Kasabakedisi
- Прочтений 51
- Голосов 3
- Частей 1
Bulut Erdem için hayat, ödenmemiş kiralar ve sonu gelmeyen sınavlar arasında bir hayatta kalma sanatıydı. Mahalle lokantasının buharlı mutfağında bulaşık yıkar, okulda gastronomi hayalleri kurar, lüks bir restoranın stajyerliğinde ise o parıltılı dünyaya uzaktan bakardı. Ama neşesini hiç kaybetmezdi, ta ki o kazaya kadar.
Tıbbın Gourmand Sendromu dediği o tuhaf şaka, Bulut'un zihnini ele geçirmişti. Artık sadece acıkmıyor, beyni ondan imkansız bir aristokrasiyi, en kusursuz aromayı talep ediyordu. Gecekonduda uyanıyor ama damağı bir kralın sofrasını özlüyordu. Kendi bedeninde, bir gurme tarafından esir alınmış gibiydi.
Kartal Yıldırım ise bu pırıltılı restoranların ve gıda imparatorluğunun gölgedeki asıl sahibiydi. Onun dünyasında bir sosun bağlayıcısı ayrışmışsa ya da bir et, mühürlendiği tavanın isini yeterince içine çekmemişse bu sadece bir mutfak hatası değil, bir otorite sarsılmasıydı. Soğuk, mesafeli ve tehlikeli bağlantıları olan bu adam için kusursuzluk bir lüks değil, bir zorunluluktu. Kartal Yıldırım, tabağındaki tek bir pürüzü bile kendisine yapılmış bir saygısızlık, düzenine vurulmuş bir darbe sayıyordu.
Bu, cebi boş damağı zengin bir kızla, dünyası zengin ruhu aç bir adamın, mutfak tezgahında başlayan zorunlu savaşıydı.