gece_mimosasii00ss adlı kullanıcının Okuma Listesi
16 stories
SONAT (KİTAP) by isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    Reads 10,465,816
  • WpVote
    Votes 36,453
  • WpPart
    Parts 23
"Pençelerini çıkarmış bir Tilki. Aslanın karşısında ne kadar şansı olduğunu düşünüyor?" "Bir yerlerde birisi tam da senin verebileceklerini arıyor." ** "Çektiğim korkunç acı, yaşamdan geliyor. Benim erişebileceğim hiçbir durum yok. Kesin olan şu ki ben, uzun zamandır ölüyüm, çoktan intihar etmişim. İntihar ettirildim, demek istiyorum. Ölüme açlık duymuyorum, varlık olmaya açlık duyuyorum." "Antonin Artaud." Dedi kız ona bakarak. Yeşil gözler hayret karışımı bir ifadeyle ona döndü. ** İçine kapanık sadece müzikle ilgilenen bir kız, yeteneğini herkesten gizleyen soğuk ters bir erkek. Yeteneğin olduğu tarafta tehlike var.Tehlike çanları ikisi için de çalıyor. İkisi de kurban İkisi de müziğe sığınıyor. Bir harfin değiştirdiği adlara sahipler. Birbirlerinden oldukça uzak, uzak oldukları kadar yakınlar. ~ Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker. Friedrich Nietzsche
AĞIR ABİ -Yarı Texting-  by kitapmuq
kitapmuq
  • WpView
    Reads 1,246,543
  • WpVote
    Votes 58,787
  • WpPart
    Parts 51
Çıtı pıtı, konuşmayı çok seven, deli dolu Mine... Ve mahallenin ağır abisi; aynı zamanda Mine'nin abisinin en yakın dostu olan Arslan... Yanlışlıkla atılan tek bir mesaj, nelere yol açabilirdi? Mine: Bana çabuk iç çamaşırının linkini atıyorsun hemen! Mine: Gördüğüm an, bu benim olmalı dedim . Mine: Bizim buradan almadığın kesin. (Görüldü) Mine: Ay ne görüldü atıyorsun? İlk defa senden bir şey istedim. Mine: Ne olur yani atsan? Arslan abi: Ne diyorsun Mine? Arslan abi: Ne iç çamaşırı! Beni nereden gördün?
ZORUNLU BAĞLAR: Geçmişin İzleri (Düzenleniyor) by blackroza_
blackroza_
  • WpView
    Reads 324,217
  • WpVote
    Votes 11,306
  • WpPart
    Parts 23
"Bu kitap, ilk kurgumuz olmasının doğal sonucu olarak kimi anlatım ve yapı kusurları barındırabilir; okurun, bu bilinçle ve hoşgörüyle yaklaşmasını rica ederiz." ✦ 𓂀 H e r i z , b i r g ö z y a ş ı 𓂀 ✦ Arin'in abisi, onun için bir velinimetti; sevgi görmeyen küçük kız için umut dolu kapıların açılmasıydı. Babası tarafından sevilmemek ise onun için her gün kahroluş, yok oluştu; çünkü her kız babasının prensesiyken, Arin babası için yalnız kan bağı olan silik bir karakterdi. Babasının sevmediği kızı başka bir adam sever mi? Arin Demirhan, bir gün ansızın gördüğü yeşillerde kaybolur. Ne yapacağını, nereye gideceğini bilemez; çünkü bütün yollar ona çıkıyordu: hiç olmaması gereken adama, Çağan Adar Karadağ'a Bütün her şeyini elinden alan adama. Arin, işlemediği günahın kurbanı... Adar, işlenilen günahın masum kalan tarafı... Her ikisi de suçsuz, tertemiz kalpleriyle; geçmişin bütün izleriyle aralarında kandan, acıdan bir duvar ördüler... Adar, ne kadar intikam almak istese de geçmişte yaşanmış acının bedelini ödememesi gereken kişiye ödetmek istemez. Fakat işler göründüğü gibi değildir; bu intikam yalnız Adar'ın intikamı değildir. 🜃 (Herhangi bir çalıntı veya alıntı hususunda gerekli hukuki işlemlere başvurulacaktır.‼️) NOT: Karakterler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Kitabın bütün kurgusu bize aittir.
Görücü Usulü Aşk by kalemesevdali
kalemesevdali
  • WpView
    Reads 1,433,344
  • WpVote
    Votes 46,483
  • WpPart
    Parts 78
Çocukluğumda öğrendim ben. Doğan güneşin batmaya mahkum olduğunu ve her yazın sonunda çetin bir kışın beklediğini... Güller bin bir hevesle açsa da nihayetinde kuruduğunu ve gecelerin soğukluğunu... Çocukluğumda öğrendim ben ölümün o soğuk yüzünü. Annemi kaybettiğimde daha yas tutamayacak kadar küçüktüm. Anlık tutulmayan yaslar zamana yayıldığında acıyı hafifletmiyormuş meğer. Aksine vedasız gidişler daha çok hüzün olup çörekleniyormuş yüreğin bir köşesine. Acılar yüreğimin bir köşesinde her daim nöbet tutarken zamana yenik düşüp ben de büyüdüm. Artık genç bir kızım. Hem de en evde kalmışından... Çok mu çirkinim? Ya da bahtsız... Kader yolunda ilerde benim için hazırlanmış imtihanlardan bi haber acılarımı yudumlayarak yürüyordum. Zamanın içinde beni nelerin beklediğinden habersiz... Üvey annemin 'Evde kaldın! Başıma kaldın!' sözleriyle beni iğnelediği bir sabah kapıma gelen görücüyle hayat imtihanım şekillenmeye başladı. Sonra belki de hayal bile edemeyeceğim bir hayatın ortasında buluverdim kendimi. Aşk denen kavramla tanıştım önce. Sonra şükrettim daha önce acı diye yüreğimde büyüttüklerime... Ve aşkın şarabından yudumlayıp sarhoş olduktan sonra öğrendim hayatımı değiştirecek o büyük sırrı...
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 22,183,625
  • WpVote
    Votes 1,352,141
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,838,855
  • WpVote
    Votes 707,634
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,933,566
  • WpVote
    Votes 195,601
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 15,013,474
  • WpVote
    Votes 965,145
  • WpPart
    Parts 124
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 12,109,883
  • WpVote
    Votes 925,231
  • WpPart
    Parts 88
Final oldu, tamamlandı. Seri üç kitapla raflarda yerini almıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
IŞIKLARI SÖNDÜRSELER BİLE by jarcWard
jarcWard
  • WpView
    Reads 13,829
  • WpVote
    Votes 654
  • WpPart
    Parts 12
Yapılan hatılar, yapılan yanlışlar. Yeni umutlar, yeni hayaller, yeni canlar. Hepsi hayatta yaşayacağımız anılardı. Kimi zaman boğulurken bir ufak bir dal parçası bile kurtarıcımızdı. Kimi zamanda hayal bile edemeyeceğimiz yerlere noktalara gelirdik. Avbanu içinde bu olmuştu. Boğulurken ufak bir dal parçası değil bir can kurtaran bulmuştu