Askeri
13 stories
İLK AŞK  by Uzaydaki_sen
Uzaydaki_sen
  • WpView
    Reads 139,174
  • WpVote
    Votes 5,648
  • WpPart
    Parts 36
"Yıllarca sevilen ama sevmeyen adam, Yıllarca seven ama artık yorulan bir kadın.." Onlar birbirini tanıyan iki yabancıydı.. Defne yıllarca İlyas Ege'nin yok sayan bakışlarında,kalbinde eridi. Her kırgınlığında da biraz daha eksildi. İlyas Ege içinse Defne, hep orada olan ama hiç fark edilmeyen bir detaydı. Zaman her şeyi değiştirirdi ; İlyas Ege nihayet görmeye başladığında , Defne ise artık bakmamaya başladı. Aralarındaki o bağ hiç yaşanamamış bir geçmişin ağırlığıydı...
SARFINAZAR ~İçimdeki Yıldırım~ by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 11,884,377
  • WpVote
    Votes 538,405
  • WpPart
    Parts 68
"Fazla vaktinizi almayacağım, direkt konuya gireceğim. Birçok şeyin farkındayım. Bana karşı beslediğiniz duygularınızın da, her görev emrinde dönüşümü beklediğinizin de, her yara aldığımda acı çektiğinizin de hepsinin farkındayım." Gözlerini gözlerimden ayırmadan sıkıntılı bir nefes çekti ciğerlerine. Kelimelerini özenle seçtiği o kadar belliydi ki, söyleyeceği şeyi söylemek aynı zamanda da bunu beni kırmadan yapmak için kendisini frenliyordu. "Kendinize bunu yapmayın. Size defalarca söyledim, benim hayatımda böyle bir şeye yer yok." Birkaç gündür ağlamaktan kuruyan gözlerim son cümlesiyle tekrar dolarken ona belli etmemek için başımı yere eğdim. Zorlamayacaktım, onu sevmem için onun sevgisine ihtiyacım yoktu. Ben onu, onsuz da severdim. "Anladım." dedim fısıltıyla. Eğer yüksek sesle söyleseydim ses tellerimin titrediğini anlardı. Karşısında sevgi dilenen aciz bir kız gibi durmak istemiyordum. Birini sevmek hiçbir zaman acizlik değildi. Zaaftı, her insanın tadamayacağı ama tadanın da binlerce kez şükredeceği bir duyguydu. Yaşamı boyunca bir insan için olup olabilecek en güzel zaaftı sevgi. "Başka bir şey yoksa eğer.. İyi günler." Dolu gözlerimi görmesin, bana acımasın diye başımı kaldıramadım. Yanından geçeceğim sırada kolumu tutan iri kemikli, nasırlı elleri tüm vücudumu ateşe vermiş gibi titretmişti. Sesli yutkunuşunu ve kolumdaki elinin titrediğini hissettim. Baş parmağı kolumun üzerini bilinçsizce okşarken yerde olan gözlerim kolumdaki elini buldu. Bir an için fikrini değiştirdiğini sandım ama o bunu fark ettiği gibi elini hızlıca geri çekti üzerimden. "Vazgeç.." diye mırıldandı acı çeker gibi. Sesi kısık ve pürüzlüydü. "Beni sevme. Ben ruhu olmayan, yaşamayı bilmeyen, acı hissetmeyen bir adamım. Sana acı vermek, bu hayatta isteyeceğim en son şey bile değil." 🔴 (Minimum Aksiyon/Bol Aşk)
Fırtına by dolunaayy_
dolunaayy_
  • WpView
    Reads 1,784,261
  • WpVote
    Votes 65,421
  • WpPart
    Parts 57
"ASEL!!" Hırsla arkamı dönüp karan'a bağırmaya başladım. "Buyur fırtına komutan!!" Yanıma gelip bedenimi duvarla arasına sıkıştırdı. "o it herifin bir daha yarasına pansuman yapmayacaksın. Anladın mı?" Çıldıracağım! "Bu benim görevim karan. Tabiki de ona pansuman yapacağım." Hırsla arkamda ki duvara yumruğunu geçirip konuştu. "Pansuman felan yok! Yoksa" Lafını bitimesine izin vermeden sözünü kestim. "Yoksa ne! Fırtına komutan ne!" Gözleri dudaklarıma inerken konuştu. "Yoksa seni çok pis öperim doktor."
FIRTINA ZAMANI by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 2,608,152
  • WpVote
    Votes 149,650
  • WpPart
    Parts 37
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
Gizli Dosya(+18) by SEZNKYBAI
SEZNKYBAI
  • WpView
    Reads 150,816
  • WpVote
    Votes 917
  • WpPart
    Parts 15
‼️‼️‼️YETİŞKİN İÇERİK BULUNUR‼️‼️‼️İstihbarattaki görevi çalıştığı yerdeki patronunu tavlayıp onun karanlık işlerle uğraşıp uğraşmadığını anlamakla ve bunu istihbarata bildirmesi gereken Mira Valen'in macerasını okumaya davetlisiniz... İyi okumalarrr💗
+6 more
SINIR |Tamamlandı| by __Katre__
__Katre__
  • WpView
    Reads 2,908,141
  • WpVote
    Votes 139,849
  • WpPart
    Parts 75
Az önce Eylül'ün tuttuğu boşta kalan elini yeşil kalın askeri kemerinin üzerine koyup lafa girdi. " Gel ben sana espriyi göstereyim."dedi. Elini kemerinin üzerinden çekip göğsünün üzerinde yazan yazıyı işaret etti. " Bak bakalım burada ne yazıyor?"dedi sesindeki alaycı tınıyla. " Arslan."dedi karşısındaki adam kısık çıkan sesiyle. Ardından Eylül'ün yaka kartını gösterdi Toprak parmak ucuyla. "Peki burada ne yazıyor." "Eylül Arslan." "Aynen öyle." dedi Toprak başını aşağı yukarı sallayarak. Ardından elini kaldırıp yüzüğünü gösterdi. " Bu."dedi sorgulayan sesiyle. " Yüzük." Eylül'ün elini tutup kaldırdı. " Bu."dedi tekrar. Aynı cevabı aldığında ellerini indirip birbirine kenetledi. Ve tekrar kaldırıp herkesin gözüne sokarcasına konuştu. " Birleştir bakalım ne çıkacak ortaya."dedi. Ardından masaya göz gezdirip karşısındaki adama dikti bakışlarını. Birkaç saniye cevap vermesini bekleyip adamın omzundaki elini sıktı. " Evlisiniz."dedi adam fısıltıdan farksız sesiyle. " Doğru cevap." dedi Toprak alayla. Adamın omzundaki elini çekip yüzünü Eylül'e çevirdi. Birkaç saniyeliğine yumuşayan bakışlarını tekrar buza çevirip masaya döndü. Birbirlerine kenetlenmiş ellerini gösterip: " Duyduğunuz gibi biz evliyiz. Daha öncesinde bilmiyordunuz çünkü bilmenize gerek yoktu. Şimdi öğrendiğinize göre herkese afiyet olsun." dedi. Masadan yükselen hayret nidalarını umursamazken masadaki yerine ilerledi. Eylül'ün elini bırakmadan yanındaki sandalyeyi çekip:" Geç güzelim." dedi. Yanlarındaki birkaç kişi duydukları ile küçük çaplı bir şok yaşarken onların gözü sadece birbirleri üzerinde idi.
ÇİÇEKÇİ KIZ by laslumi
laslumi
  • WpView
    Reads 2,856,749
  • WpVote
    Votes 143,372
  • WpPart
    Parts 38
05**: 500 gram çiğ köfte ve yanında büyük boy ayran istiyorum, Lavanta Çiçek'e getirirsiniz. Çiğ Köfteci: Ne çiğ köftesi? Askerim ben
HEMDEM by aslihangungorzeybek
aslihangungorzeybek
  • WpView
    Reads 771,012
  • WpVote
    Votes 29,707
  • WpPart
    Parts 23
Hemdem; canciğer olmak, çok yakın dost, yoldaş olmak anlamına gelmektedir. Birlikte, manasındaki 'Hem' kelimesiyle, nefes, can, zaman manasındaki 'Dem' kelimesinden oluşmuştur. Hemdem olunan kişi ile aynı zamanda yaşamak, aynı nefesi almak, bir can olmak anlamına gelmektedir. *** Kurşunların arasında tanışacak, gerçeklerin peşine düşüp, sır perdelerini aralarken farkına bile varmadan birlikte bir yola çıkacaklar. Zaman usulca geçip gitse de onlar birbirlerinden gidemeyecekler. Çünkü gönülden gönüle yol aldıklarını, birbirlerine can, nefes olduklarını anlayacaklar.
Hazan Vakti| Asker&Doktor by mutlusonsuz222
mutlusonsuz222
  • WpView
    Reads 4,981,197
  • WpVote
    Votes 217,077
  • WpPart
    Parts 70
✨️Tamamlanmıştır... Hayatı boyunca kimseyi sevmemiş, tek derdi vatan, bayrak ve ülkesi olan asker ile hiç sevildiğini hissetmemiş, kalabalık içinde yalnızlığı hisseden bir doktorun hikayesidir. Asker & Doktor kurgusudur. İçerik, konu ve kapak bana aittir.
Sana Teslim Oluyorum (Düzenleniyor) by seyma_demir
seyma_demir
  • WpView
    Reads 357,937
  • WpVote
    Votes 23,848
  • WpPart
    Parts 32
Yüsra, ömründe ilk kez ağabeyinden gizli bir yola gitti. Üstelik, oldukça riskli bir yola... Görev icabı sınırda bulunan askerlere yardım eli olmak için yazdığı dilekçe kabul edildi. Yüsra, ilk görev yeri olarak sınıra komşu bir köyde, askerlerin daimi Hekimi olmak için göreve başladı. Tozpembe iyilik hayalleri buraya kadardı. Vahşeti, sefaleti ve savaşın en derin yaralarını ilk elden tecrübe etti. Ayrıca kader onun önüne burada, seneler önce ağabeyi tarafından reddedilen adamı da çıkardı. Şimdi genç bir çocuk değildi. Yüsra'ya hiç ama hiç aşık değildi. Affedici değildi. O merhamet dolu çocuk gitmiş, yerine savaş yaralarıyla dolu, ondan ve tüm insanlıktan nefret eden Assubay Tugay kalmıştı. Ayrıca, Yüsra'yı yakınında istemiyordu. Onu bu görevden men etmek için tüm silahlarını kuşanıyordu...