soon
12 stories
GÜLLER SOLDUĞUNDA by busraeroguu
busraeroguu
  • WpView
    Reads 7,630
  • WpVote
    Votes 1,084
  • WpPart
    Parts 32
"Kurnaz tilki, yaralı ceylana denk düştüğünde tek düşündüğü onu avlamak olur. Avına hayranlık duyan onu kaç saniyede tuzağına çekebileceğini düşünendir. Ya kurnaz bir tilki ya yaralı bir ceylansındır hayatta; ya yaşayan ya da yaşamla cezalandıransındır soluk aldığın dünyada. Leyla Alaca, kurnaz yalancı bir tilkiden fazlası, yaşamak zorunda kalandan daha azı değildi. Yaşamı elde etmek için savaşması ve her şeye rağmen devam etmesi gereken biriydi. Ama güneş tepeye dikildiğinde, daha önce hiç gözükmeyen yollar bir günde açığa çıktığında yürümek için yeni bir yolu değil; geçmişinde kalmış ve yürümekten çekindiği o yola adımladı. Geçmişi yaşamadan bir gelecek edinemezsin, dedi kendine ve göğsünü cesaretle doldurdu. Güller solduğunda aynı kökten bir daha aynı şekilde yeşeremezler ve bazen daha iyi bir gül yetiştirebilmek için kökünden söküp atman gerekir fidanı. Ben o gül oldum. Solduğumda kökümden söküp attılar beni. İntikamım toprağıma değil; beni söküp atan o ellere. Güller solmalıdır, Leyla. Solmalıdır ki gelecek olan kış boynunu bükmesin, don vurdurmasın köküne. Güller solmazsa kara kış bir daha gün yüzü göstermez, açtırmaz yapraklarını. Sen kara kışın don vurduğu o gülsün ve ben senin yeniden kök salmana yardım edeceğim, dedin bana Cihan ama yanıldın. Ben yapraklarımın açmasını değil, ellere batan diken olmayı diliyorum. Affet beni Cihan Erge, geçmişimi yaşamadan bir gelecek hayal edemem. Güller solmalı, güneş tepeden inmeli, tilki yaralı ceylanı en kısa sürede yakalamalı. Hayat işlemeli, yollar birbirine çıkmalı ve ben o intikamı almalıyım. "Beni kaybedecek kadar mı? Kendimi kaybedecek kadar."
54 Numaralı Apartman by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 13,182
  • WpVote
    Votes 1,096
  • WpPart
    Parts 23
Yan komşum sırtından kanatlar çıkarabilen bir canavardı ve ben ona âşık olmuştum.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,839,748
  • WpVote
    Votes 586,795
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 2,553,223
  • WpVote
    Votes 143,402
  • WpPart
    Parts 15
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
Masrilva'nın Aşk Bestesi by dreamonde
dreamonde
  • WpView
    Reads 378,121
  • WpVote
    Votes 29,956
  • WpPart
    Parts 27
Beste, birikmiş kira borcu yüzünden kendisini eşyalarıyla birlikte kapının önünde bulduğunda henüz yirmi bir yaşındaydı ve bir yandan üniversite okumaya çalışırken bir yandan da yalnızca hayatta kalmaya çalışıyordu. Okulların da kapanmasıyla birlikte kendini hem evsiz, hem de işsiz bulduğunda yapabilecekleri sınırlıydı. Abisinin bağlantılarını kullanarak kendisi için iş ayarladığı Masrilva, Türkiye'nin pek çok şehrinde bulunan ünlü bir otel zinciriydi ve Beste bir anda kendini Masrilva Bodrum'da animatör ekibinde bulmuştu. Hayatına bir mucize gibi dokunan Masrilva'da onu gerilim hattı yüksek bir aşk, sıcacık bir dostluk ve tam ortasına düştüğü sırlar, yalanlar, şirket içi kirli oyunların beklediğinden habersizdi. Özellikle de... Masrilva'nın sahibi... Burnu düşse yerden almayacak biricik patronu... Abisinin çok kıymetli bağlantısı... Arhan Alp Hisaroğlu'dan da habersizdi... 🌊
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,480,320
  • WpVote
    Votes 294,861
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 245,711
  • WpVote
    Votes 20,700
  • WpPart
    Parts 24
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVAL by larendiaz
larendiaz
  • WpView
    Reads 307,927
  • WpVote
    Votes 34,554
  • WpPart
    Parts 35
➥ Bir yanda sessizliğini renklerle tuvale hapseden bir kız, diğer yanda o sessizliğin içindeki çığlığı duymaya kararlı bir adam. Bazen en gürültülü itiraflar, hiç konuşmadan yapılır. "Senin sesini duyamıyorum ben Utkan, görebiliyorum." [acquaintance to friends, friends to lover] 🎯slowburn 🎯 yarı texting
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 957,121
  • WpVote
    Votes 66,647
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 139,566
  • WpVote
    Votes 11,668
  • WpPart
    Parts 14
Hipnozla, acı hissini manipüle etmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak ayna nöronlardaki aktiviteyi telkinle arttırma suretiyle suça meyilli insanlarda empatiyi arttırarak insanları içlerindeki kötülükten arındırarak suç oranlarını düşürmeyi hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe 'deli' raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Felsefi bir bilimkurgu olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilimler eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.