💖
181 stories
OD- Kelebeğin Dönüşü (+18)  TAMAMLANDI by Senabookss
Senabookss
  • WpView
    Reads 65,130
  • WpVote
    Votes 3,353
  • WpPart
    Parts 74
Karanlık aslında bahsedildiği gibi kötü değildi. Biz ışığı iyi seçtik diye karanlık kötü olmuştu, peki karanlığı seçseydik ışık kötü olur muydu? Karanlığın iyi, ışığın kötü olduğu bu hikayede acıların bizi beslediğini ve iyilerin aslında her zaman kazanamadığını görmeye hazır mısınız? Alisa Havas... Soylusu olduğu şehri terk eden Alisa, gittiği şehirde yaşadığı olayla iki sene ardından şehrine geri dönmek zorunda kalır ve bu zorunluluk canının bedeninden ayrılma korkusundan kaynaklıdır. Şehrine dönerken peşinden getirdiği düşmanlar ve sorunlar onun ve terk ettiği insanların hayatını etkileyecek Alisa'yı amansız bir savaşın içine sokacaktı. Güç ve acımasızlığın vücut bulmuş hali olan, ruhunu şeytanla ve içindeki canavarla paylaşan Alisa, ortasında kaldığı savaştan nasıl kurtulacaktı? İçinde girdiği savaş sadece canıyla ilgili miydi yoksa kalbinin de etkisi var mıydı bu savaşta? Yağız Ertuğ... Kelebeğinin, hayatının kadının onu terk edişiyle yaşadığı ihaneti kabul edememişken sevgilisinin geri dönüşü onu ve içinde büyüttüğü aşkı nasıl etkileyecekti? Hayatını adadığı kadının ihaneti yüreğini ve benliğini karanlığın derinlerine gömmüşken gün ışığı tekrar vurabilecek miydi gömülen kayıplarına? Ya her şey aslında bununla ibaret değilse? Krallığın sırları içinde düşmanların saldırısı mı daha zordu yoksa içimizdeki savaş mı? Kimsenin göründüğü gibi olmadığını illa yaşayarak mı öğrenmeliydik? Peki en güvendiğimiz aslında en güvenmememiz gereken kişiyse... o zaman ne yapmalıydık? Silahların ve gerilimin en üst düzeyde olduğu hayatta, yaşam ve aşk bir o kadar riskliydi. Bu risk alınmaya değerdi peki biz aşkı yaşamaya değer miydik? "Bizim hikayemiz hayat gibiydi, nerde ne olacağı belli olmayan bir belirsizlik..." Hikayemizin şarkısı: Manga- Her Aşk Öl
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 518,332
  • WpVote
    Votes 30,544
  • WpPart
    Parts 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
AİDİYET (SATIŞTA!) by nurtunali
nurtunali
  • WpView
    Reads 1,416,276
  • WpVote
    Votes 6,577
  • WpPart
    Parts 6
"Seni seviyorum Pars, karanlığınla beraber seviyorum ama aydınlığını da istediğim için kızamazsın bana." Boynuna bıraktığım sıcak nefesle hafifçe irkildi ve geri çekildi. "Nasıl yapacağımı bilmiyorum." dedi boğuk bir fısıltıyla. "Ben, ışığın nasıl saçıldığını bilmem. Öğrenmedim öylesini." İtiraf niteliğindeki sözler yüzümde buruk bir tebessüme neden oldu. Böyle zamanlarda onunla değil de on iki yaşındaki haliyle konuşuyor gibi hissediyordum. Sevilmeyen bir çocuğun öfke giysisini soyunduğunda altında yatan savunmasız yanıydı bu, kısa ve nadirdi ama bunu bana gösterebiliyor olması kalbimi kaynatıyordu. "Öğreteceğim." dedim fısıltılı sesimle başımı omuzuna yasladığımda. Gözlerim önümüzde akıp giden yolda tutunduğunda devam ettim. "Her şeyi öğreteceğim, söz veriyorum." "Sana, hayat önüne engeller koysa da nasıl gülebileceğini göstereceğim. Karanlığı kuşanmadan da nasıl güçlü olunduğunu, acımasızlık kalkanını kuşanmaya gerek olmadan nasıl hayatta kalacağını öğreteceğim sevgilim." Ellerimi parmaklarının arasından geçirdim ve devam ettim. "Kazanmak için bazen kaybetmenin de gerekli olduğunu ve her düşüşünde yanında olacağımı göstereceğim. Korkmayacaksın söz veriyorum. Seni her seferinde kaldıracağım Pars, hepsini zaman içinde öğreneceksin." Elimi saran eli usulca parmaklarımın arasından sıkılaştı ve avuçlarımızı birbirine mıhladı. "Sen bana yapmayı hiç istemeyeceğim şeyler yaptıracaksın Nasya, İlk kez korkuyorum. Senden ve içimde uyandırdığın duygulardan korkuyorum."
AYSAR by didasei
didasei
  • WpView
    Reads 18,155
  • WpVote
    Votes 535
  • WpPart
    Parts 77
Ölmek istemeyen birinin intiharı. ❝Papatyalar ölümü sayar. Senin hafızan beni sayıklar. Kopar kopar taç yapraklarını. Geri ekemezsin günahlarını. Seviyor sevmiyor değil bu. Sevemezsin zaten bunu. Hiçbir koşulda. Ölüm ve yaşamak değil asla. Yalnızca ölmek ve daha çok ölmek anca. Ben susarım, papatyalar zaten konuşmaz. Ben ölürüm, papatyalar artık sayamaz.❞ - "Ölmedim değil mi?" diye mırıldandım. "Ölmedik Dolunay." diye cevapladı. Sonra derin bir nefes alıp benim gibi doğruldu. "Belki de en büyük ölüm bu. İkimizin de yaşaması..." Haklı olduğunu belirtir bir şekilde, sayıklar gibi başımı ağır ağır aşağı yukarı salladım. "Katiller," diyerek söze girdiğinde başımı çevirip gözlerine baktım. "insanlıktan çıkıp cinayet silahlarına dönüşürler." dedi. "Düşünsene, bir bıçaksın. Ya birinin boğazını keseceksin ya da bir domatesi. Öyle bir şeyiz biz." Gözlerimi yere çevirerek söylediklerini düşündüm. Derin bir nefes alıp gözlerini etrafa çevirdi ve bir süre oralarda dolandırdı. "Sen domatesi insanlarmış gibi kesersin, ben de insanları domates gibi." Dudaklarımı yalayıp birbirlerine bastırdım. Elimde olmadan güldüm. "Öyle olmadı, salata yapalım." - [Temelleri Nisan 2020'de atıldı.] 26'ya
SON KAPI | KUĞU KIYIM by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 1,288,763
  • WpVote
    Votes 70,759
  • WpPart
    Parts 27
Yapay zekâ... Ucu bucağı olmayan, her saniye gelişmeye devam eden mükemmel bir sistemdi ta ki insanlarla tanışıncaya kadar... Peki ya bu sistem bir gün başkaldırırsa ve onu oluşturanlar bile ona mâni olamazsa...
KATRAN   by esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    Reads 1,369,772
  • WpVote
    Votes 66,935
  • WpPart
    Parts 44
En kötü anında ona birkaç kelime ile destek olan o peri dedesinin gittiği yerden son hediyesi olmalıydı. Burnuna bir kere daha götürdüğü mendilin kokusunu ciğerlerine çekerken üzerinde ki minik peri kanadı işlemesi dikkatini çekti. O kız gerçekten bir peri olmalıydı ve bu da o perinin simgesi olmalıydı. Yekta o peri kızını bir daha göremeyeceğini düşündü. Fakat bunu kalpten dile getiremedi. Çok kırgın olan kalbi o an da; "Keşke hayatımı, hayatına katsan peri kızı." Dedi. Fakat bilmiyordu ki, kalpten edilen dualar kabul olurdu. Bilmediği bu gerçek ile kader çarkları kırıldı ve rota yeniden oluşturuldu. Artık kaderin tek bir hedefi vardı. Yekta'nın kalbini ısıtan o peri kızını, yine kusursuz bir zamanda Yekta'nın buzlarını çözmesi için hayatını, hayatına katmaktı. Ne kadar başarılı olacağı bilinmez fakat bilinen bir şey var o da; kaderin oyunları çok sevdiği ve galibiyeti yakalamadan oyunun peşini bırakmadığıydı. Yekta ve Peri kızının oyununun senaryosu da o gün, o sahilde, o mendil ve çiçek kokusu eşliğinde yazıldı. Artık geriye tek bir şey kaldı o da; oyunun sahnelenmesi! Onun da zamanı uzak değildi, en azından çok çok uzak değildi...
LEMA by rezrezderler
rezrezderler
  • WpView
    Reads 111,181
  • WpVote
    Votes 3,904
  • WpPart
    Parts 30
📍Abimin arkadaşı ve mahalle kurgusudur❗ ❗ UYARI❗ Kitapta argo,yetişkin içerik olacaktır. ©️TÜM HAKLAR SAKLIDIR❗ N-ne yapıyorsun" sesim istemsizce titremişti öyle sinirliydi ki gözünden ateş çıkırıyordu resmen. "Bunu benim sormam lazım küçük hanım" "Kimdi o, yanındaki lavuk" Kimden bahsettiğini anladım ama salağa yatmakla bir şey olmazdı "Lavuk mu? o kim ya " siniri yatışsın diye dudaklarımı büzdüm bakışları dudaklarıma kaydı ama anında tekrar gözlerime çıktı ve konuşmaya başladı; "Az önce arabasından indiğin lavuktan bahsediyorum " dedi. Ayy çen beni mi kıskandın. "Sen Alp 'ten mi bahsediyorsun?" Birden kolumdan tutup beni duvara yapıştırdı "O şerefsizin adını ağzına alma "dedi. Sinirlenmiştim neden tanımadığı birine hakaret eder ki bir insan."tanımadığın birine neden hakaret ediyorsun ki ,kim olduğu da seni ilgilendirmiyor" bunu söylerken o kadar birbirimize yaklaşmıştık ki nefesi yüzüme vuruyordu ve kokusu çok güzeldi . Ben bunları söylerken o, daha da yaklaşmıştı bana kokusu daha fazla gelmeye başladı eğilip burnunu yanağımda gezdirdi sanki kokumu içine çekiyordu . "Ne demek beni ilgilendirmiyor sen benim arkadaşlarımın kardeşisin tanımadığımız birinin arabasından iniyorsun ve bu beni ilgilendirmiyor öyle mi?" Yaklaşıp anlını anlıma dayadı kalbimin davul gibi atan sesini duyacak diye ödüm kopuyordu... hikaye bana aittir .yazım yanlışı ve noktalama hataları kitap final yapınca düzenlenecektir.!!! kitabımın (ç)alınması, kopyalanması dahilinde yasal işlem başlatılacaktır.
HÜZÜN KOVAN KUŞU (Mahalle Kurgusu) by madamosiella
madamosiella
  • WpView
    Reads 9,885
  • WpVote
    Votes 556
  • WpPart
    Parts 15
Hüzün Kovan Kuşu, kaybolmuş bir aşkın küllerinden yeniden doğmaya çalıştığı, gözyaşı kadar keskin, sevda kadar derin bir hikâye. Karaca ve Kaya... Birbirine zıt, ama birbirine ait iki ruh... Aynı mahallede devamlı itişmeyle geçen çocuklukları, zamanla tutkulu bir aşka dönüştüğünde kimse durduramaz sanmışlardı onları. Babaların öfkesi, kaderin acımasızlığı, ölümün soğukluğunun bile. Ama bir gün Karaca, her şeyi ve herkesi ardında bırakıp gitti. Kaya'nın kalbine saplanan sessiz bir vedayla. Arkasında cevapsız sorular, yarım kalmış hayaller ve bir mezar taşı bırakarak. Yıllar sonra peşinde sessiz acılar, içinde saklı sırlarla geri döndü. Ama artık ne Karaca eski Karaca'ydı... Ne de Kaya affedebilecek kadar aynı adam...
HRİDAYEŞ by cyayca
cyayca
  • WpView
    Reads 119,185
  • WpVote
    Votes 3,405
  • WpPart
    Parts 39
"Hridayeş ne demek biliyor musun Sezin?" dedi Borga, sakin bir ses tonuyla. "I-ıh, bilmiyorum." elimde onun en sevdiği kupasıyla kahvemi içerken, arkadan gelen şömine sesi dikkatimi dağıtıyordu. "Canımdan bir parça demek, can parçası demek. Canından, herkesten, her şeyden çok sevdiğin demek. Sen bir gün benim hridayeşim olucaksın."
ARDIÇ                                                                            by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 2,299,215
  • WpVote
    Votes 101,598
  • WpPart
    Parts 51
Kana bulanmış hatıralar, kanadı kırık kuşlar, üzeri yalanlarla süslenmiş sırlar, kalbi hasta kadınlar ve kırık pusulalar. "Sen benim pusulamsın İzgi. Ben seni kaybedersem yolumu kaybederim." ... Heyecanla gülümsediğinde sandalyeden atladı ve bana doğru koştu. "Teyze!" Dedi neşeyle bacaklarıma yapışırken kafasını kaldırıp bana baktı. "Bitti mi oyun?" Diye sordu merakla. Keskinin yere çömelen heybetli bedeni ayaklandığında ağır hareketlerle bana doğru döndü ve ona doğrulttuğum silahımın namlusuyla karşı karşıya geldiğinde hareketleri durdu. Kalbimi saran pamuk ipliği çözüldü. Ruhuma karışan karanlığının emaresi kalmadı içimde. Kara gözlerinde bir yıkım meydana geldi. "Bitti." Dedim titremememesi için üstün bir çaba sarf ettiğim buz gibi sesimle. Kara gözlerindeki ifade hayattayken cehennemi yaşamama sebep oldu. 26/01/2024 02/03/23 KİTAPTA +18 SAHNELER MEVCUT OLACAKTIR! BİLGİNİZE!