Tavsiye isteyene göndermelik
25 stories
MAVİ SİYAH by oliveandturtle
oliveandturtle
  • WpView
    Reads 147,563
  • WpVote
    Votes 10,808
  • WpPart
    Parts 37
Kitap Bir: "Her seçim bir vazgeçiştir." Kariyer basamaklarını adım adım çıkma hedefiyle atıldığı iş hayatında, hırslarını, tutkularını, kendini keşfeden ve zor kararlarla sınanan genç bir kadın: Işık. İki aşkın arasında kalmanın ne demek olduğunu bilmiyor, kora kor yanmanın nasıl bir his olduğunu hiç tanımıyordu. Henüz... Dostluk, aşk ve ihanet ekseninde kesişen üç hayat, Işık, Tekin ve Rüzgar. Onlar aldıkları/alamadıkları bütün kararlarıyla sizi ve duygularınızı bir uçtan bir uca savuracaklar. Kitap İki: "Her bitiş bir başlangıçtır." Işık, seçiminin ardından ummadığı bir hayatın içine düşmüş, yersiz yönsüz arayışların ve umutsuzluğun içerisinde çıkış yolunu çoktan kaybetmiştir. Beş yıl geçmiştir. Beş yılın ardından geri dönen, ona hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, hiç kimsenin eskisi gibi kalmadığını kanıtlamak ister gibidir. Ve dahası da vardır. Alınan kararlar, ortaya çıkan ve çıkamayan sırlar ikinci kitapta yüreğinizi bir kez daha alt üst edecek. *Hikaye yetişkin içeriktedir.
SİYAH KUŞ by Caglaayasku
Caglaayasku
  • WpView
    Reads 141,318
  • WpVote
    Votes 8,218
  • WpPart
    Parts 32
Birkaç ay ömrün kaldığını öğrendikten sonra bir yapılacaklar listesi hazırlasan, o listede neler yer alırdı? On beş metreden denize atlamak? Kuzey ışıklarını görmek? Jensen Ackles'a sarılmak? Ya da kim yer alırdı? Hep uzaktan izlediğin, konuşmaya cesaret edemediğin o adamı listene ekler miydin mesela? Göz alıcılığı ve çok sayıda uydusu olması sebebiyle 'Jüpiter' lakabını taktığın adamı? Merla ekledi. Ve şimdi ölmeden önce o listeyi tamamlaması gerekiyor. ღ ღ ღ Gözlerimi kapatıp sadece dokunuşunu hissetmeye çalıştım. O anda yer yüzünde benden, ondan ve sandal ağacı kokulu bu evden başka hiçbir yer ve hiç kimse yoktu. Elini göğsümün üzerine koyduğunda, ona ait olanın çaresiz çırpınışı, hissettiğim her şeyi kelimelere ihtiyaç duymadan anlattı. Acıklı ama umut dolu bir müzik gibi. O bana dokunduğunda vücudumun zırhtan değil, etten ve kemikten oluştuğunu hatırlıyordum. Soğuk. Bir gerçek. Öleceğim ve bu çok da uzun bir zaman sonra değil. Sıcak. Atan bir kalp. Daha önce yaşadığımı hiç bu kadar derinden hissetmemiştim. Siyah Kuş. Zavallı, küçük. Adımı söylediğinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,451,477
  • WpVote
    Votes 2,254,149
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
KİMSESİZLER MATEMİ. by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 13,850,771
  • WpVote
    Votes 894,974
  • WpPart
    Parts 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
ONSRA [KİTAP OLDU] by Gkennder8
Gkennder8
  • WpView
    Reads 1,667,435
  • WpVote
    Votes 13,403
  • WpPart
    Parts 9
Hayatı boyunca yüzü hiçbir şeyden gülmemiş bir kadın, Jülide Erbaş. Hep eksik bırakılmış, hep yalnız. Tam olmanın ne demek olduğunu hiç bilememiş. Ev nedir, aile nedir hiç tadamamış. Aşk'ı tattığını sanıp, yanılgılara kapılmış. Ama yinede hayatın taktığı her çelmeden sonra ayağa kalkmış. Kendisine sunulan kimsesizliğini, kendisini mesleğine adayarak kapatmış. Günü geldiğin de, gerçekten kimsesiz kaldığın da, hayatta ki tek varlığı annesi öldüğünde içinde ki uçurtmanın bağı yeryüzünden çözüldü. Göğe karıştı. Uçurtmasını gökyüzünü gözlerinde barından bir adam kendi gökyüzüne kattı. Alp Aslan Şahin Mesleğini kendi canından öte tutan yüzbaşı. Sevmek, sevilmek onun için hem çok uzak hemde kumar. Disiplin ve otorite hayatının merkezi olan Alp Aslan, tek bir gece disiplinini bozdu. O gece de, Jülide'nin yeryüzünden kopan uçurtması gelip onun koynuna kondu. Aynı otorite ve disiplinle hayatı şekil alan iki insan. Biri hayat kurtarıyor, diğeri vatanı söz konusu olunca hayat alıyor. Jülide, asla hayatında olmasını istemediği meslek grubunun tam ortasına kendisi düşüyor. Kendi öyküsünün sonunu kendisinin yazdığını düşünürken, asla öyküsünün yazılmayacağını düşünen Alp Aslan'ın öyküsünün baş karakteri oluyor. İstemediğimiz otlar, hep burnumuzun dibinde biter. Jülide, Alp Aslan'ın varlığını neşterle kesip atacak mı yoksa kalplerde açılan yaraların üzerine kendi dikişini mi atacak? Aynı kokuya aşık iki insan. Birinin hayatı barut kokusu diğerinin yuvası barut kokusu. Bir korkuyla harmanlanan iki gözü karanın hikayesi. Tüm hakları saklıdır. Yetişkin içerik mevcut. Gökçen KOÇAN
Mürekkebe Boyanan Sardunya | Raflarda by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 11,890,680
  • WpVote
    Votes 755,142
  • WpPart
    Parts 64
Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.
Boya by AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    Reads 1,947,751
  • WpVote
    Votes 87,222
  • WpPart
    Parts 42
Parmaklarımın doğuştan yetenekli olduğunu çok duydum. Yeter ki bir kalem ya da bir boya verin bana. Başka bir şeye ihtiyacım yok. Ama kalbim sevmeye yetecek mi bilmiyorum. Onun müziğini işiten parmaklarım titremeye başlıyor. Korkuyorum.
Dem by gelbikahveyapayim
gelbikahveyapayim
  • WpView
    Reads 346,427
  • WpVote
    Votes 21,621
  • WpPart
    Parts 25
Bazen hikayenin başlaması için şehre bir yabancının gelmesine gerek yoktur. Bazı hikayelerde şehre bir yabancı döner.
ASUMAN by cdblackops
cdblackops
  • WpView
    Reads 800,887
  • WpVote
    Votes 19,845
  • WpPart
    Parts 7
''Baba... Buse'nin anlamı ne demek biliyor musun?'' dediğinde Vedat kaşlarını çatmıştı. ''Biliyorum'' dediğinde sesini sert çıkarmamaya uğraşıyordu. Lale, çocuklarla her zaman belli şekillerde konuşulması gerektiğini, karakterinin oluştuğu yaşlarda olduklarını, bir şey söylemekten çekinmemeleri gerektiğini anlatıyordu. ''Bak işte! Sen bile biliyorsun Buse'nin anlamını. Asuman'ın anlamı ne? Yok! Ben bilmiyorum dedim. O da dedi ki, demek ki annen baban seni sevmiyor. Anlamı olmayan isim vermişler!'' dediğinde Vedat resmen rahatlamıştı. Bu muydu kızını bu kadar içli bir şekilde ağlatan problem? Kızını kendine çekip sıkı sıkı sarıldı. Tekrar kendinden uzaklaştırdığında bu sefer ses tonu tam da Lale'nin istediği gibiydi. ''Kızım, Asuman gök, gökyüzü demek.''
Beyaz Gece by misamigoss
misamigoss
  • WpView
    Reads 2,196,434
  • WpVote
    Votes 179,219
  • WpPart
    Parts 65
Görevini aşk ile perdeleyen bir adam ve o aşka yalnızca yüreğiyle kanat çırpan bir kadın. *** "Gözlerin dünyanın en güzel, en ihtişamlı masalını anlatıyor ve ben o masalda bana yer olmamasından deli gibi korkuyorum...'' dedi sarhoşluğuna rağmen kelimeleri net kullanmayı başararak. Saçlarındaki ellerimi alnına kaydırarak oradaki tutamları sevdim hiç acele etmeden... Ardından da şakaklarında, siyah sakallarıyla bezeli yanaklarında ve çenesinde dolaştırdım parmak uçlarımı... ''Neden o masalda sana yer olmasın Barış?'' diye fısıldadım. Gözlerini kapatarak gülümsedi. Birkaç dakika yüzünü inceledim, göğsü düzenli soluklarla inip kalkmaya başladığında uykuya tamamen kavuşmuştu artık. Elimi tekrar yumuşak saçları arasına gömerek iç çektim hüzünle. ''Senin olmadığın bir masalda bana yer kalır mı sanıyorsun?''