Kardelenxys
Bazı binalar bir canavar gibidir. İçine girdiğin an seni fark etmeden sindirmeye başlar.
Öyle binaların duvarlarında rutubet değil, hatıralar birikir. Merdiven boşluklarında yankılanan şey ayak sesleri değil, bastırılmış çığlıklardır.
Zümra, babasının ölümünün ardından yıllardır uzak kaldığı çocukluk evine dönmek zorunda kalır. Dışarıdan bakıldığında sıradan, eski ve üç katlı bir apartmandır bu. Üçüncü kattaki daire boşaltılacak, geride kalan eşyalar indirilecek, geçmişe ait son izler de silinecektir. Yanında ise hayata tutunduğu tek kişi vardır: Oğuz.
İFakat bazı yerlere geri dönmek, yalnızca kapıyı açmak değildir. Bazı evler insanı içeri alırken geçmişi de uyandırır.
Yorgunlukla binilen bir asansör, onları olması gereken yere değil, imkânsız bir derinliğe indirir. Eksi dokuzuncu kata. Yerin altında var olmaması gereken bir kata.
Aşağıda bekleyen şey karanlık değil, hafızadır.
Merdivenlerle yukarı çıkmaya çalıştıkça her katta başka bir yüz, başka bir korku, başka bir hakikat belirir. Mantığın sustuğu, zamanın büküldüğü, odaların dünyalara dönüştüğü bu labirentte Zümra yalnızca bir binadan çıkmaya değil, kendi geçmişinden kurtulmaya çalışacaktır.
Unutulduğu sanılan anılar, susturulmuş korkular ve yıllardır üzeri örtülmüş sırlar birer birer karşısına çıkar. Her katta başka bir yüzleşme, her odada başka bir yara saklıdır. Bina, zamanla taş ve betondan ibaret bir yapı olmaktan çıkar; yaşayan, izleyen ve bekleyen bir varlığa dönüşür.
-1, yas, travma, aşk ve suçluluk duygusunu psikolojik gerilimle harmanlayan; okuru son sayfasına dek gerçekle hayalin sınırında yürümeye zorlayan çarpıcı bir roman. Derine indikçe karanlığı büyüyen bu hikâye; sevmenin ağırlığını, kaybetmenin sessizliğini ve insan ruhunun en kırılgan yanlarını unutulmaz bir acıyla anlatıyor.