golgekalem999
Bir tarafta baba evinde el üstünde büyütülen, neşesiyle konağı aydınlatan Gece...
Diğer tarafta Karahanlı Aşireti'nin acımasızlığıyla nam salmış, merhameti zayıflık sayan sert ağası Devran.
Her şey, Gece'nin abisinin Devran'ın kız kardeşini kaçırmasıyla başlar. Yılların husumeti bir gecede hararlanır; toprakların kokusu kan kokusuna karışmak üzeredir.
Töre tektir, hüküm kesin: BERDEL.
"Ben bu adamla evlenmem! Beni diri diri mezara gömmeyin."
Gözyaşları içinde ailesine yalvaran Gece, abisinin canı ve ailesinin huzuru için feda edilir. Sevildiği, pencerelerinden kahkahalar yükselen o evden sökülüp alınır.
Ama bu evliliği istemeyen tek kişi Gece değildir.
Devran için bu nikah bir vaat değil; kardeşini kaçıran soyun yüzüne vurulmuş ağır bir tokattır. Sevmediği, tanımadığı ve nefret ettiği bir adamın kanını taşıyan kadını konağına esir gibi getirmek zorundadır.
"Ağlamayı kes!" dedi Devran, Gece'nin çenesini hırsla kavrayarak. Sesindeki buz gibi soğukluk odanın taş duvarlarını titretmeye yeterdi.
"Bu yüzüğü parmağıma seni sevdiğim için takmadım. Kardeşimin şerefini ve aşiretimin namusunu temizlemek için taktım. Sakın bu konakta bir ağa karısı saygı göreceğini sanma! Sen burada benim karım değil; abinin işlediği günahın canlı şahidisin. Ağlaman da sızlaman da benim umurumda değil."
Aynı çatı altında iki düşman...
Biri özgürlüğü elinden alınmış, korkusuna rağmen dik durmaya çalışan yaralı bir kuş; diğeri merhameti sözlüğünden silmiş, öfkesiyle taş duvarları bile yakan sert bir adam.
İki tarafın da istemediği, nefret ve acımasızlıkla başlayan bu berdel; zamanla tutkulu bir aşka mı dönüşecek, yoksa Devran'ın öfkesi ikisini de o konağın taşları arasında yakıp kül mü edecek?
Gece Şahinoğlu & Devran Karahan