deyamacit's Reading List
83 stories
KALBİNİN KORSANI by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 26,851
  • WpVote
    Votes 3,316
  • WpPart
    Parts 16
BİR ESİR TUTSAK HİKÂYESİDİR. Roza ve ailesi, yaşadıkları ada ülkesindeki susuzluk sebebiyle evlerini terk etmek zorunda kalır. Tatlı suyun olduğu bölgeye gitmek için gemiye binerler ve daha ilk gecelerinde korsanlar tarafından esir alınırlar. Soylu insanların ve gizemli korsanların bir araya gelmesiyle başlayan bu macerada bazı kalpler de birbirine esir düşmekten kaçınamaz.
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 651,224
  • WpVote
    Votes 42,579
  • WpPart
    Parts 17
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
SİREN by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 1,635,736
  • WpVote
    Votes 138,557
  • WpPart
    Parts 63
Gardiyan beni ters kelepçe yapmak üzereyken bir daha ileriye fırladım ve kafam Deren'in göğsüne denk geldiğinde, onu omuzlarından sertçe arkaya ittim. Yumruklarımı göğsüne doğru vurup tekmelerken saçlarım sürekli yüzüme düşüp duruyordu. Deren hâlâ aynı kayıtsızlıkla beni izlerken, "Yalvaracaksın!" Diye bağırdım tekrardan. Gardiyanlar sert bir uyarıyla beni ikinci kez yakalayıp ters kelepçe yapmak için yere düşürdüğünde, Deren sanki yere uzanabilmem için bir adım geriye çıktı. Aşağıdan ona, alev alev gözlerle bakarak başımı salladım. "Benden bir çocuğun olması için yalvartacağım seni." Hikâyede +18 unsurlar yer almaktadır!
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,268,938
  • WpVote
    Votes 173,642
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
Yasemin Kokusu by Sarelin
Sarelin
  • WpView
    Reads 454,965
  • WpVote
    Votes 27,296
  • WpPart
    Parts 59
Hep onu sevdim. Ama kabul etmem gereken tek gerçek vardı; Aras başkasının vahasıydı. Onda hüküm süren, onda çiçek açacak olan başkasıydı. Aras bana çiçek açtıramazdı, Aras ruhumun çölünü yeşile bürümekten uzaktı. Çünkü o bütün suyunu, tüm havasını tek bir çiçeğe heba etmişti. İşte bu onun için direnen yanlarımı bile kana buluyordu. Ummak samanlıkta iğne aramaktan farksızdı. Aras Yasemin'i asla unutamayacaktı. Yasemin onun topraklarında açmış tek çiçekti ve daima öyle kalacaktı. Ama onu sevdim. O ise başkasını sevdi. Ölüm onları ayırsa bile sonsuza kadar da onu sevecekti. Çünkü ölüm sevdiklerimizden ayırıyordu bizi belki, ama sevgilerimizden koparamıyordu. Ve bazen kendi kalbiniz de dahil olmak üzere hisseden her şeyi ellerinizle parçalama arzusuna kapılıyordunuz. Bazen her şeyi yok etmek istiyordunuz, bir tek onun dışında. Yalnız o hariç. Ben onu çok sevdim! Birini çok sevdiğiniz zaman, birini kendinizden geçecek kadar çok sevdiğiniz zaman bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmazdı. Olamazdı. Adı aşk olan bir yaranız varsa daima kanardı. Durmazdı. "Bazı yaralar ömrümüze nakış gibi işlenmiştir." dedim yavaşça. "Onlar ne yaparsak yapalım hep aynı yerdedir." Aras benim ömrümün tek nakışıydı. O benim hep aynı yerde kalacak yaramdı. *** Bu hikayedeki tüm kişi ve olaylar hayal ürünüdür. Fakat bu hikayedeki bütün acılar ve gözyaşları gerçektir.
Dört Duvar by beeyzz
beeyzz
  • WpView
    Reads 348,313
  • WpVote
    Votes 39,751
  • WpPart
    Parts 29
Vurdu ve Aşk'tan tanıdığımız Çeşmiahu Tümer'in hikayesidir.
SİYAH RÜYA | TAMAMLANDI by bu1yazar
bu1yazar
  • WpView
    Reads 4,234,676
  • WpVote
    Votes 242,179
  • WpPart
    Parts 62
Okyanus mavisi gözlerinin içerisinde kaybolmak isterken kendimi tamda orada buldum. "YÜZBAŞI KARAY!" Adını duyduklarında tüyleri diken diken olur, yüzünü görenlerin hepsi ölüdür. Rüyalarında rengi olurdu; siyah, beyaz, mor ve gri. Benim rüyam tam olarak siyahın en koyu tonlarında. Savaş bitmedi. Sadece perde değişti. Binalar kül, şehirler enkaz... Gökyüzü karanlık. Ama o hâlâ ayakta. Silahı elinde, künyesi boynunda. Yüzbaşı Karay için emir yok, birlik yok, komuta zinciri yok. Sadece hayatta kalması gereken bir gece ve gerçeği öğrenmesi gereken bir kâbus var. Birde sevdası... Her adımda pusuda bir düşman. Her gölgede eski bir sır. Ve rüyalar artık sadece uykuda gelmiyor. Kurşunların, ihanetin ve karanlığın hüküm sürdüğü bu dünyada, ya uyum sağlarsın... ya da unutulursun. Hazır mısın? Çünkü bu bir rüya değil. Bu, son savaş. Kitabın tüm hakları / bu1yazar adlı kullanıcıya aittir
SİYAH ATEŞ by EzgiKrtkn
EzgiKrtkn
  • WpView
    Reads 2,482,231
  • WpVote
    Votes 77,429
  • WpPart
    Parts 36
Bir ateş yanarken o ateşe kendi ayaklarınızla yürüdüğünüzde kimi suçlayabilirsiniz? Ateşi mi? Onu yakanı mı? Kendinizi mi? Yoksa o ateşin sizi yakacak güce sahip oluşunu mu? Kimi suçlayacağımı bilmiyordum. Tek bildiğim yandığım bu ateşe kendi ayaklarımla yürüdüğümdü. Şimdi cayır cayır yanıyordum ama beni öldüren şey ateş olmayacaktı. Beni öldüren, yandığım bu ateşin karanlığıydı. Siyahtı o. Siyah bir ateşti. Yanıyordu, yakıyordu ama aydınlatmıyordu. Zifiri karanlıkta yanıyordum. Her şey için çok geçti. Bu adam benim sonumdu ve ben, beni yakan bu siyah ateşe çoktan teslim olmuştum. 🌙 "Korkuyor musun?" diye sordu sesini yumuşatarak. "Evet," dedim düşünmeden. "Evet, çok korkuyorum." "Gözlerini kapatırsan korkarsın," dedi omzuma astığı ceketi sıkıca tutup kollarını bana sardığında. İrkildim ama korkmadım. Aksine bu yabancının dokunuşu bana kendimi güvende hissettirmişti. Bu his ise beni afallatmıştı. "Gözlerini kapattığın sürece her zaman karanlıkta olduğunu düşüneceksin. Her şeyi siyah göreceksin. Gürültüyle yanan, etrafı aydınlatan bir ateşi bile." Dudaklarımı ıslatıp söylediklerini düşündüm. "Burada bir ateş yok. Burası karanlık. Baksana, tavandan sızan ay ışığı dışında etrafı aydınlatan hiçbir şey yok!" "Sen varsın," dedi nefesi boynuma dökülürken. "Sen aydınlatıyorsun." KİTAPTAKİ KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLARLA ALAKASI YOKTUR. YETİŞKİN OKURLAR İÇİN UYGUNDUR.
GECENİN İZİ by hisssizyazar
hisssizyazar
  • WpView
    Reads 638,900
  • WpVote
    Votes 29,354
  • WpPart
    Parts 54
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
SIĞINAK by Derunimeyus
Derunimeyus
  • WpView
    Reads 39,534
  • WpVote
    Votes 2,435
  • WpPart
    Parts 43
"Buraya yolu düşen herkesin bir acısı, bir amacı, bir geçmişi vardır. Sığınak'a gelen yolu yürüdüysen ve eğer şimdi buradaysan mutlaka kalbine sığdıramadığın, yüzleşmekten kaçındığın bir yaran vardır." İşaret parmağıyla havada ufak, hayali bir daire çizerken etrafını gösterdi. "Hepimizin olduğu gibi." Aynı yerde yarası olanlar, birbirlerini görürler. Burası Sığınak. Burası, savunmasız ruhların mabedi. Sen, ben ve biz... Herkesin kendini bulduğu, kendisi olduğu yer. Yağmurdan kaçarken, doluya tutulmamak için altına girdiğin çatı... Burası, acılar diyarı. Ve sen, Sığınak'a hoş geldin. Yeryüzünü zehirli bir sarmaşık gibi tamamen hakimiyeti altına almaya, dengesi bozulan adalet terazisini dengede tutmak adına bu yolda kendini dahi feda etmeye ant içmiş bir örgüt lideri... Onun kurduğu düzeni alaşağı etmek adına örgüte sızan iki polis... "Herkesin gözü yeraltında ama kimse başını kaldırıp da yukarı bakmıyor." *Not; Kitabın kişi veya kurum, kuruluşlarla hiçbir bağlantısı veya alakası yoktur. Kitapta bununla ilgili bir atıfta bulunma yer almamakla birlikte, suçlayıcılık yoktur. Olay örgüsü tamamen hikayeleşmiş bir kurgudan ibarettir. Tüm olaylar ve şahıslar kurgudur.