fat6690 adlı kullanıcının Okuma Listesi
9 stories
GECENİN KÜLLERİ by melikemn
melikemn
  • WpView
    Reads 735,111
  • WpVote
    Votes 31,343
  • WpPart
    Parts 58
-Küfür, şiddet ve cinsel öğeler içerir.- 🕯️ Mafyanın güçlü isimlerinden Yaman Çakır Karaaslan, kendini 2024 yılında kaybettiği karısının katilini bulmaya adar. Hırsıyla, öfkesiyle etrafındaki her şeyi yakıp yıkan Yaman'ın yolu, bir gece Gökçe'yle çakışır ve bildiği bütün kuralları sorgulamaya başlar. Gökçe Yener, etrafındaki insanların kararlarını hayatının merkezine almış, kendi halinde bir çocuk doktorudur. En yakın arkadaşı Seren'in dağ evinde doğum gününü kutlarken, Seren'in erkek arkadaşı Kuzey Karaaslan'ın yeğeninin hastalanması üzerine yüz metre ilerideki malikaneye gider. Gökçe, istemeden bir adamın vurulduğuna şahit olur ve yolu Yaman Çakır'la kesişir. Vurulan adam, Yaman'ın karısının katilini de bilen tek adamdır ve Yaman, Gökçe'yi adamı iyileştirene kadar rehin alır. Gökçe'nin hem sert ve otoriter Yaman'la, hem karanlık sırlarla dolu Karaaslan ailesiyle, hem de kendi benliğiyle mücadelesi bu andan sonra başlar. 🕯️ BİRİNCİ KİTAP: ALEVSAR İKİNCİ KİTAP: İNKİSAR
KARA ÇİY | MAHALLE by ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    Reads 2,621,938
  • WpVote
    Votes 98,955
  • WpPart
    Parts 46
"Şeytan, meleğin kanatlarını severken yanlışlıkla kopartabilir, güzel kiracı." 🪽 | 1,82m okunma ile final yaptık. | Gerilim, korku ve şiddet içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Her hakkı saklı tutulmaktadır. Benzerlik ya da çalıntı durumunda saklı tutulan tüm haklar kullanılacaktır.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 22,340,771
  • WpVote
    Votes 1,355,973
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,944,124
  • WpVote
    Votes 195,956
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Psikiyatristin Savaşı (Kitap Oldu) by vilesheed
vilesheed
  • WpView
    Reads 511,429
  • WpVote
    Votes 2,430
  • WpPart
    Parts 4
Sarsılmaz prensipler, akademik bir zırh ve tertemiz bir geçmiş. Dr. Lizge Koral için Aras Ertekin, çözülmesi gereken karmaşık bir vakadan fazlası değildi. Ancak demir parmaklıkların ardındaki o zihin, Lizge'nin kutsalı saydığı tüm tıp literatürünü tek bir bakışla küle çevirecek kadar zehirliydi. Aras; bir sosyopatın keskin zekasına, bir katilin buz gibi soğukkanlılığına sahipti. O, iyileşmek için değil; kendisini iyileştirmeye çalışan ruhu, kendi karanlık krallığına çekmek için oradaydı. Terapi odasının soğuk duvarları arasında başlayan bu oyun, kısa sürede bir tedaviden çıkıp karşılıklı bir imha operasyonuna dönüştü. Lizge, analiz ettiği her karanlık düşüncenin içinde kendi sonunu hazırlarken farkına vardı: Bazı yaralar iyileşmek için değil, daha büyük bir yangınla mühürlenmek için açılırdı. İyileşmeyi reddeden bir adamın, şifayı onun kanlı ellerinde arayan kadını... Geri dönmek için çok geç, bu yangından sağ çıkmak ise artık imkansız.
KARANLIĞA DOĞANLAR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 5,442,595
  • WpVote
    Votes 314,227
  • WpPart
    Parts 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 64,426,607
  • WpVote
    Votes 3,192,785
  • WpPart
    Parts 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,697,643
  • WpVote
    Votes 582,006
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
SEVECEKSİN  (köy serisi 1)  by KumsalGezici
KumsalGezici
  • WpView
    Reads 4,778,368
  • WpVote
    Votes 144,512
  • WpPart
    Parts 69
Azad Karan, yüreğinin tam ortasına kor gibi düşen Nida'nın aşkıyla yanıp tutuşmaya başlamıştır. Ateşi bir türlü dinmiyordur çünkü Nida onun yanından bile geçmek istemeyen, köydeki diğer insanlar gibi ondan korkan bir kızdır. Aşkının karşılığını alamayan Azad, bu yolda her şeyi göze almıştır. İyi ya da kötü, incinerek veya inciterek Nida'yı kazanmaya karar verir. Gözü ondan başkasını görmüyordur, Nida'nın aşkı onu olduğundan daha acımasız birine dönüştürür. "Seni çok seviyorum, sen de beni seveceksin."