BaldanKelimeler
"Yollar ayrılsa da, Yazgı hep aynı Yankı."
YAZGININ YANKISI & PAYİDAR İNFAZ ÇEMBERİ
"Ne seninle, ne sensiz... Sadece bizsizliğin içinde, Payidar bir döngüdeyiz."
Yazgı ve Yankı; aynı uçurumun iki farklı ucuydu. Birbirlerine baksalar düşeceklerdi, arkalarını dönseler öleceklerdi. Kaderin onlara hazırladığı en büyük oyun buydu: Bir arada olmayı beceremeyecek kadar yaralı, ayrı kalmayı başaramayacak kadar birbirlerine muhtaçtılar.
Ancak bu imkansız aşkın etrafında, nefes aldırmayan, kaçışı olmayan bir duvar örülüydü: Payidar İnfaz Çemberi (P.İ.Ç). Adaletin sustuğu, namluların konuştuğu o karanlık dehlizlerin sarsılmaz hâkimi. Bu çemberin içine girmek bir tercih, içinden sağ çıkmak ise bedeli kanla ödenen bir mucizeydi.
Biri, geçmişin suskunluğu; diğeri, o sessizliği bozan çığlıktı. Ne zaman birleşmeye kalksalar birbirlerini yok ediyor, ne zaman bu karanlık çemberden uzaklaşmaya çalışsalar yolları yine başladıkları o çıkmaz sokakta kesişiyordu. Yazgı'nın kalbindeki boşluk, ancak Yankı'nın sesiyle dolabilirdi; ama o ses, her seferinde Payidar'ın buz gibi gerçekleri gibi en sevdiği hayalleri delip geçiyordu.
"Yollar ayrılsa da Yazgı hep aynı Yankı; kurtuluşun olmadığı yer ise hep aynı Çember."
Zehra Bayramlı'nın kaleminden; kalbin reddettiğini ruhun kabullendiği, sadakatin ihanetle, aşkın ise ölümcül bir kuşatmayla sınandığı bir serüvenin ilk perdesi açılıyor. Sahi, kaderiniz celladınızın elindeki bir kalemken, kendi hikâyenizi ne kadar uzağa yazabilirsiniz?