mustikustii adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 Geschichten
GAZAP DANSI (TAMAMLANDI) von _janee__
_janee__
  • WpView
    GELESEN 297,145
  • WpVote
    Stimmen 3,339
  • WpPart
    Teile 4
~Fantastik~ NOT: BÖLÜMLER "5 AĞUSTOS'TA" KALDIRILACAKTIR. YENİ BÖLÜMLERİ YAYIMLANACAKTIR. SERİNİN DEVAMI DA AYNI ŞEKİLDE DÜZENLENMEK İÇİN KALDIRILMIŞTIR. ~ "Öfkenin ve dansın zarafeti, olacak her şeyin sebebi... ~ Yaratıkların kol gezdiği, tehlikenin hüküm sürdüğü dünyada; onları avlamak için eğitilen avcılar varken Luna Aleda da onlardan birisiydi sadece. Sıradan bir hayata sahip olan Luna, kaderin kendisine sunduğu sürprizle birlikte büyük bir felaketin ortasında olduğundan habersizdi. Öyle ki Uzak kıta onun için bir hayalden ibaretken gerçeği olacak ve onunla mücadele edecekti. Orbunların ve İnsanların dünyasında gizli sırlar açığa çıkarken herkesin korktuğu "Kurnaz Prens" ise son rövanşını oynayacaktı. ~ "Bence," dedim duraksayıp. "Sen ve ben iyi bir ikili olduk." "Öyle olduk," diye cevap verdi Hermes. "Yoksa bunca şeyin sebebi de olmazdık." Başlangıç Tarihi: 8 Mart 2023 Bitiş Tarihi: 2 Ağustos 2023 (Kitabın tüm hakları, hikayesi bana aittir. Lütfen çalıntı vs. kopyalama yapmayınız.) 23.03.2024 - #fantastik etiketinde 1. Sırada.
BRONZ SERİSİ von zanegzo
zanegzo
  • WpView
    GELESEN 15,826,194
  • WpVote
    Stimmen 1,004,902
  • WpPart
    Teile 138
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
THALRON: ADANMIŞLAR von asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    GELESEN 731,388
  • WpVote
    Stimmen 56,198
  • WpPart
    Teile 25
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
KARANLIK ÇAĞ von DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    GELESEN 48,741
  • WpVote
    Stimmen 3,714
  • WpPart
    Teile 17
İnsanlığın kaderini yeniden yazacak, tarihin taşlarını yerinden oynatacak kıyametten sonra Ulusal Barış Konferansı kuruldu. Bu konferansa göre Elli Altı Yıl savaşlarında ittifak halinde olan ülkeler yedi büyük ulus altında toplanacak, barış içinde yaşayacaktı. Ancak bu ülkelerden birinde yaşayan ve kendine İtaatsizler diyen bir grup isyancı, son yıllarda bir kelimeyi fısıldamaya başladı: İsyan.
SOKAK NÖBETÇİLERİ von asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    GELESEN 59,195,628
  • WpVote
    Stimmen 2,271,227
  • WpPart
    Teile 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."