nihils
- Reads 64,461
- Votes 193
- Parts 30
"Siktir..." dedi derin bir nefesle. "Boşalmak üzereyim. İçine..."
"Dayan," diye tekrarladım; sesim bu kez bir tehditle doluydu. Gözlerinin içine bakarak verdiğim bu emir, bedeninin kontrolünü tamamen bana teslim etmesine yol açtı. Hareketlerimiz hızlandı, ritim sınırları aşan bir enerjiyle taştı. Aleksandr'ın boğuk iniltisi odada yankılandı - zevk, acı ve teslimiyetin karışımıydı bu.
Bedeni artık tamamen kasılmıştı. Sırtı gerilmiş, karın kasları taş gibi sertleşmiş, damarları derisinin altında mavi bir ağ gibi belirginleşmişti. Parmakları bacaklarımda morluklar bırakacak kadar güçlü sıkıyordu; tırnak izleri tenimde kırmızı çizgiler ve ince kan izleri oluşturuyordu. Zevkle acının o ince çizgisinde kaybolmuştu.
Ritmimi acımasızca sürdürdüm. Her inişimde içimdeki kaslar onu daha derine çekiyor, karşılıklarımız ritimle birleşince hakimiyetimin tadını çıkarıyordum. "Beni becermeyi seviyorsun," diye fısıldadım dudaklarına yaklaşıp, "En az benden nefret ettiğin kadar."
Gözlerindeki çaresizliği görmek istiyordum - kontrolü tamamen kaybetmiş, bana teslim olmuş hâlini. Aleksandr'ın boğazından çıkan sesler artık kelimeye dönüşmüyordu; sadece boğuk iniltiler, hırıltılar ve nefes nefese kalışlar havayı dolduruyordu. Bedeni her hareketimde titriyor, kasları istemsiz seğiriyor, göğsünün hızlı inip kalkışı kontrolün bende olduğunun kanıtıydı.
Sonunda kendimi tutamayacağımı anladığım an geldi. Ritimimi hızlandırdım, başımı omzuna yasladım, nefeslerimiz karıştı. "Şimdi," diye fısıldadım kulağına, "Şimdi boşal. İçime."