Listeee
44 stories
KARTEL by izel224
izel224
  • WpView
    Reads 13,249
  • WpVote
    Votes 798
  • WpPart
    Parts 17
Türkiye'nin yeraltı dünyasını diz çöktüren devasa bir imparatorluk: Kartel. Ve bu imparatorluğun sarsılmaz tahtında oturan tek isim: Kuzgun Karahan. Onun için adalet, namlunun ucundaki son mermidir; sadakat ise sadece ölülerin sahip olduğu bir erdemdir. Ancak bir gece, kurduğu o karanlık krallık istihbaratın soğuk duvarları arasında sarsılır. Kuzgun'un karşısına çıkan Efsun Hazen, sadece bir devlet görevlisi değildir. O, Kuzgun'un geçmişine ait, mezara gömüldüğü sanılan en büyük günahın anahtarını elinde tutan kadındır. "Sana bir seçenek sunmuyorum Karahan," dedi Efsun, sesi buzdan bir bıçak kadar keskindi. "Ya benim gölgem olup Kartel'i içeriden yıkarsın, ya da elindeki o büyük sırrın altında ezilirsin." Bir tarafta Türkiye'nin en tehlikeli adamı, diğer tarafta onun ipini tutan gizemli bir kadın... Teslimiyetle başlayan bu zorunlu ortaklık, sırlar çözüldükçe yerini kanlı bir hesaplaşmaya bırakacaktır. Çünkü asıl düşman henüz maskesini düşürmemiştir ve gerçekler, göründüğünden çok daha karanlıktır.
Başı Yok Sonu Çok by rosloveros
rosloveros
  • WpView
    Reads 8,690,156
  • WpVote
    Votes 348,809
  • WpPart
    Parts 85
Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır. ●○●○● "Beni sokmaya çalıştığın kalıpta olmadığımı sen de ben de gayet iyi biliyoruz." Ne kast ettiğini gayet net anlamıştım sanırım. Ona sürekli abi dememi kast ediyordu. "Üstelik ben de seni uzun süredir o kalıpta görmüyorken," gözlerimin tam içine bakarken kısık sesle tamamladı cümlesini. "Birbirimizi kandırmanın alemi yok." Bir elini başımın yanındaki duvara yaslayıp iyice sokuldu bedenime. "Ya sen yanlış görüyorsan, ben seni tam olarak o kalıpta görüyorsam?" Yüzünü boyun girintime yaklaştırmasıyla elini yaslamadığı taraftan duvar ile arasından çıkmak için hamle yaptım. Diğer elini de duvara koyarak engel oldu bana. "Senin aksine bedenin o kadar dürüst ki Betül, inkar etmelerinin hiçbir önemi yok artık." Ellerimin her ikisini de ince gömleğin altındaki sert bedenine bastırarak kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Milim kıpırdamadı tabi ki. "Yanlış görmüşsündür." Başını boyun girintimden çıkardı. Dudaklarını aniden anlıma bastırdığında şok içinde kaldım öylece. Ani hareketiyle kapanan gözlerimi bir süre sonra dudaklarını anlımdan çekse de açmadım. "İnkar etmekte serbestsin Betül ama ben az önce adımın yazılı olduğu yere dudaklarımı bastırdım," demesiyle daha sıkı kapadım gözlerimi. Sonra beni öylece bırakarak koridorun sonundaki odasına girdi, gözlerimi açmasam da uzaklaşan bedeninden ve kapı sesinden anladım. Elimi anlımda gezdirirken şapşal gibi gülümsedim kendi kendime. Annem hep kaderimizin avuç içimizde yazdığını, alnımızda da kaderimizdeki adamın adının yazılı olduğunu söylerdi. ○●○●○● #Genelkurgu 5# 24 Temmuz #Romantizm 5# 15 Ağustos #Aşk 4# 11 Ekim #Gençkurgu 5# 21 Ekim #Mizah 1# 27 Ocak
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,675,289
  • WpVote
    Votes 326,577
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
DİVANE ✔️ by selmakeskin_
selmakeskin_
  • WpView
    Reads 6,636,167
  • WpVote
    Votes 290,209
  • WpPart
    Parts 60
"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi seyreden yıldızlardan ziyade kendi ışığının aydınlattığı, o zehir karası delici gözlerine yerleşen alaylı parıltı ve söylediği son şeyle çileden çıkmıştım artık. İçimde lavlarını köpürterek sabrımın son demlerinde dolanan volkan patlamaya hazırdı, bu işin başka çaresi yoktu ve inceldiği yerden kopacaktı. Ben onun sayesinde çoktan büyümüştüm fakat o her seferinde inadına yapar gibi çocuk olduğumu savunuyordu. Beni bakışları, tavırları, hareketleri ve kelimeleriyle resmen eziyordu. Kalbimi eziyordu. "Çocuk falan değilim ben!" Diye bağırdım sonunda içimdeki ateşten okyanus çaresizce çırpınan benliğimi cayır cayır yakmaya başlarken. Aynı anda hem üşüyor hemde alev alev yanıyordum. Kendi içimde birçok imkansızı barındırıyordum. Sertçe yutkundum... Sesimi iyice yükselttiğimde tek bir mimiğimi bile kaçırmak istemiyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı, artık gerçekten dayanamıyordum. "Çocuk değilim anladın mı? Değilim! Sana abi demek zoruma gitmeye başladığında büyüdüm ben!" Diye adeta haykırdım. "Duygularımı gizlemeyi öğrendiğimde büyüdüm! Susmayı öğrendiğimde, sessizce ağlamayı öğrendiğimde büyüdüm! Gözümün önünde başkasına dokunduğunda büyüdüm!" Ona ilk kez utanıp çekinmeden kurduğum bu uzun ve acımı haykıran cümleler tüm nefesimi tüketmişti fakat söyleyecek son bir sözüm daha kalbimin en ücra köşesinden saniyeler sonra çıkagelmişti. "Seni sevdiğim gün büyüdüm ben." Diye fısıldadı güçlükle soğuktan zangır zangır titreyen dudaklarım.
AĞIR ABİ -Yarı Texting-  by kitapmuq
kitapmuq
  • WpView
    Reads 1,214,631
  • WpVote
    Votes 57,627
  • WpPart
    Parts 51
Çıtı pıtı, konuşmayı çok seven, deli dolu Mine... Ve mahallenin ağır abisi; aynı zamanda Mine'nin abisinin en yakın dostu olan Arslan... Yanlışlıkla atılan tek bir mesaj, nelere yol açabilirdi? Mine: Bana çabuk iç çamaşırının linkini atıyorsun hemen! Mine: Gördüğüm an, bu benim olmalı dedim . Mine: Bizim buradan almadığın kesin. (Görüldü) Mine: Ay ne görüldü atıyorsun? İlk defa senden bir şey istedim. Mine: Ne olur yani atsan? Arslan abi: Ne diyorsun Mine? Arslan abi: Ne iç çamaşırı! Beni nereden gördün?
TANYELİ MAHALLESİ  by _ozgennur_
_ozgennur_
  • WpView
    Reads 226,013
  • WpVote
    Votes 9,957
  • WpPart
    Parts 35
Esin Işık, içindeki heyecanın ve mutluluğun nişanlısının evine adımını attığında söneceğini hiç bilmiyordu. Ancak beklenen oldu. Esin Işık, o eve girdi ve dünyası başına yıkıldı. Çok yağmurlar yağdı, çok havalar karardı ancak hiç kimse, hiçbir şey o acının üzerini kapatamadı. Bir kişi hariç. Altay Mahir Karakaş. Gelişiyle tüm dengeler bozuldu, oyun sıfırdan kuruldu. ⛓️ Not: Yetişkin Okurlar İçindir.
CEVİZ AĞACI MAHALLESİ by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 4,696,683
  • WpVote
    Votes 155,457
  • WpPart
    Parts 51
Lapis Yayınları aracılığıyla kitap olmuştur ✨🧡 NOT: Düzenlenmiş hali ile basılmıştır. Ayrıca yorumlarda spoiler vardır, dikkat etmenizi öneririm. Eğer spoiler verecekseniz lütfen öncesinde uyarı bırakınız. ... Ceviz Ağacı Mahallesi'nin gölgesi bahar ayında yeryüzüne dokunurken içerisinde bulunan yaşantılar da birbirlerine dokundu. Sıcacık insanların sıcacık mahallesine ve oradan da evlerinin içine misafir olduğumda çok küçüktüm ama anımsıyorum, çocuksu mutluluğum o kadar gerçekti ki içim içime sığmıyordu. Sonra büyüdüm ve onlara dahil oldum, onlara karıştım ve Ceviz Ağacı Mahallesi'ndeki ağaçların şekline girdim. Aşk bir diken gibi tırmandığım ağaçların dallarından tenime doğru uzanıp bedenimi baştan sonra doğru keserken gözlerimdeki sıcak yaşları yeryüzüne davet ediyordum. Aşık olacak kadar büyümüş, aşka düşecek kadar sersemdim. Ama mutluydum, Ceviz Ağacı demek mutluluk demekti. Ceviz ağacı demek buralarda, tepesindeki çalıkuşu demekti. Ve ben... Kızıl Çalıkuşu'ydum. .... Onların aşkı dillendirilemeyen bir lanet gibi içlerinde dağlanırken mahalleye düşen yağmur damlalarına arkadaşlık etti. Sonra mahallenin açık pencerelerinin birinden usulca bir şarkı yükseldi ve Ceviz Ağacı'na yayıldı. "O gözler bana eskisinden yabancı, Gönlümdeki bu sevda hiç bitmeyen bir acı." ... Bu isimle yazılan ilk kurgudur. Kapak için birkadehsevgi-'ye teşekkürler. Tüm Hakları Saklıdır, kurgu tamamen yazara aittir ve çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
BADEMLİ MAHALLESİ by ZehraAyar0
ZehraAyar0
  • WpView
    Reads 3,800,874
  • WpVote
    Votes 133,107
  • WpPart
    Parts 38
"Sana her yaklaştığımda," dediğinde başını eğip dudaklarını usul usul kulağımın kenarına getirdi. Nefesi resmen nefesimdeydi. Bu çok fazlaydı.. O gecekinden daha farklıydı bu. Yirmi iki yıllık ömrümde tanıdığım Kerim abi değildi bu karşımdaki adam. "Benden sanki bir vebalıymışım gibi bir canavarmışım gibi kaçışın," sıcak nefesi önce kulağıma sonra boynuma çarptı. Gözlerim artık kendiliğinden kapandı. İşkenceden beterdi bu durum. Biz şu an ne yapıyorduk? Cümlesini tamamlamadan son kez derin bir nefes çekti ciğerlerine. Bunu yaparken burnu benim kulağımın tam üstünde, saçlarımın tam başlangıcındaydı. "Şu koskoca bedenimi bitirdi, tüketti Işıl." baştaki cümlenin amacından sapan bu cümle de ne demek oluyordu? Neler söylüyordu bu adam, neler hissettiriyordu bana!? Dudaklarının arasından usul usul bıraktığı kısık nefesler saçlarımın arasına vurduğunu ve onları yavaşça havalandırdığını hissettim. Tüm tüylerim havaya kalktığında yeni doğmuş bir bebeğin açmaya çalıştığı gözleri gibi bende araladım gözlerimi ve dudaklarımın kıyısına vuran bir hevesle mırıldandım. "Kerim a-" "Şşş," titreyerek söylemeye çalıştığım sözler bıçak gibi kesildi, irkildim. Tüm bedenime etkisi altına alan bir ürperti yayıldı. Tüm hislerim öyle bir karmaşıklığa gömülmüştü ki ne hareket edebiliyor, ne de buna itiraz edebiliyordum. O ise göz kapakları birbirine geçili, sanki boşlukta sallanıyor gibiydi. Sanki bir hayalin içindeydi ve o hayalde yalnızca ikimiz vardık. Sonra bir an kapalı göz kapakları titredi. Nabzım her geçen saniye hızlanıyor, bana yaşam alanı bırakmıyordu. Ama meğer ben daha hiçbir şey duymamışım ki. Zira saniyeler sonra duyduğum Kerim abinin işkenceden farksız pürüzlü sesi canı çekilen parmaklarımın tutunmak amacıyla bir yerlere savrulmasına sebep oldu. "Abi yok, artık abi yok güzelim."
RUHUN ŞİFASI (TAMAMLANDI) by FeelStone
FeelStone
  • WpView
    Reads 1,489,131
  • WpVote
    Votes 57,545
  • WpPart
    Parts 84
NOT: BÖLÜM SAYISI FAZLA DEĞİLDİR, BAZI BÖLÜMLER PART OLARAK BÖLÜNDÜĞÜ İÇİN BÖLÜM SAYISI ÇOK GÖRÜNMEKTEDİR! Yıllardır sevdiği kadınının sevdasıyla yanan Asaf ve onun sevdasından habersiz kendi halinde yaşayan Deva. Asaf'ın sevgisi karşısında kalbi yenik düşen Deva'nın hikayesi.
KIRMIZI TANGA (Texting) +21 by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 783,365
  • WpVote
    Votes 27,686
  • WpPart
    Parts 33
Rastgele bir numaraya attığım o utanç verici mesajın, ölüm fermanım olacağını nereden bilebilirdim? Bir doğruluk mu cesaret mi oyunu. Masum, aptalca bir şaka. Ve yanlış zamanda, yanlış kişiye giden o mesaj: "Kırmızı tangamın nerede olduğunu hatırlamıyorum, dün gece sende mi kaldı?" Ben sadece arkadaşlarımla eğlendiğimi sanıyordum. Ama mesajı attığım numaranın sahibi, tam o saatte cinayet işlemiş bir katildi. Ve daha kötüsü? O gece gerçekten birini öldürmüştü ve benim bu mesajımı, cinayeti gördüğüme dair bir şantaj sanmıştı. Şimdi peşimde sadece utanç verici bir yanlış anlaşılma yok. Peşimde; nefesimi kesmek, beni susturmak ve o "kırmızının" hesabını sormak isteyen bir adam var. O, beni susturmak için her şeyi yapacak bir avcı. Ben ise yanlışlıkla inine girmiş bir av.