🪼
14 verhalen
seni sevmeye geldim || chanbaek door cyanbaek
cyanbaek
  • WpView
    reads 41,328
  • WpVote
    Stemmen 4,686
  • WpPart
    Delen 34
Kariyerinde türlü zorluklarla ve engellerle karşılaşan Baekhyun geçmişte bıraktığı hayallerini tamamlamak istediğine karar verir ve her şeyi yarıda bırakıp bir köye yerleşir.
Yeşil Ojeli Havai Fişekler // Chanbaek door Pachichann
Pachichann
  • WpView
    reads 14,598
  • WpVote
    Stemmen 767
  • WpPart
    Delen 1
''Havai Fişekler'' sol ellerinin serçe parmağında yeşil ojeyle gezen yıkıkların grubuydu. Bu one-shot @ficstation için yazılmıştır.
Wrongdoer || Baekyeol door Pachichann
Pachichann
  • WpView
    reads 1,410,995
  • WpVote
    Stemmen 115,374
  • WpPart
    Delen 43
Park Chanyeol, Kore'nin gelmiş geçmiş en iyi Cinayet Masası Komiseriydi. Byun Baekhyun ise Park Chanyeol'e aşıktı.
Until It's Gone || Chanbaek door Pachichann
Pachichann
  • WpView
    reads 309,160
  • WpVote
    Stemmen 24,309
  • WpPart
    Delen 25
"Neden saçların gri senin?" "Sen neden hastane kokuyorsan, ondan."
fleur de cerisier 🌸 woosan door duvessan
duvessan
  • WpView
    reads 51,366
  • WpVote
    Stemmen 6,426
  • WpPart
    Delen 32
genç oğlan ölü bir beden buldu. ardından kendini, onun yerine geçmiş hâlde...
keşke kedi olsaydım | chanbaek door exounvillage
exounvillage
  • WpView
    reads 21,543
  • WpVote
    Stemmen 1,987
  • WpPart
    Delen 17
"Sorularım saçma değil." dedim burnumu çekerek. "Saçmalar ve eğer teklifime hayır dersen kimse sürekli kediye dönüşsem beni sever misin diye soran biriyle evlenmez. Ben senin tek şansınım şu an." 151220
kırmızı şemsiye | chanbaek door exounvillage
exounvillage
  • WpView
    reads 38,675
  • WpVote
    Stemmen 4,195
  • WpPart
    Delen 24
"Sana dokunduğumda ellerimi saatlerce yıkadığımı göreceksin, benimle bir kafeye oturamayacaksın, dışarda yemek yiyemeyeceksin, obsesyonlarım olduğunda saçma sapan hareketlerim olacak. Ben her şeyiyle kabul edilebilecek bir adam değilim." 15.03.22
Greetings From The Flash9 || Chanbaek  door Pachichann
Pachichann
  • WpView
    reads 196,535
  • WpVote
    Stemmen 15,519
  • WpPart
    Delen 35
Evet, dedem koymuş adını. Amerika'ya gidip arabayı bizzat ilk elden aldığında kaldığı otelin önünde bir araba dururmuş, bir tekeri patlakmış. Ne zaman otelden çıksa ilk gördüğü o tozdan griye dönmüş araba ve üstünde kırmızı etiketle yapıştırılmış yazı. FLASH9. Dedem otelden ayrılmak üzere çıktığı gün, Pontiac GTO 1967'ını almaya giderken saat sabah yedi suları, son kez arabayı ve yazıyı görmek istemiş fakat bir bakmış ki araba ortalıkta yok. Etrafa bakınmış, hayır yok. Son kez görememek içine çok oturmuş dedemin, o da yeni aldığı arabasına Flash9 ismini vermiş. Süper hikaye bence. [love hate araba yarışlı ficim, 2019]
katil balinalar gibi //chanbaek door ulzzchan
ulzzchan
  • WpView
    reads 23,118
  • WpVote
    Stemmen 2,140
  • WpPart
    Delen 31
Her akşam dairemizde buluşup boş yaptığım arkadaş grubumun en afili elemanı Oh Sehun'a göre garip gelen bir şey vardı. Bana göre hep bilgisayarını bozan komşu oğlundan ve patrondan öteye gidemeyen Park Chanyeol, Sehun'a göre buraların en iyi bilgisayar kullanan insanıydı. Tabii, ben buna inanmıyordum başlarda. O olay yaşanıncaya kadar da inanmayacak, bunu reddedecektim kendimce. İnanın bana kendimi, içine düştüğüm durumun ne kadar vahim olduğunu fark ettikten sonra dünyanın en süzme salak insanı ilan etmiştim. Abartıyorsun demeyin. Sonuçta her hayat kendince bir vahşi doğa belgeseli ve vahşi doğada her şey tahmin edilemez olaylar silsilesinden ibaret. Özellikle de işin içinde katil balinalar varsa. Bu da benim vahşi doğal belgeselimdi. Başrollerinde ben ve Park Chanyeol oynuyorduk. Ve o, bu hikayenin katil balinasıydı.
Just the two of us/ Jeongcheol ✓ door meaniemm
meaniemm
  • WpView
    reads 3,086
  • WpVote
    Stemmen 315
  • WpPart
    Delen 5
{TAMAMLANDI} İçinde bir anda yanmaya başlayan arzuya engel olamadı, onu söndürmek gibi bir niyeti de yoktu. Şu anda ta en derininde hissetmiş olduğu bu duyguya aşina değildi. Ne karısı ne de sarayın geri kalan cariyeleri onu bu kadar cezbetmemişti. Bir erkeğe ilk görüşte bu denli bir şehvet beslemesi normal miydi? Gördüğü güzelliğin bir ölçütü olan varlığın gözlerini ondan ayırdığı anda yok olacağından korktu. Göğsü inip kalkarken göz bebekleri genişledi. Kusursuz olan varlığa verilen ismi merak etti, ona dair her şeyi öğrenmek istedi. 26 yaşındaydı, 16 değil ancak şu an kanı delicesine hızlı kaynıyordu. Hiç böyle hissetmemişti, adeta tenini kavuran hisle boğazının kuruduğunu hissetti, ne kadar yutkunsa bile geçmedi. Kurumuş dudaklarını ıslatırken Seokmin'e çevirdi bakışlarını. "Adı ne?" Seungcheol, Seokmin'e dönerken sesindeki coşkuyu bastırmak için büyük bir çaba gösterdi. Sakin bir şekilde çıkan sesiyle hafifçe nefes aldı. Gözleri bir Seokmin bir de göldeki meleğin arasında gidip gelirken alt dudağını kemirdi. Seokmin, efendisinin bir az evvel baktığı yöne baktığında gördüğü kişiyle kaşları çatıldı. Onu tanıyordu. Efendisinin neden birdenbire ona göldeki kişiyi sorguladığını anlam verememişti. Efendisi normalde meraklı bir insan değildi, yavaşça kıstığı gözlerini ihtiyatla veliaht prense geri çevirdi. "Jeonghan," dedi yavaşça. "Yoon Jeonghan." Seungcheol'ün yüzü aydınlanırken hafifçe güldü ve yavaşça, kısık bir sesle tekrarladı. "Jeonghan."