Ben onu bekledim ama o hiç gelmedi
3 stories
ALİ AYŞEYİ SEVİYOR ! oleh nusyaa
nusyaa
  • WpView
    Membaca 316,076
  • WpVote
    Suara 18,573
  • WpPart
    Bagian 41
Çocuklar bile biliyor... Ali Ayşe'yi seviyor!
NAR BÜLBÜLÜ (DÜZENLENİYOR) oleh KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Membaca 333,135
  • WpVote
    Suara 1,992
  • WpPart
    Bagian 8
"Sana neden Nar Bülbülü dediğimi biliyor musun? Çünkü en az onların ki kadar büyük bir yüreğin, onların ki kadar büyük bir cesaretin var. Sende onlar gibisin, yuvanı ölümüne savunuyorsun. Ama... Ama yorulacaksın Narin. Kanatlarında taşıyamayacağın yükler var. Dayanamayacağını biliyorum. Bir, Nar Bülbülü olsan bile..." Narin Özkan, geçmişi ardında bıraktığına inanarak, kendine ve oğluna yeni bir hayat kurduğunda hesaba katmadığı tek şey acı dolu bir haberdi. Umutları ve hayalleri bir kez daha yıkıldığında kaderin onun için çizdikleri henüz bitmemişti. 5 yıl önce ardında bıraktığı adamla yolları bir kez daha kesişmek zorundaydı ve bu hiç kolay olmayacaktı. Hiçbir şey bıraktığı gibi değildi. Sevgi ve tutkuyla bakan o kahve gözler ona artık kin ve nefretle bakıyor, adamın bir zamanlar seni seviyorum diyen dudakları bu kez ona bir hiç olduğunu haykırıyordu... Beş yılda neler değişebilirdi? Gerçekten seven bir kalp unutabilir miydi? İntikam hırsıyla yanan bir insan aşkı hiçe sayarak nefret edebilir miydi? Kırılan bir güven yeniden onarılabilir, bir kadın oğlu için her şeyi sineye çekebilir miydi? Sevdiklerini korumak adına ne kadar susabilir, tehlikeyi ne kadar göğüsleyebilirdi? En zoru da, bir kez daha bırakıp gidebilir miydi? "Ben... Ben bir Nar Bülbülü olamam. Unuttun mu? Korkağın tekiyim ben. Korkularım yüzünden hayatımın beş yılını acılar içinde geçirdim. Gururum yüzünden gelemedim sana, dinle diyemedim. Ben bir Nar Bülbülü değilim. Olsa olsa kanadı kırık bir serçe olur benden. Bir Nar Bülbülü değil..." *** Hikayelerim isim haklarıyla birlikte noterde adıma kayıtlıdır. Çalıntı ya da izinsiz kullanmak durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
Doğuştan Rahatsız oleh plutonalien
plutonalien
  • WpView
    Membaca 40,673
  • WpVote
    Suara 5,636
  • WpPart
    Bagian 20
Ona aşık olduğumda, sekiz yaşındaydım. Tüm Dünya bir yana o bir yana, kardeşimin okula başladığı gün. Her teneffüs yanına geleceğim diye yemin ettirmek için ayakkabılarımı saklayan kardeşimin. İlk teneffüste ondan iki sınıf üstte olmanın verdiği Miroğlu edasıyla sınıfına girmiştim. Ve yanında o oturuyordu. Yaren. Çok güzel oturuyordu be! Birinci sınıfın gerginliğinden kaleminin tepesini dişleyişine aşık olmuştum galiba. Ya da belki de ışıklı spor ayakkabıları yüzündendi. Örgülerine bağlı olan kurdelelerden de olabilir. Bilemiyorum. Gördüğüm an, Dünya Güneş'in değil, benim etrafımda bir tur atmıştı. "Nasılsın bakalım birinci sınıf bebeği?" diye gitmiştim yanlarına. "Abiii!" demişti kardeşim Yeşil heyecanla. "Bak, bu Yaren. Benim arkadaşım." Bu cümle, o günden tam on dört sene sonra şu şekle evrildi: "Abi, Yaren benim arkadaşım. Onu sevme." Bilmiyorum ki, belki aşk böyle bir şeydi, insanın başına bir kere gelirdi ve onunla hayatınızı geçirseniz de geçirmeseniz de, unutulmazdı. Ya da belki aşk, daha önceden aşık olduğunuzu sanıp başka birine izin vermemekti ve o birinin hayatınıza hiç anlamadığınız bir anda sızmasıydı. Belki de Yeşil'in dediği gibi.. Yeşpopotamlar bile aşık olabiliyorsa, ağabeyleri de olurdu, değil mi? Tabi ağabeyleri aşkı yanlış yerde aradığını biraz geç öğrenecekti. 05082020