Fantastikkk
182 stories
natural🌸 malik [tamamlandı] by naturalmalik
naturalmalik
  • WpView
    Reads 522,232
  • WpVote
    Votes 22,406
  • WpPart
    Parts 79
"Ben sadece oğlu için yaşayan bir adamım. Benden aşkına karşılık bekleme."
EŞİM DOSTUM by bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Reads 149,700
  • WpVote
    Votes 13,156
  • WpPart
    Parts 16
Savaş ve Yıldız çok yakın iki arkadaştır. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyecek kadar ileri seviyede dostlukları vardır. Liseden beri süregelen arkadaşlığa herkes imrenerek bakar. Onlar dost, arkadaş ve en önemlisi sırdaştır. Bu arkadaşlık Efe'nin doğum gününde içeceklerine haince atılan ilaçla derinden sarsılır. Kendilerinden geçen ikili kim olduklarını unutarak geceyi beraber geçirirler. Sabah uyandıklarında ikisi de hayatlarının şokunu yaşarlar. Ne olduğunu anlamayan ikili, o geceyi unutup zor da olsa arkadaşlıklarına devam etmeye karar verirler. O gün hiç yaşanmamış, hiç yakınlaşmamışlardı. Böyle kabul edeceklerdi. Fakat bu anlaşmayı bozan küçük bedenin ana rahmine düşmesi oldu! İki ay sonra Yıldız korkarak yaptırdığı teste hamile olduğunu öğrenir. Şimdi isteseler de o geceyi unutamazlardı! "Doğur!" Yıldız, adamın ağzından çıkanlarla hayretle kalakaldı olduğu yerde. Önce tam oturtamadı zihninde dediğini, bir an gaipten sesler duyduğunu sandı ama o gözlerdeki ifade duyduklarının sahici olduğunun göstergesiydi. "N-Ne?" Bu sefer daha netti sesi Savaş'ın. "Doğur ve bana ver bebeği. Seni asla zorlamam. Nasıl annesin sen diye de yargılamam. Bu bebek hayatımıza normal şartlarda girmedi sonuçta. İkimiz de oyuna geldik..." Savaş derin nefes çekti içine. Günlerce susturamadığı vicdanı ne olursa olsun evladından vazgeçmemesi gerektiğini söylüyordu ona. O bebeği istiyordu. "Yine de kararı sana bırakırım. Sen doğuracaksan karar senin. Ama biraz olsun söz hakkım varsa bu bebeği istiyorum. Babandan korkuyorsan evleniriz. Göstermelik bir evlilik yaparız. Çocuk doğduktan sonra sen yoluna ben yoluma. Ben bakarım ona!" Yıldız öylece adamın yüzüne. Bundan birkaç ay önce en yakın dostu olan adam şimdi karnındaki bebeğin babası olarak karşısında duruyordu ve bu gerçeği hazmetmek çok zordu. Hem de çok zor.
14 BAHAR | Tamamlandı  by lokinintesseracti
lokinintesseracti
  • WpView
    Reads 114,217
  • WpVote
    Votes 7,764
  • WpPart
    Parts 47
Nazlı, yıllar önce ailesini karşısına alarak evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış bir annedir. Kızı Aybüke ise doğuştan gelen kalp hastalığıyla yaşamakta ve bu hastalık, her geçen gün hayatını biraz daha zorlaştırmaktadır. Takvimler, artık doktorların yapabileceği bir şey kalmadığı günü gösterdiğinde; Nazlı için ne gururun ne de geçmişteki kırgınlıkların bir hükmü kalır. Ve kızının kalan son zamanlarını aile sevgisiyle geçirebilmesi için, yıllar sonra baba evine geri döner. Ancak bu dönüş Nazlı için sadece bir sığınış değil; yıllardır üzerine kilit vurduğu geçmişiyle, kırgınlıklarla ve ruhunda bir kambur gibi taşıdığı o ağır yüklerle en çıplak haliyle yüzleşmek zorunda kaldığı sancılı bir yolculuğun başlangıcı olur. 14 Bahar; bir annenin çaresizliğinden doğan ve sevgiyle yoğrulup fedakârlıkla büyüyerek, kalpten kalbe dokunan bir hikâye...
İKİ AY ON GÜN | Texting by venusunmaavisii
venusunmaavisii
  • WpView
    Reads 59,945
  • WpVote
    Votes 2,123
  • WpPart
    Parts 50
simayildirim: Ben sadece akraba evliliğini sevmediğimi dile getirdim simayildirim: Evlenmeyeceğiz yani kaankaradag: Not aldım, iki ay on gün sonra görüşelim
MÜJGAN  by nhll__
nhll__
  • WpView
    Reads 655,036
  • WpVote
    Votes 35,679
  • WpPart
    Parts 38
🥀💔 "Ben gidiyorum Berfan. Bir daha dönmemek üzere gidiyorum." Kelimeler ağırdı, nefesi düzensizdi. Kalbinin çarpıntısı, göğsünü sıkıştırıyor, nefes almasına bile izin vermiyordu. Boğazındaki düğümü yutkundu ve ekledi. "Tek başıma." Sonda vurguladığı tek nefeslik cümle, bir bıçak gibi Berfan'ın içine saplandı. Yüreğini burkan bir sessizlik çöktü aralarına. "Biz!" diye haykırdı Berfan, gözleri koca bir çığlığı içinde tutmaya çalışırcasına parlıyordu. O tek kelime, yıkılan gururunun enkazında can çekişirken, ayaklarının altına batıyordu sanki. Ama umursamadı, acısını hiçe saydı. "Biz diye bir şey yok. Unut olanları." Acımasızca savurdu bu cümleyi Yusuf Karahan. Sesinde soğuk bir keskinlik vardı. O soğukluk, Berfan'ın içine işledi, iliklerine kadar titremesine sebep oldu. Gözleri kararmıştı. İçindeki öfkeyle birkaç adım attı ve göğsünden sertçe itti. Yusuf'un bir anlığına sendelemesine aldırmadan, gözyaşlarıyla harmanlanan sesiyle haykırdı: "Ne demek yok! Allah'ın cezası, ne demek 'biz' diye bir şey yok?" Nefesi düzensizdi, göğsü hiddetle inip kalkıyordu. "Dün gece... Dün gece benimle birlikte oldun sen!" derken sesi çatallaşmış, titremesi öfkeyle gölgelenmişti. "Sabah gittiğinde 'geleceğim' dedin... Ne değişti, hı? Söylesene, ne değişti de yine benden vazgeçtin?" 🥀 "Göreceksin!" diye tısladı, sesi zehir gibiydi. İki parmağının tırnaklarını birbirine bastırarak devam etti. "Gün gelecek..." Her kelimesi bir intikam yeminiydi. "Seni şu kadar sevmem için bana yalvaracaksın." Baş parmağıyla işaret parmağının arasındaki incecik boşluğu gösterdi. Gözleri, karşısındaki adamı delip geçecek gibi parlıyordu. "Ama ben o gün..." dedi, sesi alaycı bir acıyla titreyerek. "Bırak sevmeyi, senin yüzüne dahi bakmamak için ölmeyi tercih edeceğim!"
HEMDEM (Tamamlandı) by Bdauysl
Bdauysl
  • WpView
    Reads 126,839
  • WpVote
    Votes 4,752
  • WpPart
    Parts 44
O buradaydı. Yaşayacağım şehirde, caddenin ortasında şok olmuş bir halde birbirimize bakıp kalmıştık. Bunca zaman uğraşıp toparladım sandığım beni, bir bakışıyla yerle yeksan etmiş olması kalbime bir kere daha lanetler yağdırmama sebep oldu. Olmuyordu işte ne kadar bitti desem de olmuyordu şu an daha iyi anlamıştım. .................................... '' Tebrik ederim, atanmışsın. '' konuşmadan sadece kafamı sallayarak geçiştirmeye çalıştım. Yanından geçerek yürümeye çalışmamla oda önüme geçip durdurmuştu beni. Tam dibimde durmasıyla bakışlarımı kaldırdım ve çok fazla yakın durduğumuzdan bir adım geri çekildim. Yaptığımla iç çekerek dudaklarını yaladı. ''Buralar Bursa ya da Konya gibi değildir. Evleri, yaşam tarzları, havası, suyu bile farklıdır buranın. Bunları bilerek geldin inşallah buraya. '' demesiyle hafif alaylı bir tebessüm oluştu dudaklarımda ve tek kaşımı kaldırdım. '' Oralarda ki yaşamın ya da insanların pek hayrını göremedim. Yenilik iyidir insanoğlu her şeye, her yere alışır. Belki buralar çok daha hayırlı gelir bana he, ne dersin? '' deyip tam gözlerinin içine gözümü kırpmadan baktım. Hafif bir tebessümle derin bir nefes çekti içine '' Hiç değişmemişsin. Hala hayran olunası bir inada, kararlılığa ve bakışlara sahipsin.'' dedi. "Emin misin ?" diye sorup kalbimi gösteresim vardı ona... Yanılıyordu hâlbuki ben çok değişmiştim. Kalbim çok değişmişti. Hele ona taşlaşmıştı tamamen. ...................................... Tıpkı yıllar önce onu son görüşüm gibi yine paramparça bir halde yerlerdeydim. Gözümden akan yaşa engel olamazken yine düştüğüm yerden nasıl kalkacağımın yollarını aramaya başlamış bir yandan da iki sene önceki o güne gitmiştim her şeyin yerle bir olmasına neden olacak o güne.
BİLEREK OLDU (Texting)  by eysadll
eysadll
  • WpView
    Reads 21,679
  • WpVote
    Votes 836
  • WpPart
    Parts 35
Aynı sınıfta olan Bersu ve Arda... Arda, Bersu'ya hep açılmak istemiş fakat hiçbir zaman o cesareti gösterememiştir. Aralarında arkadaşlık ilişkisi bile yoktur. Arka sıradan sürekli Bersu'yu izleyen Arda bir gün fake bir hesap açıp Bersu'ya istek atmıştır. Kabul etmeyeceğinden emin olan Arda'ya Bersu minik çaplı bir şok yaratmıştır. Bersu, Arda'yı görebilecek mi? Bu istek ve mesajlar... Onları hangi evreye götürecek? Aralarında arkadaşlık ilişkisi olmayan bu ikili ne kadar samimi olabilecek?
ESKİ HAT by darknesscrescent
darknesscrescent
  • WpView
    Reads 186,522
  • WpVote
    Votes 15,998
  • WpPart
    Parts 58
TAMAMLANMIŞTIR. Sarp: Güzelsin Bilinmeyen numara: Ama sen beni hiç görmedin Sarp: Evet, görmedim Sarp: Bu yüzden bana güven Sarp: Çünkü güzellik yalnızca dış görünüşle ilgili değildir benim için Sarp: Bir insanı güldürebiliyorsan güzelsindir, bir insanı olduğu ortamdan bambaşka bir yerde hissettirebiliyorsan güzelsindir Sarp: Ve bir insana hiç hissetmediği bir duyguyu hissettirebiliyorsan Sarp: İşte asıl o zaman güzelsindir
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,273,169
  • WpVote
    Votes 63,641
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
Engelli adamın berdelli karısı (Tamamlandı ve düzenlenecek) by zehraSls
zehraSls
  • WpView
    Reads 310,313
  • WpVote
    Votes 16,622
  • WpPart
    Parts 26
Berdelle evlendiği için üzgündü Melin.Odaya girdiğinde çekingence başını eğmişti.Onu izleyen iki siyah gözden habersizdi.Başını kaldırdı o an Ömerle gözgöze geldi.Melin şaşkınla konuştu. "Ulan benim kocam bu adam mı?" Ömerin duyduğu sözlerle kalbi acıdı.Sevmemişti işte.Karısı o engelli olduğu için ondan nefret etmişti.Birden Melin kahkaha atarak zıplamaya başladı. "Oha oha oha bu taş gibi adam benim kocam mı şimdi?Kocanında zeytin gözlüsü nasip olsun be insana" dedi sevinçle.Ömer ise şaşkınlık içindeydi.Kızın neşeli halini gördüğünde içi rahatlamıştı.Kız çok güzeldi.Ömer gözlerini alamıyordu mutluluktan zıplayan kızdan. "Bak yakışıklı kocam eğer benden başka kızlara böyle siyah-siyah bakarsan senin götünü keserim." Ömer duyduğu şeyle kahkaha atmak istedi.Karısı tam bir çatlaktı. "Dur ben gidip kaynanamın alnından öpeceğim.Böyle olmaz.Her ana doğuramıyor böyle taş." "FERİDE ANAAA" diye çıkarken bağırdı.Ömer bu kız deli diye geçirdi içinden. Feride anasının tüm konuştuklarını duyması dışında bir sorun yoktu aslında...