Aile🥺
44 stories
SAUDADE  by Rulisinzruli_
Rulisinzruli_
  • WpView
    Reads 1,701,035
  • WpVote
    Votes 87,074
  • WpPart
    Parts 46
Karakaya ailesi, sabaha karşı çalan telefonla oğullarının görevde yaralandığını öğrenir ve apar topar hastaneye koşar. Ancak bilmedikleri bir gerçek vardır ki, o da oğullarını hayatta tutan kişinin görev sırasında ona siper olan en yakın arkadaşı Sungur olduğudur. Sungur ağır yaralanırken, Alp ve Karakaya ailesi ilk kez soğuk hastane koridorunda bir araya gelir. Çığlıkların hastaneyi inlettiği esnada, sedyenin üzerinden düşen Sungur'un kanlı künyesi, Karakaya ailesinin en büyük kızı Efsan Mira'nın gözüne çarpar. Genç kadın, her şeyden bihaber künyeyi kaldırır ve saklar. Yıllar sonra, geçmişle geleceği birbirine bağlayan o küçük metal parçası Efsan Mira'nın hayatını baştan sona değiştirecektir. Abisinin hayatını kurtaran Sungur'a duyduğu minnetin yavaşça aşka dönüştüğünü fark ettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir künyenin taşıdığı geçmiş. Bir fedakarlığın gölgesinde büyüyen minnet. Ve o minnetten doğan bir aşk. ^^^^ Yayın tarihi: 12.05.2024
Alef | Texting by birgizemligizem
birgizemligizem
  • WpView
    Reads 3,917,478
  • WpVote
    Votes 206,303
  • WpPart
    Parts 65
Ela: Ruh hastası mısın sen, ne diye kafa atıyorsun çocuğa ? Alef: Ruhu'na hasta olduğum doğru Alef: ve o it çok fena asabımı bozdu Ela yazıyor Görüldü Alef: Sana ne demiştim kaçak ? Alef: Sen bana bir adım atsan ben sana bir nefes uzaktayım
TEDH +18 by melisunkrman
melisunkrman
  • WpView
    Reads 2,711,178
  • WpVote
    Votes 64,495
  • WpPart
    Parts 26
YETIŞKIN IÇERIK +18 Parmakları eteğim altından ince çamaşırıma dokunduğunda başını boynuma yaslayıp hırıltılı nefesini kulağıma üfledi. "Ne renk?" bedenimi ele geçiren arzuyla diğerlerinin duymasından korkarak "Beyaz" dedim. Son nefesimi veriyormuşçasına... Parmakları ince çamaşırımı geçip sıcak dereye ulaştığında orta parmağı boydan boya ıslak vadiyi keşfe çıktı. Bacaklarımı birbirine bastırıp ellerini cehennemimde hapsettim. Dolgun dudakları yumuşak kulak mememi arasına alıp diliyle ıslaklığını yaydı. Parmakları zorlukla bacak aramda hareket edip sıcaklığımın kaynağına indiğinde onu içine almak için deliren deliğime yavaşça sokuldu. Öyle sesli bir nefes aldım ki yüksek sesli müzik olmasa inilti gibi çıkan ses tüm mekanda duyulabilirdi. "Gri, artık gri.." başım arkaya düştüğünde insanların varlığını çoktan unutan bedenim pelte kıvamına gelmişti. İçimdeki doluluğunun kaynağı orta parmağına işaret parmağı da dahil olduğunda baş parmağıyla klitorisime baskı uygulayarak okşuyordu. Sol elimin üzerindeki eline karşın sağ elimle eteğimin altındaki koluna tırnaklarımı geçirip içime itekledim. "Beni istiyor musun? İçine sertçe girmemi, döllerimi bırakmamı istiyor musun?" boynumdaki dudakları çeneme ilerlediğinde göz kapaklarımın ardından üzerime düşen gölgesi ve içimdeki baskısını arttıran arsız duyguların hissettirdiği şehvetle dolduğumu hissettim. * • Tutkunun Esaretinden Doğan Hata •
Derin(Gerçek ailem)❆ by sAdEce22o
sAdEce22o
  • WpView
    Reads 626,952
  • WpVote
    Votes 26,878
  • WpPart
    Parts 82
Diyabet hastası bir kızın gerçek ailesi...
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) by ayboooo
ayboooo
  • WpView
    Reads 320,792
  • WpVote
    Votes 13,995
  • WpPart
    Parts 63
Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.
KARA MURAT | KARADENİZ SERİSİ (+18) by bu_yazar
bu_yazar
  • WpView
    Reads 2,846,806
  • WpVote
    Votes 72,082
  • WpPart
    Parts 43
Mahallenin yaptığı yardımları ile dilinden düşmeyen, bütün kızların deli divane olup peşinden koştuğu, ağırbaşlı, yardımsever ve bir o kadar da sert bir ağır abisi ile evlendiğinizi düşünün... Murat Karasu. Namı değer "Kara Murat" ile tanışmaya ne dersiniz? Uyarı: Bu kurgu tamamen bana aittir! Cinsellik, şiddet ve bağımsız öğeler içermektedir! Reşit olmayanların okumasını tavsiye etmiyorum.
KARA ÇİY | MAHALLE by ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    Reads 2,968,307
  • WpVote
    Votes 108,900
  • WpPart
    Parts 46
"Şeytan, meleğin kanatlarını severken yanlışlıkla kopartabilir, güzel kiracı." 🪽 | 1,82m okunma ile final yaptık. | Gerilim, korku ve şiddet içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Her hakkı saklı tutulmaktadır. Benzerlik ya da çalıntı durumunda saklı tutulan tüm haklar kullanılacaktır.
EKSİK  by berxcra
berxcra
  • WpView
    Reads 150,175
  • WpVote
    Votes 4,707
  • WpPart
    Parts 92
Asel Miranlı... İmparatorluk gibi bir holdingin tek varisi, sessiz ama güçlü duruşuyla herkesin ezbere bildiği bir isim. Lüks hayatın içinde büyümüş olsa da, kalbi hiçbir zaman o parlak ışıklara tam olarak alışmamış bir kız. Babasının ani ölümüyle omzuna çöken miras, sadece servet değil; acı, baskı ve görünmeyen duvarlarla dolu bir kaderdi. Ve Arel... Arslan ailesinin sessiz fırtınası. Soğuk, ketum, her adımı hesaplı. Gülüşü bile sınırlı olan bir adam. Kendi ailesinin gölgeleri, kendi kuralları, kendi karanlıkları vardı. Birbirlerine asla yaklaşmayacakları düşünülen iki dünya, bir gece bir masada kesişti. Bir yalanla başlayan tanışma, geriye dönüşü olmayan bir hikâyenin ilk sayfası oldu. Basının patlayan flaşları altında tutulan bir el... Dışarıya karşı çizilen kusursuz bir çift imajı... İçeride ise; iki yabancının birbirini çözmeye çalıştığı, her bakışta biraz daha karışan duygular, biraz daha derinleşen yaralar. Asel, hayatı boyunca kaçtığı baskılardan, bu kez Arel'in soğuk duvarlarına çarparak geçiyor. Arel ise planladığı düzenin, Asel'in inatçı kalbiyle darmadağın olduğunu fark ediyor. Bu bir aşk hikâyesi değil sadece... Güç savaşı. Gurur savaşı. Kalbinle mantığın arasında sıkışıp kalmanın hikâyesi. Yalana kurulan bir başlangıç, gerçeğe dönüşür mü? Soğuk bir ev, sıcak bir yuvaya dönüşebilir mi? Birlikte çekilen bir fotoğraf, kaderi birbirine bağlar mı? Asel ve Arel'in hikâyesi; Tutkunun gölgesinde, gururun arkasında, gerçeğe inat bir yakınlaşmanın romanı...
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 1,420,101
  • WpVote
    Votes 51,523
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.