aysummmssss adlı kullanıcının Okuma Listesi
27 historias
Yazgının Oyunu por silentsey
silentsey
  • WpView
    Lecturas 2,029,277
  • WpVote
    Votos 96,939
  • WpPart
    Partes 32
Birbirinden hiç hoşlanmayan iki insan, yakın arkadaşlarının düğününde yolları kesişince istemeden de olsa aralarında bir çekim yaşanır. Tek seferlik yaşanan bir ilişkinin sonunda hayat onları hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılar. Bir bebek... Bu minik mucize, iki yabancının kaderini birbirine bağlayarak onları hem kendileriyle hem de duygularıyla yüzleşmeye zorlar. Beklenmedik hamilelik, yeni bir başlangıcın kapılarını sonuna kadar aralar...
Ulduzlarla Aramızda (KİTAB OLDU) por apinkluna25
apinkluna25
  • WpView
    Lecturas 7,344
  • WpVote
    Votos 295
  • WpPart
    Partes 9
Bir gecə anidən yoxa çıxan gənc bir tələbənin sirli itkin düşmə işi ilə yolları kəsişən müstəntiq Ceyhun Səmədov və gizli bir mafianın vəkili olan Afət Kərimova, ilk baxışdan bir-birinə zidd dünyaların adamları kimi görünürdü. Ancaq bu iş onların həyatına sanki göydən düşən bir meteor kimi çırpılır: parlaq, dağıdıcı və qaçılmaz. Sirli ifadələr, açılmamış qaranlıqlar, vəkil və müstəntiqin bir-birinə qarşı artan güvən problemi və gərgin emosional bağları ilə hekayə dərinləşir. Hər yeni ipucu, onları həm cinayət işinin, həm də bir-birlərinin keçmişinə aparır. Ancaq nə Ceyhun, nə də Afət anlayır ki, bu tanışlıq təkcə bir işin deyil, öz hekayələrinin də başlanğıcıdır...
HUTAME: Kül por hazalaba
hazalaba
  • WpView
    Lecturas 856,841
  • WpVote
    Votos 38,142
  • WpPart
    Partes 31
Bir cinayete tanıklık ettiğinizi ve eski sevgiliniz tarafından kaçırıldığınızı düşünün. Peki ya eski erkek arkadaşınızın, dünyaca aranan ancak bir türlü bulunamayan o katil çetesinin lideri olduğunu öğrendiğinizde ne yapardınız? "Bizim isimlerimiz olmaz. Kimliksiz, kimsesiz ve kimseyiz. Bize nasıl sesleneceğini sen belirlersin. Kurbanlarımız, müşterilerimiz ve en önemlisi başımız belirler." Bazı gerçekler sen ne yaparsan yap acıtır. ... Kadere inanmazdım onu görene kadar. Yanlışlara güvenmezdim onu tanıyana kadar. Bizim hikayemiz aşkla başladı. Nefretle kuşandı Kanla devam etti. ....... Katil, tanığını görmüş dahası yeni kurbanını seçmişti.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Lecturas 9,874,223
  • WpVote
    Votos 743,872
  • WpPart
    Partes 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
121-Cİ ELEMENT (Tamamlandı) por apinkluna25
apinkluna25
  • WpView
    Lecturas 8,688
  • WpVote
    Votos 954
  • WpPart
    Partes 32
2050-ci il Bakısı: elektrikli maşınlar, neon işıqlarla bəzədilmiş binalar, kiçik dükanlar əvəzinə tikilmiş böyük MALL-lar, köhnə tikililəri əvəz edən böyük yaşayış kompleksləri.. Lakin bütün bu modern dəbdəbənin içində şəhəri qaranlığa qərq edən ani və silsilə ölümlər gənc müstəntiq olan Günəş Səmədovanı yeni bir istintaqın pəncəsinə atır. Bu ölümlərin arxasıyca düşən Günəş öz toy gecəsində xəyanətə məruz qaldığını öyrəndikdən dərhal sonra "təsadüfən" qarşısına gənc bir alim çıxır. Bu alim 25 yaşında professor titulu almış Şahin Monterro idi, hansı ki, Mendeleyev cədvəlinin 121-ci elementini kəşf etmək niyyətində idi. Lakin, gənc professorun tək hədəfi bu deyildi: Onu İtalyadan ata vətəninə- Azərbaycana gətirən çox daha dərin, intiqamla yoğrulmuş bir məqsəd var idi. Bu məqsəd isə həm Günəşi, həm də onun ailəsindəki hər kəsi görünməz "Səltənət Müharibəsinin" başroluna çevirəcəkdi.
KONUK SEVMEZ DENİZ por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Lecturas 6,422,529
  • WpVote
    Votos 397,260
  • WpPart
    Partes 39
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
BİR NERGİS TUFANI | TEFECİ (KİTAP OLDU) por ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    Lecturas 3,929,215
  • WpVote
    Votos 176,318
  • WpPart
    Partes 41
"Tefeciden para alıp kaçarsam ne olur?" "Seni bulur." ⛓️ Gerilim, korku ve şiddet içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Her hakkı saklı tutulmaktadır. Benzerlik ya da çalıntı durumunda saklı tutulan tüm haklar kullanılacaktır.
MIH (KİTAP OLDU) por _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Lecturas 9,770,685
  • WpVote
    Votos 194,944
  • WpPart
    Partes 29
"Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti." Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif'in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat'tır. "Sen," dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. "Yalnızca kör talihini avladın." O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. "Seni tekrar bulacağım." Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
ÜZÜM BUĞUSU por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Lecturas 5,849,817
  • WpVote
    Votos 306,407
  • WpPart
    Partes 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Lecturas 11,180,634
  • WpVote
    Votos 596,808
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.