Booo
11 histoires
OYUNCAK MÜZESİ (+18) par emregul_
emregul_
  • WpView
    LECTURES 1,682,005
  • WpVote
    Votes 58,199
  • WpPart
    Chapitres 39
İnsan ne dilediğine dikkat etmeli, zira kalbinden geçen iyi ya da kötü hiçbir dilek gerçekleşmeden peşini bırakmaz, derler. Ben, ölüm diledim. Bir ölümle başladı her şey. Bir başka ölüm onu izledi. Ve bir diğeri...
A Dangerous Game? || Sonadow  par Radiosrain
Radiosrain
  • WpView
    LECTURES 1,006
  • WpVote
    Votes 156
  • WpPart
    Chapitres 14
"Savaşmaya hazırdım. Ama seni planlamamıştım. Güvenmek, gözlerini kapatıp düşmanın avuçlarına yürümekti... Ve ben çoktan yola çıkmıştım..."
Buzdan Kılıç  par Radiosrain
Radiosrain
  • WpView
    LECTURES 828
  • WpVote
    Votes 118
  • WpPart
    Chapitres 9
"Bu yanlış bir seçim güven bana.."
Sonadow par 1L4Y04mi
1L4Y04mi
  • WpView
    LECTURES 3,927
  • WpVote
    Votes 440
  • WpPart
    Chapitres 22
helelel
Enemies To Lovers🤍 par Nazoosmuyss
Nazoosmuyss
  • WpView
    LECTURES 63
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Chapitres 6
İki düşman birbirilerine aşık olursa ne olur ??
Katil kim? /Sonadow\ par Emayimben
Emayimben
  • WpView
    LECTURES 819
  • WpVote
    Votes 95
  • WpPart
    Chapitres 7
Mobian halkı birbirine güven duyarak mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşarken bir anda herkesin içine bir korku doğdu Haberlerde cinayetten başka bir haber duyulmamaya başlanmıştı. Aralarında gizlice gezen sinsi bir katil vardi. Peki kimdi bu katil? Bilmiyoruz. Amacını biliyor muyuz? Belki ama genede hayır. Peki kim bu katil? Aralarından birimi? Yoksa başka bir yerden mi? Acaba hain de var mı aralarında? Hadi siz okuyun ben yazayım. 3mx0 sunar...
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) par Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURES 9,397,814
  • WpVote
    Votes 729,073
  • WpPart
    Chapitres 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
SOKAK NÖBETÇİLERİ par asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURES 58,645,821
  • WpVote
    Votes 2,258,373
  • WpPart
    Chapitres 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."