Okuycaklarim
16 historias
Düşten Farksız por dusklavande
dusklavande
  • WpView
    LECTURAS 1,570,792
  • WpVote
    Votos 103,056
  • WpPart
    Partes 59
*Aile/aşk kurgusu *Yetişkin içerik barındırır --- "Bir ay boyunca burada olduğumu bile fark etmeyeceksin. Tek derdim o mektupta yazanı gerçekleştirip, altında kalabileceğim tüm vicdan yükünden kurtulmak." Boş bakışlar atabilen tek kişinin o olmadığını kanıtlamak istercesine gözlerimde hiçbir his belirtisi olmamasına dikkat ettim. "O mektupta bir ay boyunca evimde bir hayalet gibi yaşaman gerektiği mi yazıyordu?" Sırıttım. Gözlerimde yaratmaya çalıştığım hissizliğim sırıtışımda da yer bulduğundan emindim. "Hayır," dedim sakince. "Babamı bulmam, onunla en az bir ay vakit geçirmem ve kendisini tanıma fırsatı bulmam gerektiği yazıyordu." Bir şey söyleyecek gibi olduğunda elimi kaldırarak beklettim. "Ama bir babaya ihtiyacım yok, biz bu bir ay boyunca birbirinden kaçan iki ev arkadaşı olalım." Yalan söyleyebilme konusunda başarılı biri sayılır mıydım, bilmiyordum. Fakat beni o kadar tanımıyordu ki cümlelerimde neyin yalan neyin doğru olduğunu bulabilecek gücü yoktu. Karşımda babam vardı. Adını altı ay önce öğrendiğim, adımı biraz önce öğrenen babam... ••• "Güzel olan sensin." "Güzel miyim?" "Sana güzel olduğunu söyleme nedenim çok basit aslında." derken başını küçük bir hareketle hafifçe eğdi. "Sessiz kalınamayacak kadar güzelsin, Afrodit." --- '040823
+12 más
SANA DÖNENE KADAR  por Luliyvell
Luliyvell
  • WpView
    LECTURAS 155,031
  • WpVote
    Votos 7,884
  • WpPart
    Partes 13
Bazı yaralar tende değil, kalpte açılır. Bazen bir kurşun değil, bir bakış vurur insanı. Alatlı Timi'nin Komutanı, Yüzbaşı Karven Yaman Savran. Nam-ı diğer: Kıyamet Çünkü Karven, dokunduğu her hayatın sonunu yazan adamdı. Düşmanları ülkenin dört bir yanında timini ve Karven'in izini sürüyor, onları tamamen yok etmek istiyordu. Büyük bir operasyon gecesi vurulur ve ölümle yaşam arasında gözlerini kapattığında geride bıraktığı tek şey yarım kalmış bir görevdi. Bilinci yerine geldiğindeyse kendini karanlık bir odada, bir kadının bakışları altında buldu. O an fark etmedi; fakat kaderlerinin yönü çoktan değişmişti. Pusulanın iki ucu artık onları gösteriyordu, bir daha değişmemek üzere. Liva, doktorluk yeminine sadık kalmaya çalışan, yeni mezun bir doktordu. Hayatı sakin bir yolda ilerliyordu; ta ki Karven'e kadar. Yıllar sonra komutanı olacak adamı defalarca ölümden çekip aldı ve kaderlerini birbirine bağladı. Bilmeden, ülkenin en tehlikeli timinin kaderine adını yazdı. Bilmeden, Karven'in kalbindeki ilk çatlak oldu. Karven için Liva bir zaaf haline gelmişti. Ama bazı zaaflar insanı zayıflatmaz; güçlendirirdi. Düşmanları artık yalnızca Karven'i değil, Liva'yı da hedef alıyordu. Ve Karven ilk kez bir görevle değil, bir kadınla sınanıyordu. Liva, başına geleceklerden habersiz Alatlı Timi'ne katıldığında aslında bir birliğe değil, geri dönüşü olmayan bir savaşın içine adım attı. Karven ise onu korumak için gerçeği sakladı; çünkü bazen en büyük ihanet, sevdiğini korumak için susmaktır. Karven ilk defa bir kurşunla değil, bir bakışla vurulmuştu. O bakış, hiçbir zaman teninden ve aklından çıkamayacak kadar derine saplandı. Bu, kurşunların değil; kalplerin hedef alındığı bir savaşın adıydı. Ve bu hikâye, bir adamın en karanlık hâliyle bir kadına doğru yol alışının hikâyesiydi... O, SANA D
PERSONA por KathyCalanthe
KathyCalanthe
  • WpView
    LECTURAS 1,095,162
  • WpVote
    Votos 69,051
  • WpPart
    Partes 60
KARANLIK VE AYDINLIK SERİSİ / KISIM I Feray Eldem, psikoloji okurken aynı zamanda Karaköy'de bir sanat galerisinde çalışmaktadır. Gece yarısı telefonuna gelen mesaj ile galeriye gittiğinde patronunu ölü bulur ve işlenen cinayet ile Feray şüpheliler listesinde bir numaraya yerleşir. Cinayetin hemen ardından evine kırmızı zarflar gelmeye başlar. Her zarf bir bilmeceden ibarettir ve cevap doğruca diğer zarfa gitmektedir. Çocukluğundan beri babasıyla define avı oynayan Feray bu gizemi çözmeden edemez ve varını yoğunu şüphelisi olduğu cinayeti aydınlatmaya koyar. Bu süreçte ise ona karşı dairesine yeni taşınan, imalı sözleri ve tavırlarıyla Feray'a hatırlayamadığı geçmişinden geldiğini düşündürten, son derece gizemli bir karaktere sahip olan Hektor yardım eder. Bilmeceler çözüldükçe geçmişin kapıları aralanır ve yaralı zihinler bir araya gelir. ✨ "Yaralı zihinler bir araya geldiğinde Dite Şehri'nin kapıları aralanır. Kırmızı daireler sarar etraflarını. Sınırdan geçen ruhlarını ölçer, kader tartısı."
TEK KURŞUN por Elveria_
Elveria_
  • WpView
    LECTURAS 61,847
  • WpVote
    Votos 3,059
  • WpPart
    Partes 10
Yayınlama tarihi 22/02/2025 Bazı kurşunlar kalbe değil, geçmişe saplanır... Yüzbaşı Yıldız, Kılıç Timi'nin kararlı ve korkusuz komutanı... Geçmişin yaralarını kalbine gömmüş, görevine adanmış bir asker. "Şirket" adıyla anılan karanlık yapılanmayı çökertmekle görevlendirildiğinde, en büyük sınavının düşmanla değil, kalbiyle olacağından habersizdir. Çünkü yeni operasyona atanan ikinci yüzbaşı, yıllar önce yaşanan unutulmaz bir ayrılığın başrolüdür: Tufan Şahiner. Birbirlerine duydukları öfke kadar yakıcı bir özlemle tekrar karşı karşıya gelen bu iki insan, şimdi aynı timde, aynı hedefe kilitlenmek zorundadır. İntikam mı ağır basacak, yoksa kalpte küllenmeyen hisler mi? Aksiyon, duygu ve gerilim dolu bu hikâyede, bir kurşun sadece hayatları değil, kaderi de değiştirebilir Vatan için canından geçenler, cananından geçenler vardır; isimleri bilinmez. Vatan için sevdasını kalplerine gömenler vardır; adları anılmaz. Kaybolanlar vardır, bu vatan kaybolmasın diye. Ailelerini bırakanlar vardır, başkaları ailesiz kalmasın diye. Daha niceleri vardır; hayatlarını feda ederler, bu vatan heba olmasın diye... ~Elveria~
AŞK-I MAVERA (Kitap Oldu) por sevincrami
sevincrami
  • WpView
    LECTURAS 2,701,134
  • WpVote
    Votos 133,983
  • WpPart
    Partes 60
Kitap, Vera Yayınları aracılığı ile basılmıştır! დ ❛Ben Vatanıma aşığım. Kalbimde ve aklımda ondan başka bir şey yok. Ama sen... Sen delisin. Bir askerin peşinden koşacak kadar delisin. Söylesene; hiç mi akıllanmayacaksın, Nar Çiçeği?❜ დ Asker ve Askeri Psikolog. დ Uzum zamandır kendisine saplantılı şekilde aşık olan Mirza'dan kurtulmaya çalışırken, daha da dibe batar Leyla İzem. Her şey bitti dediği vakitte aniden karşısına çıkan celladı kaçırır onu ve tutsağı yapar. Abisi gibi gördüğü adamın terör örgütünün lideri olduğunu öğrenir kaçırıldığında. Üç ay türlü türlü işkenceler görür, ama yine de boyun eğmez onlara. Üç ay boyunca çocukların, gençlerin ölümüne şahit olur. Umudunu kaybettiği sırada bir mucize olur. Kaçırılıp tutsak edildiği mağaraya gelen Türk askerleri, ona yeniden umudu verir. İsmini bilmediği siyah gözlü bir asker alır onu caninin elinden. O asker sol göğsüne yara alır o gün, Leyla İzem ise sağ elinin avuç içine. Tutsaklığı biten Leyla İzem, ailesinin yanına geri götürülür fakat aklından çıkmaz o siyah hareler. Ona bir borcu var - hayat borcu... Yıllar sonra okuyup askeri psikolog olarak Şırnak'a gelen Leyla İzem, aslında yıllardır rüyasına giren askerine doğru yaklaştığından habersizdi. Peki ya ismini bilmediği kahramanı ile karşılan bu yaralı kızı, tanıyacak mı yıllar önce onu kurtaran asker? Hayat onları nasıl bir sınavın içerisine sokacak..? ~Tüm hakları tarafımdan korunuyor. Her hangi bir (ç)alıntı durumu olursa, gerekli işlemler başlatılacaktır! Kitap kapağını, kendi kitabınızda kullanmanyın! ~YAZIM TARİHİ: 01.08.2023 ~YAYIM TARİHİ: 10.09.2023
KARANLIĞA DOĞANLAR por gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURAS 5,382,209
  • WpVote
    Votos 312,400
  • WpPart
    Partes 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."
Görev: Sığınak por hazzadogru
hazzadogru
  • WpView
    LECTURAS 3,068,348
  • WpVote
    Votos 88,055
  • WpPart
    Partes 108
Bu ateş ikimizi de yakacak. Yüküm zarif bedenine kat ve kat ağır gelirken hafifleyeceksin. Altımda ezilen güzelliğinle birlikte kirleneceksin, tene dokunmayı büyük başarı sayanlara inat benim olacaksın. Oysa ki benim olman için bütün bu afili cümlelere ve seni bana ait kılacak bacak arana ihtiyacım yok. Çünkü asıl gözlerin, gözlerime sevgiyle değdiğinde benim olmuş olacaksın. Benden korkuyorsun Eva. Bana boyun eğmekten ölesiye korkuyorsun. Sana bir şekilde dokunacak olmam korkutuyor seni. Gözlerinden bir damla yaş süzülecek gibi. Korkuna saygısızca sana sahip olamam. Önce saygı duymayı öğreneceksin bana, önce saygı duymayı öğreneceğim sana. Göz göze geldiğimizde çakan şimşeklerden korkup bana sığınacaksın Eva. Karanlıktan sana sığındığım, karanlıktan daha karanlık olan gözlerinde ışık aradığım gibi sen de beni arayacaksın ruhunda. Kayıp bir zaman diliminde ellerim ellerindeyken bakışlarını kaçıracaksın benden. Ve İkinci bakışta nihayet soyunmaya başlarken yol yordam bilmez ellerimle kıvırcık saçlarını okşayacağım. Elbiselerinle birlikte kibrini de arındıracaksın bedeninden, hayata dair katı kurallarınla birlikte benim olacak, asla dediklerini yaşarken inleyecek, imkansız dediklerini yaparken gülümseyeceksin güzel kadın. Ama şimdi değil. Şimdi hayallerimden bile uzaksın bana. Bu görev denilen yükün altında kendimi özgür hissettiğim gün 'Eva.' diye fısıldayacağım kulağına. Bana hükmetmeyi öğreneceksin. Tenine olan kabalığım sana olan açlığımdandır, sen ki adrenalinin vücut bulduğu kadın. Dudaklarında gezecek kabalığımı bağışla, bu gece yaşanacak her şeyin sebebi olan sen, bütün eylemlerimi yeni başlangıçlarının ilk adımı olarak hatırla. Bu daha başlangıç. Ki henüz keşfedilmemiş bir dünyanın ayak basılmamış topraklarıdır dudakların.
SIFIRINCI SOKAK por yezpena
yezpena
  • WpView
    LECTURAS 44,428
  • WpVote
    Votos 2,966
  • WpPart
    Partes 27
İzem Meva Ulusoy, bir gece ansızın evine giren bir adamı ne denli tanıyabileceğinin sınırlarını dahi bilmezken; fark etmeden bu sınırların etrafında dolaşmaya başlamış ve sınırlarının içerisine yaralı bir adamı da alacak kadar körleşmişti. Bu çetin yalnızlıkla sürdürdüğü hayatının tek odak noktası kendisi ve arkadaşlarına ait ünlü, zincir bir restoranın gizli ortağı olmakken bin farklı kelimeyle sınadığı bir adama nasıl güvenecekti? Aslında İzem Meva, nefreti iliklerine kadar hissettiğini düşünürken birine öylece güvenmenin neleri beraberinde getireceğini de öğreniyordu. Ona göre ilk adım tanımaktı ve zihninde bir zorundalığı yaşatan İzem Meva, ilk önce yaralı bir adam tanıdı. Ancak yaralı adam, kendi yarasını kendisinin açabileceği kadar gözü kara; açtığı yarayı kendisinin dikebileceği kadar da zekiydi. Tek amacı ailesinden kaçmak olan, bilakis delicesine bir zekâyla sarmalanmış, gayesini başarıya ve yeteneklerine adamış; ruhu da dili kadar gürültülü, her şeyin uzağında kalan bir adam vardı karşısında. Had yoktu lakin hesaplar epey çoktu. Her şey birdenbire tersine döndüğünde tanımanın darbesi de fazla sancılıdır. Pars kaçmakta olduğu düzenin en önemli adamı hâline gelir, kapısını çaldığı kadının yaşamını avuç çizgilerine taşımak, onu bir bilinmezliğin içindeyken yaşatmak zorunda kalır ve dünya, artık kaçması gereken her yolda ona tek bir kişiyi göstermeye başlar. Hem gizli bir kurulu yönetmek hem de tek kişilik hayatına inatçı bir kadını daha sığdırmak mecburiyetinde olması, onlara neler yaptırır? Yine de... İkinci adım öğrenmekti ve yaralı bir adam, canı yanmış bir kadının neler yapabildiğini öğrenecekti. Her ikisi de pimi çekilmeye hazır iki bombayı da ellerinde tutuyorlarken, ilk kim pes edecekti? 𒌐
UYUYAN KABUS por bermevina
bermevina
  • WpView
    LECTURAS 23,646
  • WpVote
    Votos 1,725
  • WpPart
    Partes 32
Ruhunuz üşüdüğünde, kalbinizi ısıtan o tatlı sözcüklere sıkı sıkıya sarılın. Bir daha asla onlara sahip olamayabilirsiniz. Tıpkı benim gibi. Bir hata yapmıştım. Derinlerde uyuyan kabuslarımı uyandırmış, kendi cehennemimden kaçamaz olmuştum. Fakat unuttuğum bir şey vardı. O da korkunun yalnızca bir illüzyon olduğuydu.
ÇİSE'M por Lavinya0123
Lavinya0123
  • WpView
    LECTURAS 7,158,983
  • WpVote
    Votos 251,692
  • WpPart
    Partes 57
Arslan ve Çise'nin hikayesine benimle birlikte tanıklık etmeye ne dersiniz... ▪KESİT▪ " Beni asla bırakmayacaksın değil mi ? " Hıçkırıklarımın arasında sorduğum soruya bedenimi bırakmak istemezcesine sıkarak " Asla...Bir tek sen! Hayatımda bir tek sen olabilirsin..." diye cevap vermişti. Bu adamdan benim ömür boyu kurtuluşum yoktu... Bunu anlamak için akıllı bir insan olmama ise hiç gerek yoktu. O Arslan Kara'ydı... Herkesin korkulu rüyası olurken , herkesi önünde diz çöktürürken bir tek benim önümde diz çökmeyi kabul etmiş , koca kalbine bir tek beni sığdırabilmiş olan adam. Kapak Tasarım : @mayneymishera ♡ Duyuruu ; Konu kaçırılma konusudur. Ve Arslan karakteri fazlasıyla psikopattır. Kitabı bunun bilincinde okursanız sevinirim....