Benn yeni kitaplar
8 stories
YARANIN DİKİŞİNE ON DÖRT KALA by rubyaland
rubyaland
  • WpView
    Reads 155,011
  • WpVote
    Votes 6,128
  • WpPart
    Parts 9
✶ Kişilik bozukluğuna teslim olan Vera Arslan, karanlığın tamamen onu teslim alması için gün sayıyordu. Süresinin dolmasına az bir süre kalan Vera'yı kararından döndürebilecek kimse yoktu hayatında. Ta ki Evran Balamir onun karşısına çıkana kadar. ❝Vera, beni acıttığın kadar öptüm yaralarından. Yine de gidecek misin?❞ ✶
Yıldızlar Kayarken || Yarı Texting by yamalikalpler
yamalikalpler
  • WpView
    Reads 9,965
  • WpVote
    Votes 838
  • WpPart
    Parts 8
Okulun organizasyon kulübüne üye olan Deva, yeni dönem kaynaştırma haftası için kulüp arkadaşlarıyla on günlük bir eğlence hazırlamak zorundadır. Süreç, öğrenciler tarafından beğenilip yüksek katılım sağlanırsa; öğretmenler kulübü aşırı denetlemeyi bırakacaktır. Deva, kafasında yüksek katılımı sağlamak için bir plan kurar; bu planı uygulamak için ilkokulda arkadaş olduğu ancak iletişimi kestiği, okulun futbol takımının ikinci kaptanının numarasını ağabeyinden ister. "İlla ki duymuşsundur ama malum, baştan tanışıyoruz, Küçük Arslan; Doğukan Ali ben. Senin deyişinle Yedek Kaptan." "Memnun oldum, Yedek Kaptan. Ben de Deva, sadece Deva. Senin deyişinle de küçük Arslan." Yıldız Perisi Masalı.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,959,079
  • WpVote
    Votes 590,411
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,603,143
  • WpVote
    Votes 298,705
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
LAŞEATELİS by ayrisnity
ayrisnity
  • WpView
    Reads 538,825
  • WpVote
    Votes 930
  • WpPart
    Parts 1
Hafızasını kaybeden ajan Elaina, dünyaca ünlü italyan mafya lideri olan Arian Domenico Rossi'nin gizli sırlarını bulmak için yeniden görevlendirilir. Geçmişinde işlediği affedilmez günah yüzünden ona düşman olan katil mafyanın yan odasında kalmaya başlar. Aldığı gizemli notlar yüzünden Arian'ın Malikânesinde her şey ona tuhaf gelmeye başlar, bir oyunun içinde olduğunu düşünür. Peki ya asıl oyuncu melek yüzlü günahkarlarsa? 𝑀𝑒𝑙𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟 𝑔ü𝑛𝑎ℎ𝑘𝑎𝑟, 𝑔ü𝑛𝑎ℎ𝑘𝑎𝑟𝑙𝑎𝑟 𝑎𝑠ı𝑙 𝑚𝑒𝑙𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟 𝑜𝑙𝑎𝑏𝑖𝑙𝑖𝑟. ~𝐾𝑎𝑛𝑙ı 𝑍𝑖𝑛𝑐𝑖𝑟 "Laşeatelis cehennemine hoş geldin. Burada ki tek kural: kimseye aldanma." ⛓️ Bu isimde yazılan ilk kitaptır. Uyarı: bu kitapta; cinsellik, olumsuz örnek ve davranışlar bulunmaktadır! Kitabımın çalınması durumunda gerekli işlemler yapılacaktır!
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 1,015,069
  • WpVote
    Votes 54,994
  • WpPart
    Parts 41
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."
GÜLBEŞEKER by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 736,690
  • WpVote
    Votes 37,546
  • WpPart
    Parts 56
İnsanın en masum olduğu dönemi çocuk olduğu zamanlardır, öyle değil mi? Doğru. Fakat eksik. İnsanın en acımasız olduğu dönem de çocuk olduğu zamanlardır. Kimi çocuk sevgiyle arkadaş edinir, oyunlar kurardı. Kimisi ise tek bir korku salmasıyla etrafına toplardı kendi tebaasını. Ben ve benim gibi çocukların sevgi cumhuriyetine karşı, zorbaların korku imparatorluğuydu aslında durum kısaca. Diyelim ki bir zamanlar çocuktuk. Biz de, onlar da. Lisede de mi çocuktuk? Türlü türlü oyunlar kurarken de mi çocuktuk? İnsanların hayatlarında unutamayacağı anılar bırakırken, hafızalarından kazıyarak silmek istemelerine rağmen bunu başaramıyor oluşlarının sorumlusu olurken de mi çocuktuk? Tuvalete kilitlerken, okulun önünde alay konusu ederken, yapmadıkları şeylerle suçlarken ve hatta manipüle ederek kendilerinden bile şüphe etmelerini sağlarken de mi çocuktuk? Değildik. Ne biz ne de onlar. Bunu inkar edecek insanın vicdanı sorgulanmazdı zaten.