlısın... Aynı şeyleri düşünüyor seninle benim hakkımda aslında." "Süzme salak demiştim ya sana" dedi alayla yine. "Sadece salak değilsin sen körsün kör." "Ne diyorsun ya ?" Gözlerini kapatıp açtı sinirle ve odadan çıkmadan önce dibime kadar girdi "Benimle senin hakkında aynı şeyleri düşünüyor olsaydı" dedi ilk kez bana karşı bu kadar gerçek bir öfkeyi serbest bırakarak. İlk kez gerçekten öfkesine bakıp kendimi ona büyük bir yanlış yapmış gibi mahcup hissettim. "Seni bırakmayı aklının ucundan geçirmezdi."
KUTLU OLSUN (KİTAP OLDU) by darknesscrescent
darknesscrescent
  • WpView
    Reads 10,514,807
  • WpVote
    Votes 478,691
  • WpPart
    Parts 48
PUKKA YAYINLARI ARACILIĞIYLA KİTAP OLMUŞTUR. KİTAP SATAN HER YERDE BULABİLİRSİNİZ. Doğduğu ilk gün yetimhaneye bırakılan Rüzgar, hayatı boyunca bir şeylere ve birilerine bağlanmaktan kaçınan, soğuk bir tiptir. Aynı yetimhanede büyüdüğü yaramaz bir kız çocuğu dışında da bağ kurduğu kimse yoktur. Yaşı dolduğu için yetimhaneden ayrılmak zorunda kalan Rüzgar, her seferinde beraber kurtulmaya söz verdiği kız için geri döner. Yine rutin ziyaretlerinden birinde kızın ailesi tarafından yetimhaneden alındığını öğrenir ve bir daha ondan haber alamaz. Senelerini ondan bir iz bulmak için araştırarak geçirirken bir gün, gizemli bir numara doğum gününü kutlar. Çok geçmeden Rüzgar, bu numaranın yetimhanede beraber büyüdüğü kız olduğunu anlar ve kızın içinde bulunduğu zor durumu öğrendiğinde onu kurtarmak için anlaşmalı bir evlilik yapmayı teklif eder. İkisi, aynı soyadını paylaşan, evli ev arkadaşları olacaktır. "Seni seviyorum. Hep sevdim."
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,950,819
  • WpVote
    Votes 711,284
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,960,244
  • WpVote
    Votes 196,318
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.