•••
70 stories
AMBİVALANS +18 by Oyunbozan_7
Oyunbozan_7
  • WpView
    Reads 80,758
  • WpVote
    Votes 3,042
  • WpPart
    Parts 24
*Yarı textingtir. Yetişkin ögeler fazlaca vardır, rahatsız olacakların şimdiden okumaması rica olunur. ... Ondan nefret ediyordum. Çocukluğumun en utanç verici anlarının sahibiydi o. Benimle alay eder, küçük düşürmeye çalışırdı. Çoğu zaman başarılı olurdu da. Peki ben ne yapıyordum burada? O nefret etmem gereken kişi olarak kalmalıydı. Kollarında yatmam gereken adam olarak değil. ... Biraz da askeriye eklendi. Veee küçük bir bilgi, bu kitabın çoğu yeri gerçek hayattan esinlenerek yazıldı.
BEYAZ SANCI by verosthetic
verosthetic
  • WpView
    Reads 82,761
  • WpVote
    Votes 3,913
  • WpPart
    Parts 54
O, aşık olduğu adamı alabilmek için her şeyi yapabilecek kadar gözü kara. Onu kendinin yapabilmek adına varlığını ortaya koyabilecek kadar kararlı. Fakat bir şeyi unutuyor. Gönlü sende olmayana gönül verilmez.
AYSAR +18 / Texting by Oyunbozan_7
Oyunbozan_7
  • WpView
    Reads 294,982
  • WpVote
    Votes 6,056
  • WpPart
    Parts 35
-Öylesine texting olarak yazılmış bir kitaptır- +18 ögeler barındıracaktır. Velhasıl +21 olan yerlerde vardır. (İsimler gerçek hayatta var olan kişilerden esinlenmekle beraber kurgu hayal ürünüdür.) 05***; Fatihhhhh 05**; Bu işkenceye ne zaman son vereceksin? Yetmiyor mu ayrı kaldığımız, daha ne kadar o gözlerin beni görmeyecek? 05**; Çok mu zor beni görmek? Bu kadar mı görünmezim senin için? Görüldü. Gönlümün Fatih'i; Affedersiniz? Yanlış numara sanırım. 05***; Affetmem! Gözümün önünde başkasıyla sevgiliyken nasıl affederim? 05***; Canım yanıyor Fatih!
KURALSIZ by Esranrkurt
Esranrkurt
  • WpView
    Reads 34,797
  • WpVote
    Votes 2,146
  • WpPart
    Parts 45
Bir canavarın dikkatini çektim. Ama canavar dediğin şey her zaman diş göstermez. Bazen güzel konuşur, ceketini düzeltir, sandalyeni çeker. Büyükannem beni onun hakkında uyarmıştı. Dinlemedim. İşaretleri gördüm. Ama görmezden geldim. Görmek istemedim. Çünkü Dante Vitale korkutucu değildi. O, insanların bakmaktan kaçamadığı türden bir karanlıktı. Çekiciydi. İnsanları yakmadan ısıtan bir ateş gibi duruyordu. Ta ki içine girene kadar. Dante Vitale; soğukkanlı, hesapçı, incelikle cilalanmış bir vahşet. Beni kandırdı. Peri masalına inanmama izin verdi. Prensin o olduğuna kendimi ikna etmeme göz yumdu. Oysa prens, canavarın insanlara gösterdiği hâliydi. Canavar ise prensin kapılar kapandığında kalan kısmı. Fark ettiğimde çok geçti. Her iki yüzüyle de, çoktan avuçlarının içindeydim. Onu seçtiğimi sandım. Aslında seçilenin ben olduğunu fark etmeden. Şimdi kaçıyorum. Ama canavarlardan kaçamazsın Onlar kaçmanı bir reddediş olarak algılamaz. Bir davet olarak görür. Ve onlar için bu, oyunun nihayet ciddileştiği andır. Düşmanının zaafı senin de zaafın haline gelseydi yine de ona zarar verebilir miydin? . . . "Peki," dedi, kadehini alıp hafifçe kaldırarak. "O zaman sıradan bir akşam yemeğine... ve sıradan bir adamla paylaşılan sıradışı bir ana." Dante'nin dudaklarının köşesi kıvrıldı. "Kime sıradan dediğine dikkat et, Irina," dedi, şampanya kadehini onunkiyle çarpıştırırken. "Bazı sıradan adamlar, hayatını değiştirebilir."
Günahın Koynunda Nazenin by svlaelf
svlaelf
  • WpView
    Reads 984,578
  • WpVote
    Votes 18,118
  • WpPart
    Parts 12
"Ama inan bana düştüğüm o şevhetin tadı, sizin kutsal kitaplarınızda tarif edilen ateşin içerisinde binlerce kez yanmaya değer. Yanmaya değer... Her ateşte her dinde yer edinmiş cehennemin ateşinde yanmaya değersin sen." (alıntı) * Resmi nikah yapılmıştı ve sanki bir tek bu gerekliymiş gibi bizi yalnız bırakarak evden ayrılmışlardı. Ben koltuğun başında ayakta dururken o karşı koltukta oturur vaziyetteydi. Gözleri üzerimde gezinirken rahatsızca yerimden kıpırdadım ve odaya doğru adımladım. Peşimden gelen ayak seslerini işitiyordum lakin bu daha fazla hızlanmama neden oluyordu. Benim durmayacağımı anladığında kolumdan tutarak beni durdurdu. Kolumu bırakması için anında durdum ve kolumu kurtardım. Dini nikahımız yoktu ve biz ikimiz aynı evde, yalnız başımızaydık. Allah'ım sen yardım et, sen beni bağışla. Elini başıma doğru uzatarak baş örtünme dokundu. Tüm tüylerim sinirle kabardı ve sesimi yükselterek konuştum. "Bana sakın dokunma, yaklaşma bile." Alayla konuşması gözlerimin bir ateş gibi patlamasına neden oldu. "Evlenince başındaki örtüyü çıkarmakta bir sıkıntı yok diye biliyorum." Dini nikahımız olmadığı için böyle davrandığımı biliyordu. Hoş, olsa bile bana dokunmasına müsaade etmezdim ama aynı evin içinde nikahsız bir şekilde durmak canımı yakıyordu. "Allah katında biz evli değiliz." diye kısa bir açıklamada bulundum. "Dini nikah." dedi ve uzun bir süre soluklandı. Nefesinin yüzüme çarpması içimde farklı duyguların uyanmasına neden oluyordu ve ben Allahtan yüzlerce defa bu duygular için af diliyordum. "Eğer gerçek anlamda benim karım olmaya hazırsan hemen şimdi dini nikahımızı kıyarız Elvin."
BİLİNMEYEN NUMARA (+18) by miyavla_
miyavla_
  • WpView
    Reads 135,072
  • WpVote
    Votes 2,369
  • WpPart
    Parts 52
"Seni gördüm." diye itiraf ettim. Yüzü şaşkınlığını belli ederken dudakları aralandı. "Neyi gördün anlamadım?" "O kızla seviştiğini." Yutkundu. "İçerde kucağında oturmuyordu sadece." "Eylül.." "Neden o kızı s*kerken gözlerinle de beni beceriyordun?" Sorumla dumura uğramıştı. Vücuduma sardığım ellerimi çözüp ona uzattım. Yakasından tutup kendime çekerken zorlanmamıştım. "Beni mi hayal ediyordun?" diye fısıldadım dudaklarına doğru. "H-hayır." Nefes alışverişi hızlanmıştı. Bacaklarımı aralayıp kendimi ona bastırdım. Kalçamı hareket ettirip sürtünürken kesik kesik nefesler alıyordu. "Eylül ne yapıyorsun?" Cevap vermedim. Ne yaptığımı bilmiyordum. Sadece sürtünüyordum. Kasığım istekle sızlarken bu isteği bastıramamış sürtünmeye başlamıştım. Bu çok iyi hissettiriyordu. Onun sertliğine kendimi sürtmek.. Yakasındaki ellerimi boynuna doladım. Elleri belime ve kalçama kaydı. Beni daha da kendine çekip mermerin ucuna kaydırdı. "Bu çok yanlış." desede kendini bana bastırıyordu. Belimdeki eli bacağıma kaydı. Bacağımdan eteğin altına.. Kadınlığıma değen parmaklarıyla başımı geriye atıp kısık sesle inledim. İç çamaşırımın üzerinden okşuyordu. Parmakları usulca yukarı çıkıp iç çamaşırımın içine kaydı. Eli artık direkt kadınlığıma temas ediyordu. "Sen neden izliyordun o kızı s*kmemi?" diye sordu parmağını klitorisimin üzerine bastırarak. Gözlerine baktım. "O kızın yerinde mi olmayı hayal ediyordun?"
NİKOLAİ MİLORADOV: Milyon Dolarlık Proje ღBİTTİღ by -BuzlarKralicesi
-BuzlarKralicesi
  • WpView
    Reads 363,912
  • WpVote
    Votes 29,138
  • WpPart
    Parts 102
❝ Club Hydra'nın prensi, Nikolai Miloradov. Ona kim hayır diyebilirdi ki?❞ ✥ Nikolai Miloradov, sonsuza dek sahip olamayacağı bir kadına âşıktı: Lâl Alsancak. Düşmanının karısı ve çok yakında onun çocuğunun annesi olacak olan kadına. Club Hydra'nın prensi olması, derin yalnızlığını ve ailesi için "milyon dolarlık bir proje" olduğu gerçeğini ne yazık ki değiştirmiyordu. Ta ki Ilya'yla tanışana dek. Ilya Wasikovska, Hydra'ya olduğu gibi hayatına da hiç beklenmedik bir anda girmişti. Kim olduğu, nereden geldiği ve ne yapmaya çalıştığı ise bir gizemden ibaretti. O, bu hikâyenin figüranıyken Hydra'da gerçekleşen bir kasa soygunuyla aniden Miloradov'un sahte nişanlısı oluvermişti. Bu kulübe geldiği andan beri hayran olduğu o adamın nişanlısıydı artık. Sahte nişanlısı. Ancak bilmediği tek şey, Nikolai Miloradov'un kalbine girmek Club Hydra'ya girmek kadar kolay değildi. Zira Miloradov'un kalbi epey kalabalıktı. UYARI: Bu hikâyede yetişkin içerik bulunmaktadır. Copyright © Tüm Hakları Saklıdır
just friend | texting ✓ by ilovepikap
ilovepikap
  • WpView
    Reads 1,366,714
  • WpVote
    Votes 47,309
  • WpPart
    Parts 36
[kısa hikaye] Barın'ın da ağzından bir inleme duyduğumda, "Söylesene, Meva." demişti. Kalçamı sıkıp beni, altımda sertleşmiş olan uzvuna bastırırken, "Hangi arkadaş birbirinden bu kadar etkilenir?" [cinsellik ve argo bulunur] •başlama tarihi: 170423 •bitiş tarihi: 130823
KATRAN KARASI by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 173,482
  • WpVote
    Votes 16,042
  • WpPart
    Parts 14
"Daha şimdiden yeşillerinden yaş akıtmışım." Hale, dudaklarını sıkıca birbirine bastırdığında onda tuttuğu gözlerini çekip bir an etrafında dolaştırdı ve yeniden baktığında az önce göz bebeklerinden geçen o hissi sakladı Cihan. "Hikayemi duydun." dedi, pürüzlü bir sesle. Kambur gibi duran sırtını dikleştirdi. "Sekiz yıl önceki o adam olmadığımı da gördün." Söyledikleriye titrek bir nefes verdi ikisi de. "Git Hale." Hale'nin tam göğsünün ortasında derin bir sızı meydana geldi. "İnsanlar susmayacak. Konuştukça seni yaralayacaklar. Sonra kaçmaktansa şimdi kaç, git Hale." Kara gözlerini son bir kez daha onun yeşil gözleriyle buluşturdu. Bu defa saklamayamadı hislerini. Silik bir şefkate sarılmış bir hüzün vardı. Yine de son sözleri, bakışlarında taşıdığından çok uzak, buz gibiydi. "Bu evlilikten vazgeç, git."