Elif0211 adlı kullanıcının Okuma Listesi
142 Geschichten
Lavinia | Gerçek Ailem von elena_x9
elena_x9
  • WpView
    GELESEN 1,910,048
  • WpVote
    Stimmen 94,878
  • WpPart
    Teile 44
Hayatımın sırf 17 yıl önce bir hemşirenin bebekleri karıştırması yüzünden mahvolduğunu öğrendim Lavinia ölüm çiçeği anlamına geliyodu ve ben ismime çok benziyorum bana yaklaşan herkes zamanla soluyor veya ölüyor. Aile sevgisi görmeden büyüyen lavinia 17 yıl sonra birden çıka gelen öz ailesini kabul edicek mi? Peki ya Bu aile lavinia'nın acılarına merhem olabilecek mi? #1. anılar - 28/06/23 #1. yalnizlik - 06 / 08/23 #13. aşk - 06/08/23 #1. acı 17/08/23 #1. ailem 21/08/23 #5. asker 21/08/23 #1. ikiz 28/09/23 #1. üvey 28/09/23 #1. lavinia 14/10/23 #6. doktor 14/10/23 #1.abilerim 14/10/23 #1. kız 16/10/23 #1. gerçekailem 03/04/24 Yazım hataları olabilir.
ESİR von gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    GELESEN 10,845,226
  • WpVote
    Stimmen 513,203
  • WpPart
    Teile 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
PAMUK ŞEKER (Final) von 1scintilla
1scintilla
  • WpView
    GELESEN 522,082
  • WpVote
    Stimmen 32,089
  • WpPart
    Teile 78
Bu kitap 1985 yılında geçen naif bir aşkı anlatıyor.🍀 Bir heves uğruna ailemi kaybettiğimde kendi evimde kül kedisine dönüşeceğimi bilmiyordum. Dahası yengelerimin baskılarına, kendimi hapse attırmak isteyecek kadar tahammül edememiştim. Her şey ben parmaklıklar ardındayken değişti. Kader çarkımın yeniden döndüğü yer, kara kaşlı, kara gözlü ve bıyıklı bir memurdan sonrası oldu.
MASUM +18 von Damla_yazar
Damla_yazar
  • WpView
    GELESEN 207,364
  • WpVote
    Stimmen 4,358
  • WpPart
    Teile 35
Sigarasını dudaklarına götürüp siyah gözlerini benden uzaklaştırarak yanındaki esmer kadına çevirdi. Kadın, onun bakışlarını fark eder etmez gülümsedi ve başını Pamir'e çevirdi. Pamir, bana bir kez bile bakmadan elini kadının beline yerleştirdi. Kadın, dudaklarını Pamir'in kulağına yaklaştırıp fısıldadı. Ne söylediğini duyamadım ama Pamir'in dudaklarında beliren hafif kıvrım, her şeyi anlatmaya yetti. Başını usulca salladı. Boğazıma oturan düğümü yutkunarak bastırdım ve gözlerimi onlardan uzaklaştırıp elimdeki kadehe indirdim. O gün, hastane odasında, hiçbir açıklama yapmadan beni terk ettiği o günden beri sigara ve içki, hayatımdan hiç çıkmadı. Ben Pamir'in değerini onu kaybettikten sonra anlamıştım. Tam içkimi yudumlayacaktım ki, naif ve heyecanlı bir ses duyuldu salonda. "Evet değerli konuklar, lütfen buraya bakar mısınız?" Sesin geldiği yöne döndüm. Rana. Elinde mikrofon, yüzünde her zamanki neşeli ama kusursuz gülümsemesiyle Pamir'in elini tutuyordu. "Hepinize bir haberimiz var!" dedi sevinçle. "Biliyorsunuz zaten, iki gün sonra evleniyoruz." Bir kez daha yutkundum. İçim acıdı. "Sevgilim, sen söylemek ister misin?" diyerek mikrofonu Pamir'e uzattı. Pamir önce kısaca başını salladı, sonra gülümseyerek mikrofona uzandı. Gözleri bir anlığına bana kaydı. Sonra, hiçbir şey olmamış gibi başını çevirdi ve konuşmaya başladı. "Fazla uzatmayacağım" dedi sakin bir tonla. Ve ardından içimi yakan cümle kurdu. "Rana ve ben anne baba oluyoruz." Kitapta; dram, 18+, ihanet, şizofren, küfür ve travma olayları movcuttur! Kitap kapağı: Damla_yazar Kitap şahsıma aitdir! Çalınma gibi olasılık olduğun da kanalınız şikayet etdirilecektir!
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... von Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    GELESEN 817,225
  • WpVote
    Stimmen 33,856
  • WpPart
    Teile 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
AZİZ BEY  von yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    GELESEN 18,236,687
  • WpVote
    Stimmen 677,050
  • WpPart
    Teile 58
Bu kitap +18 yetişkin içerik vardır. Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur Büyük acılar dilsizdir derler, Hazalın bütün acıları da dilsiz değil miydi. Onun acılarına susan şeytanlar yok muydu, onu ateşte yakanlar yok muydu. Peki kimdi suçlu, kimdi bütün bunların sebebi, kader miydi onun boynuna mıydı ahları. Şimdi yine kaderi onu bir sevda ateşine atmamış mıydı. Kimseye boyun eğmeyen Aziz Dağıstanlı Bir tek aşka yenildi +18 yetişkin içerik. Şiddet cinsellik argo ve küfür barındırır
BERDEL +18  von Damla_yazar
Damla_yazar
  • WpView
    GELESEN 1,344,095
  • WpVote
    Stimmen 39,574
  • WpPart
    Teile 68
Beni yatağa yatırdığı zaman ona arkamı dönerek yan bir şekilde yattım. Derin sesli bir nefes aldığında yatağın diğer ucunun çöktüğünü hissettim. Yatağa uzanıp kolunu belime sardığında bu sefer titrek bir nefes aldım. "Benden korkuyormusun?" Sanki bu soruyu bekliyormuşum gibi başımı aşağı yukarı doğru sallayıp kısık bir sesle "hıhı" diye mırıldandığımda dudaklarını morarttığı kolumda hissettim. Az önce kriz geçirerek sıktığı kollarımı bu sefer dudakları ile öpüp derman olmaya çalışıyordu fakat benim asıl yaramın kalbimde olduğundan habersizdi. Dudakları tek tek tüm parmak izlerinde gezdi. Bu sefer dudaklarını saçlarıma bastırıp derince koklayarak öptü. °•° Abisinin yaptığı hata yüzünden çocukluktan beri aşık olduğu adama berdelli gelin olan Zühre Şahmaran ve çocukken aşık olduğu kadına cehennemi yaşatacağına yemin eden Şervan Hanzade. Kitap kapağı: DAMLA_YAZAR kitapta kadına şiddet, hakaret, kuma, aldatma vs. yoktur.
Ayvazoğlu Gelini +18 von drmz_ezgi
drmz_ezgi
  • WpView
    GELESEN 1,029,270
  • WpVote
    Stimmen 31,514
  • WpPart
    Teile 30
Dicle ve Fırat'ın arasında bulunan, Güneydoğu Anadolunun en güzel şehirlerinden biri olan Mardin. Birçok insan buraya tatile gelmek için can atardı. Gelenler burada yaşayan insanların sıcaklığına şaşırırlardı. Kendine has mimarisiyle yapılmış evler, oteller her geleni kendisine hayran bırakırdı. Her şey göründüğü kadar güzel miydi gerçekten bu şehirde? Hep mi dışardan göründüğü kadar mutluydu insanlar? Bu hikayedeki insanlar gerçekten uzaktan göründüğü kadar mükemmel mi acaba? Haydi gelin birlikte görelim. Yayın Tarihi: 08.07.2023
GAZEL von gecevesesi
gecevesesi
  • WpView
    GELESEN 166,838
  • WpVote
    Stimmen 5,169
  • WpPart
    Teile 36
Gazeldi o Gazel... bir bayram günü şeytan çalmıştı kapısını . bir bayram günü şeytan aldı ruhunu bir bayram günü masumiyettini çaldı şeytan . bir bayram günü verdi tanrı ona bir armağan. Gazeldi o Gazel .... not! ; gerçek yaşanmış bir olaydır , şiddet , uygunsuz içerik, küfür unsurlarını bulundurur . okurken yanınıza mendil de alın göz yaşlarınızı silmek için.
RESMEN AŞIĞIM von sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    GELESEN 53,942
  • WpVote
    Stimmen 6,704
  • WpPart
    Teile 34
"Şaka yapıyorsun, değil mi? Hayal görüyorum?" dedi en nihayetinde Uraz. Bu soruları direkt olarak arabasının bagajındaki kıza mı, yoksa genel olarak evrene mi yönelttiği şüpheliydi. Zaten Asu da tam anlamamıştı. "Sen buraya nasıl girdin?! Ne zamandır buradasın? Ya... sen... sen kimsin ya? Kimsin sen?" Asu korkmaya başladığını ve tir tir titrediğini hissediyordu. Sevdiceğinden, biricik Uraz'ından korkması çok anlamsızdı ama şu an karanlığın içinde bağırırken bir tık ürkütücü olduğunu da inkâr edemezdi. Ürkek hareketlerle kıvrıldığı yerden doğrulmaya çalışırken her yerinin nasıl tutulduğunu ve ağrıdığını anca fark etti. Eee az buz değildi! Muhtemelen üç saattir bu bagajda iki büklüm ses çıkarmadan yatıyordu. Ah o İstanbul trafiği onu bitirmişti. Yani tabii Uraz'ın niyeti yalnız gelmekti ama Asu da eşantiyon gibi olmuştu işte. Ahlaya uhlaya doğrulup ayaklarını sarkıtmak suretiyle bagajda oturmaya devam etti. Boynunu açtı. Kollarını esnetti. Sırtını kütletti. Uraz şaşkınlıkla onun her hareketini izlerken en nihayetinde delirerek "Artık konuşacak mısın?! Kimsin kızım sen?" diye bağırdı. Sonra bağırtısı evin içinde kendisini beklemekte olan arkadaşlarına ulaşacak diye korkarak hızlıca eve bir bakış attı. Asu da omuzları düşerek olduğu yerde küçülmüştü. Korkudan resmen titriyordu. "Anlatacağım. Ne olur kızmayın bana, anlatacağım."