AsyySua
Yüzyıllardır süren savaşın ortasında doğan Jake, karanlığın içinde açan nadir bir çiçek gibiydi. Onun ülkesi yolsuzluk, ihanet ve kanla çevriliydi; saray duvarlarının ardında herkes bir şeyler saklıyor, herkes hayatta kalmak için başkasını ezmeye çalışıyordu.
Ama Jake farklıydı.
Halk onu "lotus prens" olarak tanıyordu. Zarif gülümsemesi, sakin tavırları ve kusursuz nezaketiyle herkesin kalbini kazanmıştı. Kimse onun bu güzelliğin ardında keskin bir zekâ, güçlü bir irade ve yıllarca sakladığı sırlar taşıdığını bilmiyordu.
Çünkü Jake sadece güzel bir prens değildi.
O, düşman krallığın kalbine gönderilmiş gizli bir silahtı.
Görevi basitti:
Karşı krallığın zalim veliahtı Sunghoon'u yok etmek.
Sunghoon, Varynth Krallığı'nın veliahtıydı.
Onun adı savaş meydanlarında korkuyla anılırdı. İnsanlar onun merhametsiz olduğunu, kalbinin taşlaştığını ve tahta geçmek için herkesi yok edebileceğini söylerdi.
Sunghoon, çocukluğundan beri bir hükümdar değil, bir silah olarak yetiştirilmişti.
Sevgi onun için bir zayıflık, güven ise bir hataydı.
Ta ki sarayına Jake gelene kadar.
Barış anlaşması için yapılan siyasi evlilikte Jake, düşmanının sarayına adım atar.
Herkes onun birkaç gün içinde kırılacağını düşünür.
Ama Sunghoon ilk geceden bir şeyi fark eder:
Jake korkmuyor.
Onun yanında herkes başını eğerken, Jake gözlerinin içine bakıyor.
Onun tehditlerinden kaçmak yerine gülümsüyor.
Ve Sunghoon ilk kez birinin kendisinden değil, kendi içindeki canavardan korkmadığını görüyor.
Başlangıçta ikisi de birbirini kullanmaya çalışır.
Jake, Sunghoon'un zayıf noktasını bulup onu yok etmek ister.
Sunghoon ise Jake'in kusursuz maskesini kırıp gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya karar verir.
Fakat zaman geçtikçe ikisi de fark eder:
Jake'in güzelliğinin altında yalnızlık vardır.
Sunghoon'un zalimliğinin altında ise yıll