wastedbrother
- Reads 5,129
- Votes 849
- Parts 23
Birinci kurşun.
İkinci kurşun,
Ve son kurşun.
Benim hayatım üç kurşunla ölüyor. Kundaktayken ana kucağında ağlıyor, çocukluğunda mezar taşlarına sığınıyor, büyüyor, koca delikanlı bir genç oluyor, korkudan sesi soluğu dahi çıkmıyor. Sessizce kan kusuyor.
Sessizce kan kusuyorum.
Elim, durmadan kalemime sarılıyor; bir umut... ah, bir umut ölmem diye. Beni her seferinde üç kurşunla vuruyorlar.
İlk kurşun, annemin ölümü. Küçük bedenimden anne kokusunu çaldıklarında bende o gün tavana bakarak can veriyorum. Benim ilk kurşunum ailemin silahından çıkıyor.
İkinci kurşun, mesleğimin aslında ailem için bir hiç olması. Kalemimin değersiz bir çöp parçası misali tutulup, kırılıp, mürrekeplerinin üzerime bulanması. Karalanmam. Düşlediğim bu yazarlık şöhretimin, aslında düzenlenmiş bir kurmaca olduğunu fark etmem.
Ve üçüncü, son kurşun.
Mazhar....
__
Ahmet Sâhir Cevahir, kendini arkadaşının sevda meselesinin tam ortasında bulur. Etrafında dönen yalanlar ve sırlarla kaplı bu entrikalar onu günden güne büyüyen bir meraka sürükler. Bu merak içerisinde daha başka duygulara sebebiyet verip onu köşeye sıkıştırdığında ise bazı şeyler artık daha nettir.