bilinmeyen1351
- LECTURES 2,383
- Votes 419
- Chapitres 2
Savaş ve Yıldız çok yakın iki arkadaştır. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyecek kadar ileri seviyede dostlukları vardır. Liseden beri süregelen arkadaşlığa herkes imrenerek bakar. Onlar dost, arkadaş ve en önemlisi sırdaştır.
Bu arkadaşlık Efe'nin doğum gününde içeceklerine haince atılan ilaçla derinden sarsılır. Kendilerinden geçen ikili kim olduklarını unutarak geceyi beraber geçirirler. Sabah uyandıklarında ikisi de hayatlarının şokunu yaşarlar. Ne olduğunu anlamayan ikili, o geceyi unutup zor da olsa arkadaşlıklarına devam etmeye karar verirler. O gün hiç yaşanmamış, hiç yakınlaşmamışlardı. Böyle kabul edeceklerdi.
Fakat bu anlaşmayı bozan küçük bedenin ana rahmine düşmesi oldu! İki ay sonra Yıldız korkarak yaptırdığı teste hamile olduğunu öğrenir. Şimdi isteseler de o geceyi unutamazlardı!
"Doğur!"
Yıldız, adamın ağzından çıkanlarla hayretle kalakaldı olduğu yerde. Önce tam oturtamadı zihninde dediğini, bir an gaipten sesler duyduğunu sandı ama o gözlerdeki ifade duyduklarının sahici olduğunun göstergesiydi.
"N-Ne?"
Bu sefer daha netti sesi Savaş'ın. "Doğur ve bana ver bebeği. Seni asla zorlamam. Nasıl annesin sen diye de yargılamam. Bu bebek hayatımıza normal şartlarda girmedi sonuçta. İkimiz de oyuna geldik..."
Savaş derin nefes çekti içine. Günlerce susturamadığı vicdanı ne olursa olsun evladından vazgeçmemesi gerektiğini söylüyordu ona. O bebeği istiyordu.
"Yine de kararı sana bırakırım. Sen doğuracaksan karar senin. Ama biraz olsun söz hakkım varsa bu bebeği istiyorum. Babandan korkuyorsan evleniriz. Göstermelik bir evlilik yaparız. Çocuk doğduktan sonra sen yoluna ben yoluma. Ben bakarım ona!"
Yıldız öylece adamın yüzüne. Bundan birkaç ay önce en yakın dostu olan adam şimdi karnındaki bebeğin babası olarak karşısında duruyordu ve bu gerçeği hazmetmek çok zordu. Hem de çok zor.