Evrenim
22 stories
Tutsak by mononokece
mononokece
  • WpView
    Reads 17,095,775
  • WpVote
    Votes 564,004
  • WpPart
    Parts 59
"Birlikte güldüğün birine aşık olmak kolaya kaçmaktır; ben seninle ağlamaya bile aşığım." Sıradan başlayan planlı bir intikam oyunu; ne denli büyük bir karmaşaya yol alabilir ve ne denli büyük bir aşka sebep olabilirdi? Tanıtımının Yayınlanma Tarihi: 23.07.2014 Finalinin Yayınlanma Tarihi: 17.01.2016
Esnaf İşi Aşk (I-II-III) by __SAS__
__SAS__
  • WpView
    Reads 6,186,892
  • WpVote
    Votes 342,088
  • WpPart
    Parts 63
❤ Esnaf İşi Aşk'ın ilk kitabı "Ay Çarpması" ve ikinci kitabı "Güneş Tutulması" Artemis Milenyum aracılığıyla raflarda! ❤ Üçüncü kitap "Lodos Fırtınası" 1 Haziran itibarıyla Wattpad'de! ❤ *Tüm bölümleri Wattpad üzerinden de okuyabilirsiniz!* Bursa Kapalı Çarşı'da nesiller boyu konfeksiyon üzerine esnaflık yapmış bir aileden gelen Nil Sağlam, çalışkan bir tekstil mühendisliği öğrencisi ve tescilli bir kitap kurdudur. Yetiştiği çevreyle ters düşen fikirleri nedeniyle abisi Kürşat'la didişmek rutin aktivitelerindendir. Mahalleden komşuları, abisinin biricik can dostu Fatih Arslan da Kapalı Çarşı'da yıllardır kuyumculuk yapmaktadır. Fatih, Bursaspor altyapısında yetişmiş eski bir futbolcudur fakat yaşadığı sakatlık sonucunda yeşil sahalara veda etmiş, baba mesleğini benimsemiştir. Bir dolunay gecesi, emrivaki yapıp Nil'i istemeye gelen densiz aile, Nil'in kavgasız gürültüsüz geçen yirmi yıllık hayatını bir anda altüst eder. Mahalle karışır, toksik maskülenitenin sözlük karşılığı damat aday adayını Fatih'in elinden zor alırlar. Olaylı gece karakolda biter. İşte her şey o dolunay gecesinin bittiği yerde başlar. Uçsuz bucaksız okyanuslar Ay'ın çekim gücüne karşı koyamazken, fâni kalpler nereye kadar direnebilir ki zaten? Tüm hakları Alfa Yayın Grubu'na aittir. Başlangıç tarihi: Haziran 2017
ADEN | GERÇEK AİLEM by dlnyrnyrkn
dlnyrnyrkn
  • WpView
    Reads 4,699,429
  • WpVote
    Votes 253,032
  • WpPart
    Parts 106
"ADEN" İSMİYLE YAYINLANMIŞ İLK KİTAPTIR. Yıllar sonra ortaya çıkan gerçek iki aileyi de derinden sarsarken hayatları tepetaklak olan iki genç kız yeni hayatlarında büyük mücadeleler verecektir. "Bu aile benim. Senin biyolojik olarak kızları olman hiçbir şeyi değiştirmez anladın mı?" dediğinde boğazıma oturan yumruyu zar zor yutkundum. "Bir şeyleri değiştirmeye niyetim yok Güneş. Buraya kendi isteğimle gelmedim." dediğimde yüzüne yerleşen alaylı ifadesi ile yüzünün tam ortasına bir yumruk geçirmek istedim. Yakışırdı... "İyi en kısa sürede gideceğine emin ol. Ne annem ne babam ne de abilerim seni istiyor. Bir an önce def olup gideceksin. " dedi ve odadan çıkıp gitti. Bense her zaman olduğu gibi yapayalnız kaldım küçücük odada. Boğazımın tam ortasına oturan yumru gözlerimi yaşartırken şansıma bir kez daha ana avrat küfür ettim. Bu hayatın benimle ne alıp veremediği var bir anlasaydım keşke... *** Aden Saygın'ın hayat hikayesine hoş geldiniz. Bir nebze klişe, bir nebze dram biraz eğlenceli ve asabi abilerle dolu bir hikaye sizleri bekliyor. Buyurunuz hikayemize efendim...
ATEŞPARE (+18) by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 51,096,456
  • WpVote
    Votes 2,306,238
  • WpPart
    Parts 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
ARAL(+18) by AyNuR7a
AyNuR7a
  • WpView
    Reads 12,789,899
  • WpVote
    Votes 352,537
  • WpPart
    Parts 121
Gerilen çenesi ve hızlı hızlı aldığı nefeslerle tenimi keşfe çıkıp belime indiğinde kısa bir süre duraksadı "Beni uyuşturduğun halde sana her geçen gün biraz daha ihtiyaç duymam akıl kârı değil." Çekemediğim nefeslere bir de boğazımda takılıp kalan yumrular eklenmiş, az önce kurduğu cümleler beynimin içerisinde doğru teraziyi bulmak ister gibi etrafa saçıldığındaysa göğüs uçlarımda hissettiğim karıncalanma ile dudaklarımdan dökülen inlemeye lanet okudum. Alnından dökülen küçücük sıcak ter damlacıklarından bir tanesi yönünü çıplak göğsüme doğrultunca, dudağında kendine yer bulan gülümsemeyle beraber kısa bir nefes aldı ve dişleri arasından sızan hırıltılarlada birkaç küfür savurdu. Göğsüme damlayan mürekkebi dili ile yoka indirip derin bir nefes aldığında boğuk kelimeleri bir bir akıttı "Bir kez daha beni kendinle tehdit etmeye kalkarsan yaşayacaklarını hayal gücünün sınırlarına bırakıyorum. Daha öncede dediğim gibi izle ve gör" ARAL ERGE bu ismi hafızanıza iyi kazıyın çünkü çok duyacaksınız... (Nott= Fazlası ile +18 sahne bulunduruyor!) Instagram: aynur7_a
HAVİN 1. KISIM " KATRAN GECESİ"  [ TAMAMLANDI ] by Yorgunyazar25
Yorgunyazar25
  • WpView
    Reads 461,933
  • WpVote
    Votes 11,744
  • WpPart
    Parts 38
Tuttuğu direksiyonu o kadar çok sıkıyordu ki parmak boğumları bembeyaz olmuştu adamın. Gözleri sadace önündeki yola bakıyor ona yalvaran genç kıza bakmıyordu bile bir kez olsun. Ağlamaktan yorulmuştu artık. Sesi karşısında ki adama gitmiyor, söylediği sözcükler kifayetsiz kalıyordu. İçini çeke çeke baktı ona sessizce. Alnında duran gece karası saçları, kara kaşı ve kahverengi gözleri yüzüyle bir uyum içindeyken, çok masum duruyordu böyle Behram. Ama hiç bir his yoktu suretinde. İçi dışı kadar güzel değildi. Bunu hissetmişti Havin. Yüzünü tekrar önüne çevirdi. Karanlıktan göz gözü görmezken birde ona eşlik eden yağmur Havini korkutuyordu. Ne olduğunu anlamadan araba durdu. Kapısı bir hızla açıldı. Hiç zaman kaybetmeden bileğinden tutup sürüklemeye başladı. Balçıkların içinde Behram'ın arkasından yürümekte zorlanırken, bir yandan da mümkünmüşmüş gibi ellerinden kurtulmak istiyordu. Onun bu hareketine karşılık Havin'in bileklerini canını acıtırcasına daha sıkı tutarken sonunda Gidecekleri yere ulaşmıştı. Tahta kapıya ayağıyla vurup içeriye Havini savurarak attı. Hemen arkasından kendi de girip kapıyı kitledi. Göz göz geldiler ikinci kez. Behram siyahını masum kıza bulaştırmak için ona doğru adım atarken, genç kız ise anlamıştı, bundan sonra bu kapıdan dışarıya eski Havin olarak çıkmayacağını. Bir yıldız daha söndü bu şeyirde... Bir can daha verdi Diyabarkır.... Ama bu canın bedeni değil, ruhu girmişti toprağa...... Evet sevgili, kıymetli okuyucularım. Bu ikinci kitabım. Her ne kadar heycanlı değilim desemde bir o kadar aslında heyecanlıyım. İlk töre kitabım. Lütfen ön yargılı davranmadan ve hayalet okuyucu olmadan önce hikayeme bir şans vermenizi istiyorum ..... Sevgilerle Yorgunyazar.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,417,577
  • WpVote
    Votes 695,888
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,235,775
  • WpVote
    Votes 616,820
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,582,300
  • WpVote
    Votes 1,485,761
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,198,535
  • WpVote
    Votes 2,070,524
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.