Final Beklenenler
48 stories
KÜL YAKUT by gulnisnis
gulnisnis
  • WpView
    Reads 4,689
  • WpVote
    Votes 360
  • WpPart
    Parts 12
Toprak Samir Sermet, dünyaya yayılmış 7 Osmanlı mücevherini ararken, Kahire'de tarihi mücevher piyasasına ait büyük bir davette karşılaştığı Anya Valeria ile anlaşma yapmak ister. Yedi mücevher. Bir tehdit, Bin çaresizlik. Kaçışı olmayan bir anlaşma... Bir ifade, bin his. * "Keşke ölseydin." dedi Toprak Samir Sermet. "Ölemedim." dedim, denedim. "Benim içimde çoktan öldün." "Benim içim de çoktan öldü." * * * Tüm kurgu ve detaylar tamamen şahsıma aittir. Kurgumun ve kitabımın dosyaları tarihleriyle beraber kayıtlıdır.
YARINI BEKLEYEN GÜNLER by BSplendente
BSplendente
  • WpView
    Reads 3,735
  • WpVote
    Votes 361
  • WpPart
    Parts 15
Bir doğum günü partisinin sonunda en yakın arkadaşının öldürülmesi ile adalet ve intikam yolculuğuna çıkan Asil Han Evren, çıktığı bu yolculukta neler ile karşılaşabileceğini az çok biliyordu ama her şey bildiği gibi olmamıştı. Yanılmıştı, ilk kez değildi ama en güzeliydi. Adalet ve intikam terazisini dengede tutmaya çalışırken; bu iki duygudan daha tehlikeli bir duygunun eklenmesi ile birlikte tüm denge bozulmuştu. Terazi artık ölçmüyordu, görevi kalp ve beyin üstlenmişti. Peki, bu yolculukta gerçekler ortaya çıkacak mıydı? Asil'in amansız düşmanı her şeyi mahvedecek miydi? Hangi gerçek ortaya çıkardı bilinmezdi ama amansız düşman ile yapılan savaşta bir galip olmayacaktı. Mağlubiyetin ağır tadı, insanları yakacak ve yıkacaktı.
Bir Umut ( Aile Serisi-1 ) by blablayz
blablayz
  • WpView
    Reads 9,600
  • WpVote
    Votes 650
  • WpPart
    Parts 15
Yıllardır eksik bir hayatın içinde büyüyen genç bir kız, geçmişinden kalan silik hatıraların peşine düşer. Bir umut, bir tesadüf ve kalbinde hiç dinmeyen ait olma arzusu onu ailesine götüren zorlu bir yolculuğa sürükler. Bu hikâye; kaybolan bağların, sessiz acıların ve sonunda kavuşmanın iç burkan ama umut veren öyküsünü anlatıyor. Geçmişin suskunluğu ile bugünün gerçekleri arasında sıkışan bu yolculukta, her adım yeni bir sırla, her yüzleşme derin bir yarayla gelir. Genç kız, ailesine ulaşmaya çalışırken aslında kendini, kim olduğunu ve affetmenin ne anlama geldiğini de öğrenir. Çünkü bazen insan, yıllarca aradığı evi bir kapının ardında değil; bir sarılmanın sıcaklığında, bir sesin titrekliğinde ve "artık yalnız değilsin" diyen bir aile sevgisinde bulur. Peki, her şey için geç kaldığını düşünen bir kalp, yeniden ait olmayı öğrenebilir mi?
LEYL by vaveylanizm
vaveylanizm
  • WpView
    Reads 144,986
  • WpVote
    Votes 9,397
  • WpPart
    Parts 57
"Terk edilmiş bir şehir..." Kaşları çatıldı. Kafamı tekrar salladım. İşaret parmağımı şakağıma dayadım. "Kafamın içinde terk edilmiş bir şehir var." Gözleri gözlerimde merakla dolandı. Kurcalamak istiyordu. Dediklerimden hiçbir şey anlamamıştı ve öylece kurcalamak istiyordu. "Bu şehir benim sonum olacak." Deli gibi gözüküyordum. Bundan emindim. Benden korkması isteyeceğim son şeydi. Ancak öylece yüzüme baktı ve gözlerimi tavaf etti. Yalnızca birkaç saniye sonra dudakları aralandı. "O şehri yak." Kaşlarım çatıldığında yüzüme ciddi bir şekilde bakıyordu. "Ateşi ben bulurum. Sen sadece o şehri yak." Kolunda bir kurşun yarası, kafamda bir cinayet masası varken o şehri içindekilerle beraber ateşe verdim. H.Y
GÖNÜL ŞİFASI by nasende
nasende
  • WpView
    Reads 765,343
  • WpVote
    Votes 22,159
  • WpPart
    Parts 62
Toprakla başlayan kan davası. Ve kan davasını bitiren bir hata. Kalbe sıkılan kurşun; kanından bile tiksindiği bir adamın kucağına düşürdü. Hatayla başladı, acı çektirme amacına döndü. Yalanlar söylendi, hesaplar kapandı. Sonunda mağlup olan düşmanlık, kazanan aşk oldu. Hırsıyla bilinen bir adam Mirhan Mirza Hükümsüz. Bölgede oyun kurucu rolüne geçmek için gece gündüz durmadan çalışan bir adamın ta kendisi. Güzelliğiyle şehre nam salan Dilem Yıkılmaz. O hiç bir şeyi unutmaz! Onun tek unutmak istediği annesinin öldüğü günün doğum günü olduğu gerçeği. Ve onları bir araya getiren rastlandı değil, kaderin ta kendisi! BİRLİK EVRENİ SERİSİNİN birinci kitabıdır. Evren üç serilik ana kitaptan ve iki yan kitaptan oluşmaktadır. Kitaplar birbirinden bağımsızdır fakat birbiriyle bağlantılı olayların yaşandığı bir evrende geçmektedir. Gönül Şifası, Birlik Evrenine giriş kitabıdır. Evrene dair çok spoi yemezsiniz. +18 sahneler içermektedir!
KATRE: Ölümle Öğrendim Beyaz Aydım by imariland
imariland
  • WpView
    Reads 22,482
  • WpVote
    Votes 1,644
  • WpPart
    Parts 4
❝Aynı diyardan değildik, o bana yabancı değildi ben ise ona kırk el yabancıydım.❞ 💧 Neva bir gece üniversite sınavı için tarih çalışırken masa başında uykuya dalar ve gözlerini açtığında eski bir çadırın içinde yanında bir adamla uyanır. Yanında uyandığı adam Karaşahlı devletinin veliahtı olan Kerim Han'dır. Adam onu gördüğü ilk andan beri hainlik ile suçlar ve ikisi arasında anlam verilemeyen gizli bir çekim başlar. 💧 Belimi büküp önünde eğildim, saygımı belli ediyordum. "Buralardan gideceğim Han'ım." Başım eğik ellerim önümde birleşik ona sunabileceğim tüm saygıyı sunuyordum. Bu halime dayanamamış olacak ki Ayaklarının bağı çözülmüş gibi dizlerinin üstüne çöktü. "Yapma bunu." Sesi bir fısıltıdan ibaretti. "Lütfen ayağa kalkın Han'ım sizin gibi birinin bu durumda olması itibarınız için zedeleyeci olur." Yine onu düşünüyordum, yine ona öncelik veriyordum. "Daha öncede ayaklarına kapandım, önünde diz çöktüm." Doğru söylüyordu ama arada büyük bir fark vardı ve o farkı dile getirdim. "Öncesinde sevdiğim adamdınız, önümde diz çöküşünüz beni rahatsız etmezdi. Şimdi ise ben sıradan bir vatandaş sizde devletini seçmiş bir Han'sınız. Arada çok fark var." Tüm bunları söylerken kalbim paramparça oluyordu. Başını kaldırıp acıyla gözlerime baktı, ben hala doğrulamamıştım onun ayağa kalkıp selamımı almasını bekliyordum ama yapmıyordu işi bir çıkmaza sokuyordu. Dudaklarından beni tarumar edecek o iki kelime çıktı. ❝Gidersen affetmem.❞ ❝Kalırsam kendimi affetmem.❞ Ayağa kalktı, lakin kelimlerimin onda yarattığı darbe enkazının ayaklarımın dibinde kaldığını çok net gördüm. Gözlerine baktım, o da şimdi bana kırk el kadar yabancıydı. Husuf Serisi 1. Kitap ❗️‼️Kitabın konusu
KIYILARIMA UĞRAYAN KAHRAMAN by morincilerim
morincilerim
  • WpView
    Reads 147,105
  • WpVote
    Votes 11,813
  • WpPart
    Parts 11
Bütün yollarımın sonu sana çıkacaksa hangi yolu yürüdüğümün bir önemi var mı? 🌊
Melâl ( Gerçek Ailem) by sorunumkendimle_
sorunumkendimle_
  • WpView
    Reads 148,466
  • WpVote
    Votes 9,193
  • WpPart
    Parts 11
Liva Marsel.
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,218,353
  • WpVote
    Votes 73,004
  • WpPart
    Parts 21
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
Mecrûh by Sairsell
Sairsell
  • WpView
    Reads 244,777
  • WpVote
    Votes 11,848
  • WpPart
    Parts 35
18 yaş altı olan arkadaşlarım lütfen bu hikayeyi okumayınız rica ederim. Eski dönem hikayesidir! Yaş farklı vardır! "Kucağımda uyutmaya çalıştığım küçük kadınım" diyen adamın varlığıyla seyrek nefeslerim hızlanmaya başlamıştı. "İçimi erittiğinin farkında mısın adam" diye soludum. Ali Murat hafif sert kaşlarını milim milim çatmaya başlamıştı. "Sen farkında mısın peki içimde ne biçim tufanlar kopardığının" dedi burnuma buse kondurdu. Burnumdan sonra çeneme doğru uzandı. "Beni bu pürüzsüz ten, bu tazelik öldürecek" küçük dokunuşları ile kucağına çekti beni kocaman kucağına sığdırdığında küçücük kalmıştım. Ellerini belimde geçirip yüzüne sabitledi yüzümü. "Suretin aşkın kalemi" dedi ve dudaklarıma kapandı. "Suretin ki beni en dibe vuran canan..." Öyle güzel öpüyordu ki içimde bulunan toz bulutu beni derinlere çekiyordu. Ona tutulduğumu onsuz olacamacağımı hissettiğimde anladım...