~🖤~
7 příběhy
BÜLBÜL KAPANI od Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    přečtení 21,160,493
  • WpVote
    Hlasy 1,320,763
  • WpPart
    Části 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
+ 12 další
KİMSESİZLER MATEMİ. od matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    přečtení 13,878,451
  • WpVote
    Hlasy 895,610
  • WpPart
    Části 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK od bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    přečtení 9,996,314
  • WpVote
    Hlasy 562,352
  • WpPart
    Části 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
+ 5 další
THALRON: ADANMIŞLAR od asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    přečtení 419,042
  • WpVote
    Hlasy 35,162
  • WpPart
    Části 15
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
ZORUNLU BAĞLAR: Geçmişin İzleri (Düzenleniyor) od blackroza_
blackroza_
  • WpView
    přečtení 304,108
  • WpVote
    Hlasy 10,543
  • WpPart
    Části 23
"Bu kitap, ilk kurgumuz olmasının doğal sonucu olarak kimi anlatım ve yapı kusurları barındırabilir; okurun, bu bilinçle ve hoşgörüyle yaklaşmasını rica ederiz." ✦ 𓂀 H e r i z , b i r g ö z y a ş ı 𓂀 ✦ Arin'in abisi, onun için bir velinimetti; sevgi görmeyen küçük kız için umut dolu kapıların açılmasıydı. Babası tarafından sevilmemek ise onun için her gün kahroluş, yok oluştu; çünkü her kız babasının prensesiyken, Arin babası için yalnız kan bağı olan silik bir karakterdi. Babasının sevmediği kızı başka bir adam sever mi? Arin Demirhan, bir gün ansızın gördüğü yeşillerde kaybolur. Ne yapacağını, nereye gideceğini bilemez; çünkü bütün yollar ona çıkıyordu: hiç olmaması gereken adama, Çağan Adar Karadağ'a Bütün her şeyini elinden alan adama. Arin, işlemediği günahın kurbanı... Adar, işlenilen günahın masum kalan tarafı... Her ikisi de suçsuz, tertemiz kalpleriyle; geçmişin bütün izleriyle aralarında kandan, acıdan bir duvar ördüler... Adar, ne kadar intikam almak istese de geçmişte yaşanmış acının bedelini ödememesi gereken kişiye ödetmek istemez. Fakat işler göründüğü gibi değildir; bu intikam yalnız Adar'ın intikamı değildir. 🜃 (Herhangi bir çalıntı veya alıntı hususunda gerekli hukuki işlemlere başvurulacaktır.‼️) NOT: Karakterler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Kitabın bütün kurgusu bize aittir.
Ezelden Tutulmuşum Yıldızlarına od kirazolsadayesek
kirazolsadayesek
  • WpView
    přečtení 1,232
  • WpVote
    Hlasy 542
  • WpPart
    Části 8
Gözlerini kaçırdı. "Biliyorum. Evdeyim gördüğün gibi. Zarar veremez." Kaşlarını çattı birden gözleri bana dönerken. "Hem sen niye bu kadar tepki verdin?" Bakışlarımı kaçırdım. "Çünkü senin için endişelendim." Kaşlarını kaldırdı. "Bunu biliyorum.. ama biraz fazla tep-" Sözünü keserek konuştum. Ağzımdan çıkanlardan son artık çok geçti. Yıldız gözlerine bakarken, "Çünkü seni seviyorum anladın mı? Çok seviyorum. Seni görünce kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor. Yıldız gözlerin beni kendine esir ediyor." Dedim. Titrek bir nefes verdim. "Seni kalbimde senden bile saklarken, yıllarca gelmeni bekledim. Allah'a tevekkül ettim. Hayırlısıyla kavuştur diye dua ettim." Yeşil gözleri şaşkınlıkla büyüdü. "S-sen ne diyorsun Enver?" Gözlerimi kapatıp açtım. Tekrar ona bakarken, "Dur bitireyim, ondan sonra ne diyeceksen dersin." dedim. "Sözlünle seni gördüğümde," Acıyla yutkundum. Kalbimi işaret ettim. "Şurama bişeyler battı." Başımı salladım burnumu çekerken. "Evet gelmiştin ama farkında olmadan kalbimi de yerle bir etmiştin." Gözleri bendeyken yutkundu. Gözlerim hafifçe dolarken, burukça gülümsedim. "O gün eve geldiğimde seni unutmam gerektiğini kendime tekrar ettirip durdum. Ama olmadı, unutamadım."Gözlerini kaçırdı. Güldüm acıyla. "Sen yokken seni unutamamışım, varken mi unutacaktım?" Gözlerini tekrar bana çevirirken, "Enver.." dedi yapma dercesine. "Şimdi sözlünden ayrıldın. Senin için üzüldüm ama kalbimde bir yerlerde o aşık Enver sevinmişti bir umut var diye." Derin bir nefes aldım. "Aslında söylemeyecektim bugün bunları sana. Ama birden ağzıma kadar gelince tutamadım kendimi. Kusura bakma." "Ne zamandan beri?" Gözlerimi kaçırdım. "Kendimi bildim bileli."