BG
5 stories
90'lar Yeniden by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 1,186,719
  • WpVote
    Votes 113,655
  • WpPart
    Parts 35
Ömrünü adadığı erkek ona ihanet ettiğinde bir insan ne yapmalıdır? Pelin'in hayatı boka sarıyordu. Hayal ettiği işi yapamadığı gibi çocuk istediği eşinin başka bir kadından çocuğu olduğunu öğrenmişti. Hayatından ne istediyse hiçbir zaman elde edememişti. Aslında hayatının hangi nokta da ters gitmeye başladığını biliyordu. Lise yılları.... Ama geri dönüş yoktu öyle değil mi? Bir gece annesinin evinde kalırken ev telefonunun çaldığını duydu. 90'lardan kalma telefonun hala çalıştığını bile bilmiyordu. Aldığı uyku ilaçlarının etkisi bedenini ele geçirirken telefonu kaldırdı ve kulağına götürdü. Sonrası ise karanlık. Kendine geldiğinde annesinin evindeki yatağında uyandı. Ne olduğunu çok geçmeden anlamıştı. 1998 yılındaydı. 17 yaşındaki haline geri dönmüştü. Geriye hayatını değiştirmek kalıyordu. Üstelik eğer başarılı olursa okulun popüler çocuğunun da hayatını kurtarabilirdi. Tabi bunu yaparken ona aşık olmazsa. Bunu başarabilir miydi?
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 2,871,501
  • WpVote
    Votes 107,740
  • WpPart
    Parts 15
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 14,466,185
  • WpVote
    Votes 942,995
  • WpPart
    Parts 123
••Kitap oldu. Yakında final olacak ve seri altı kitaptan oluşacaktır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
ÇEVRİMİÇİ  by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 47,329,930
  • WpVote
    Votes 2,805,204
  • WpPart
    Parts 106
Öncelikle şu konuda bir anlaşalım. Normal değilim, o da öyle.
RUH-U REVAN  by nurzzbooks
nurzzbooks
  • WpView
    Reads 1,295
  • WpVote
    Votes 47
  • WpPart
    Parts 5
O an ne olduğunu anlamaya çalışırken, arkamı dönüp baktığımda annem ve babamın üzerine mavi bir örtü örtüldüğünü gördüm. Gözlerim bu manzara karşısında büyüyerek kocaman açıldı. Abime döndüm, gözlerim büyük bir belirsizlik ve korkuyla doluydu. "Ne yapıyorlar bunlar? Neden annemle babamın üstüne örtü örtüyorlar?" diye bağırdım. Abim tepki vermedi, sadece kollarını daha sıkı sardı. Sinirim iyice kabardı; kollarına darbeler indirmeye başladım. "Bırak beni, bırak! Annemle babama ne yapıyorlar? Onlara bakacağım!" diye haykırdım. Abim beni sıkıca tuttu, ama bu durumda daha da sinirlenip bağırmaya devam ettim. Sağlık görevlilerinin örtüyü örtmekle yetindiğini ve orada öylece durduklarını gördüm. "Açın annemle babamın yüzünü! Neden bana bakıyorsunuz? Açın diyorum, anlamıyor musunuz?" dedim, gözlerim iyice dolmuştu. Sağlık görevlileri tepkisiz bir şekilde bana bakmaya devam ederken, abim kulağıma doğru yaklaştı. "Güzelim, yapma. Bırak, görevlerini yapsınlar lütfen," dedi; sesinde bir titreme vardı. "Onların görevi annem ve babamın üstünü örtmek değil!" dedim. Abimin kollarından ayrılmaya çalışırken bir anda elleri bedenimden kaydı. "Güzelim, onların yapacak bir şeyi kalmadı," dedi. Gözlerimiz buluştu ve gözyaşları hızla akmaya başladı. Ruh-u Revan; Osmanlıca kökenli bu kelimenin anlamı ruhun zuhuru, ruhun ferahlığı, ruhun akışı olarak tanımlansa da "Ruh-u Revanım" sözüyle "akan/yürüyen ruhum" manalarına gelir.