okunacaklar
78 stories
Aşk Kırıntısı  by eyllsn
eyllsn
  • WpView
    Reads 30,938
  • WpVote
    Votes 3,453
  • WpPart
    Parts 25
Sare, evine çağırdığı tesisatçının bozulan yeri daha da mahvetmesiyle beraber dükkan sahibine mesaj atar. İkisi de bu konuşmanın son olmayacağına hemfikirdir. • Sare: Ben sararım senin yarranı Sare: Ay yaranı Tesisatçı Yunan Tanrısı çevrimdışı. Sare: Nereye gittin ya Tesisatçı Yunan Tanrısı çevrimiçi. Tesisatçı Yunan Tanrısı: Senin ağzın çok bozulmuş. Sare: Öyle mi olmuş Tesisatçı Yunan Tanrısı: Dikkat et, ben toplamayayım. Sare: Güller kırmızıdır Sare: Menekşeler mor Sare: En sevdiğim madendir bor Sare: Eğer beni istiyorsan Sare: Please open the door 160126 #eğlence / 1 - 31.01.26
DERMAN  by adesyazar
adesyazar
  • WpView
    Reads 547,586
  • WpVote
    Votes 17,532
  • WpPart
    Parts 29
SINIRDA SERİSİ I Bu kitap kısa bir asker kurgusudur. İki askerin evlilik hayatını anlatan, geçmiş ve şimdiki zamandan oluşan bir hikâyedir.
ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVAL by larendiaz
larendiaz
  • WpView
    Reads 7,033
  • WpVote
    Votes 1,388
  • WpPart
    Parts 8
➥ Bir yanda sessizliğini renklerle tuvale hapseden bir kız, diğer yanda o sessizliğin içindeki çığlığı duymaya kararlı bir adam. Bazen en gürültülü itiraflar, hiç konuşmadan yapılır. "Senin sesini duyamıyorum ben Utkan, görebiliyorum." [acquaintance to friends, friends to lover] 🎯slowburn
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 963,455
  • WpVote
    Votes 50,409
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
14 BAHAR  by lokinintesseracti
lokinintesseracti
  • WpView
    Reads 17,334
  • WpVote
    Votes 1,682
  • WpPart
    Parts 22
Nazlı, yıllar önce ailesini karşısına alarak evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış bir annedir. Kızı Aybüke ise doğuştan gelen kalp hastalığıyla yaşamakta ve bu hastalık, her geçen gün hayatını biraz daha zorlaştırmaktadır. Doktorların artık yapabileceği bir şey kalmadığında, Nazlı kızının kalan zamanını aile sevgisiyle geçirebilmesi için yıllar sonra baba evine geri döner. Bu dönüş; yalnızca bir çaresizlik değil aynı zamanda geçmişle, kırgınlıklarla ve yıllardır taşınan yüklerle yüzleşmesini sağlamıştır. Fakat nikah günü yaşanan ani kriz, Aybüke'nin hayatını tek bir ihtimale bağlar: kalp nakli. 14 Bahar, bir annenin çaresizliğiyle başlayan; sevgi, fedakârlık ve kaderin iç içe geçtiği, kalpten kalbe dokunan bir hikâye...
GÖNLÜMÜN HAKİMİ (DESTEK AŞK'LAR SERİSİ 2) by ruveydagokce21
ruveydagokce21
  • WpView
    Reads 862
  • WpVote
    Votes 94
  • WpPart
    Parts 22
Adamın bütün hayatı kızıydı. Can tanesi, bir tanesi... Beklemediği bir anda, yıllar önce velayetini isteyerek ellerine teslim eden eski karısı çıkageldiğinde ise yüreğinde hem korku hem de öfke aynı anda dolanmaya başlamıştı. Korkunun yerini sevda, öfkenin yerini sükunet alsın diye de yoluna çiçekler serdi kadın. Belki biraz geçti ama önemli olan geç olması değil sonsuz olmasıydı. Sonsuzluklarında yollarına çıkan her taşı tek tek kaldırıp, çiçek bahçesine döndürdükleri bu serüveni hep beraber yaşadığımız Destek Aşklar Serisi 2 - Gönlümün Hakimi'ne hoşgeldiniz. "Tanıdık birine tekrar kavuşmak gibiydi aşk..."
ŞAMPİYON by GRRRPAAOOWW
GRRRPAAOOWW
  • WpView
    Reads 71,611
  • WpVote
    Votes 3,601
  • WpPart
    Parts 46
Batın, çocukluğundan beri ringlerde büyümüş, yumruklarıyla hayatta kalmayı öğrenmiş bir boksördür. Arya ise onun tam zıttı gibi görünen ama aslında en büyük dayanağı olan kız... Çocukluk arkadaşlığı, lise aşkına dönüşür. Güvenli, sağlam, "hep böyle sürecek" denilen bir ilişki. Ta ki... Bir gece gelen tek cümlelik bir mesaj her şeyi yerle bir edene kadar: "Ayrılalım." Ne açıklama vardır, ne yüz yüze konuşma. Ertesi gün Batın yoktur. Okulda yoktur. Telefonlar kapanmıştır. Evini boşaltmıştır. Ailesi ortada yoktur. Batın, Arya'nın hayatından bir gecede silinir. Arya yıllarca bu terk edilişin nedenini bilmeden yaşar. Cevapsız sorularla, yarım kalmış bir aşkla... Ama pes etmez. Kendine bir yol çizer. Fizyoterapist olur. Hayalini kurduğu mesleği yapar ve Amerika'ya gitmeye karar verir. Ve kader... Amerika'da bir boks şirketinde fizyoterapist arandığını görür. Başvurur. Kabul edilir. Yeni bir hayat kurduğunu sanarken.. Karşısına çıkan isim kalbini yerinden sökecek kadar tanıdıktır: Batın. Artık dünya şampiyonluğuna oynayan, soğuk, mesafeli, ünlü,ringde acımasız bir boksör. Ve Arya'nın hiç tanımadığı kadar yabancı.
Piraye  by blackks_
blackks_
  • WpView
    Reads 16,569
  • WpVote
    Votes 1,263
  • WpPart
    Parts 40
Ömür Piraye Toprak aşık olduğu, duvarlarının arasına ve kendi tenine hapsetmek istediği adamın hayatına girebilmek için bir kitap yazdı. İstediğine ulaştı ve onun hayatına girdi kendine hapsedebilmek için. Azat Kozan ise okuduğu kitabın yazarını, kendisini her zaman gizleyen o kadınla tanışmak istedi o gün. O da istediğine ulaştı ve harelerinde hem saflığı hem de tehlikeyi taşıyan küçük kadınla tanıştı. Ömür Piraye, bir adım attı, Azat Kozan bir adım çekildi küçük ve tehlikeli kadına. Ömür Piraye aşkını hazza buladı Azat Kozan ruhunu yıkadı o aşkla. Ömür Piraye kıskançlık zehriyle onu duvarlarının arasına hapsetmek istedi, Azat Kozan teslim oldu kendi ayaklarıyla. Ömür Piraye tebessüm etti, Azat Kozan iliklerine kadar hissetti zehri ve sevgiyi. Ömür Piraye aşkını avuçlarına bıraktı, Azat Kozan aşık olduğu özgürlükten vazgeçti. Ömür Piraye dizlerini sundu Azat Kozan tüm ruhuyla başını yasladı o dizlere. Ve Azat'ın yuvası küçük, tehlikeli bir kadının duvarlarının arası ve bedeni oldu...
Kurdun Çağrısı (Kadimlerin Doğuşu-1) by ilaydaydar
ilaydaydar
  • WpView
    Reads 50,509
  • WpVote
    Votes 3,397
  • WpPart
    Parts 37
Bir anda kendimi bilmediğim bir çağda, bilmediğim bir toprakta buldum. Gökyüzü bambaşkaydı, rüzgâr kurdun sesini fısıldıyordu. Beni şaman sandılar... Oysa ben sadece yanlış zamanda, yanlış yerde kalmış biriydim. Ama onu gördüm. Bir şifacı, bozkırın soğuk rüzgârında gözlerimdeki korkuyu okuyacak kadar derin bakan bir adam. Kalbim bu topraklarda kalmak isterken, aklım kendi dünyama dönmek için çırpınıyor. Kurdun çağrısına kulak verecek miyim, yoksa kaderime meydan mı okuyacağım? © 2025 İlayda Aydar. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz.
Gölgelerdeki Bağ || Askeri by justarya
justarya
  • WpView
    Reads 127,945
  • WpVote
    Votes 5,422
  • WpPart
    Parts 31
"Kimsesiz olduğum için mi bu kadar kolay arkanı dönüp gidiyorsun?" İlk defa dile getirdiğim gerçekle boğazımdaki yumru yutkunmamı, göğsümdeki acı nefes almamı engelliyordu. Bana doğru döndü, donuk ifadesinin altında pişmanlık ya da üzüntü aramaya çalıştım ama hiçbir duygu barındırmıyordu. Ondan gelecek şeye hazırlamaya çalıştım kendimi ve o, asla duymak istemediğim o kelimeyi söyledi. "Evet."