BirokurRr21 adlı kullanıcının Okuma Listesi
23 stories
Aşk'a Direniş  by Jutenya_
Jutenya_
  • WpView
    Reads 3,834,558
  • WpVote
    Votes 192,997
  • WpPart
    Parts 53
Heja güzelliği ve cesaretiyle Amed'e nam salmış kadın. Ağir yakışıklılığı ve bastığı yeri titreyișiyle Amed'in saygı duyulan ağası... Kadın çok sevdi ve sevdiği adam için ailesini herkesi karşısına aldı. Adam çok sevdi... Sevdiği kadın için ölüme gider gibi Karadağlı konağına girdi. Tüm olumsuzluklara rağmen ikisi el ele tutușup herkesi arkalarında bırakıp çıktılar. Aradan geçen 3 yıl sonra hüküm verildi. Ağanın soyu devam etmeliydi ve Keje üstünde ki beyaz gelinlikle... Düğünlü davul zurnalı bir şekilde Mirakan konağına giriş yaptı. Heja aklını yitirdi göğsü sıkıştı... Hayır kocası onu seviyordu yapmaz dedi. İnsan gözüyle gördüğüne kalbiyle inanmak istemiyordu. Heja inanmak istemese de her şey bütün gerçekliğiyle ortadaydı. Mirakan konağında acı bir gerçek... Kuma! Bu kitapta Amed'e nam salmış güçlü ve asil kadın Narin Karadağlı var. Ben hem okuyacağım, hem de sevdiğim adamla evleneceğim deyip töreye aşirete baş kaldıran Narin Karadağlı var. Bu kitapta sevdiği adam için herkesi karşısına alıp, ihanete uğrayan Heja Karadağlı... Bir kadının en güçlü isyanı. Bu kitapta sessiz çığlıklarını duyuramayan sevdiği adamın abisine eş giden Berfin Mirakan var. Ve bu kitapta sevdiği kadın için herkesi karşısına alan sabrın sadakatin en güzel hali Ömer Mirza Karahan var. Heja güzelliği cesareti ve asiliği ile Amed'e nam salmış kadın! Ağir yakışıklılığı bastığı yeri titreyişiyle Heja'nın kalbini fethetmiş adam! Hazar Karadağlı sevdanın en güzel tonu... Sevdiğim kız mutlu olsun varsın bensiz nefes alsın diyen genç yağız bir delikanlı. Onun mutluluğuyla bende nefes alırım diyen bir adam. Mirakan konağına düşen bir ateş kuma gelen Keje Mirakan... senin yapamadığını ben yapmaya geldim dedi, karşısında ki kadını yaktığını bilerek. Bastığı yer alev alıyordu. Kurgunun
AŞK'I SAYHA  by Jutenya_
Jutenya_
  • WpView
    Reads 16,688
  • WpVote
    Votes 1,809
  • WpPart
    Parts 11
Sevdiğini söyleyemeyen her erkek, geri dönen mektup şiirini okur. Çünkü bazı aşklar, sahibine dönmekten başka gidecek yol bulamaz." ​Bir yanda ay-yıldızlı bayrağa söz vermiş, dağlarda yankılanan postalların sahibi, vatanın gözü pek neferi Mir Agâh Bozdoğlı... Diğer yanda ise onun en büyük imtihanı; gözünün bebeği, evinin emaneti Hazelin Rajwa. ​Agâh için vatan namustur, emanet ise can... Dağlarda kurşunlara göğüs gererken geri adım atmayan o koca yürekli asker, konağın kapısından içeri girdiğinde kendi kalbinin esiri olur. Hazelin onun için Lebbettülayn'dır; baktığı her yerde gördüğü o eşsiz nur. Ama töre der ki, gelenek fısıldar ki: "Emanete göz dikilmez." ​Agâh, gönlündeki ateşi söndürmek için "Sen benim kardeşimsin, ben senin Agâh abinim" dedikçe; Hazelin'in dünyası başına yıkılır. Genç kız için o sadece bir koruyucu değil, Kurretülayn'dır; yani gözünün tek aydınlığı. Dili "abi" demeyi reddederken, kalbi "Mir" diye çarpmaktadır. ​Konağın avlusunda Hazelin bir gül goncası gibi güzelleştikçe, kapıyı aşındıran her talip Agâh'ın göğüs kafesine bir mermi gibi saplanır. Vatanı koruyan o çelikten irade, Hazelin'i başkasına verme ihtimaliyle sarsılır. ​"Söyleyemediği her sevda sözü, Agâh'ın cebinde hiç postalanmayacak o mektuba dönüşür. O mektup döner dolaşır, yine kendi yaralı sinesine vurur."
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 190,113
  • WpVote
    Votes 10,619
  • WpPart
    Parts 21
Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.
ARALIK | +18 by DianaLovelyyyyy
DianaLovelyyyyy
  • WpView
    Reads 501,736
  • WpVote
    Votes 4,181
  • WpPart
    Parts 4
Bütün şehire korku salmış bir seri katil. Ve o seri katilin kitabını yazan bir kız. Adel hazırlık öğrencisi sessiz, içine kapanık ve zorbalanan bir kızdı. Polis olan ablası ile beraber yalnız yaşayan Adel son bir yıldır sürekli dilden dile gezen seri katile olan merakı sayesinde bir karar alır. Seri katil hakkında bilgi toplamaya ve onun hakkında bir kitap yazmaya başlar. Fakat başına geleceklerden bir haberdir. Kimliğini sakladığını sanan Adel, seri katil tarafından bulunduğunu ve seri katilin hedefi hâline geldiğini bilmiyordur. &&& Gözlerimi ondan ayırmıyordum. Sanki ayırırsam bana zarar verecekmiş gibi hissediyordum. Buz mavisi gözleri üzerimdeydi. Tam karşımda duruyordu. Yüzünde tanınmasını engelleyen maskesi ve siyahlara bürünmüş kıyafetleri onu karanlık gösteriyordu. Gözlerini gözlerimden ayırmaması içimi titretmişti. Daha sonra dudaklarımı aralayacak gücü buldum kendimde ve kısık çıkan sesimle konuşmaya başladım. "Ne istiyorsun benden?" Sesimin kısık çıkması zoruma gitmişti. Onun karşısında ezik duruma düşmek hoşuma gitmemişti. O bir katil olabilirdi ama bana alayla bakmasın istemiştim. Zaten yeterince tiksinen bakışlar üzerimdeydi. O da öyle baksın istemedi anlayamadığım bir tarafım. Sessizce bana bakmaya devam ettiğini gördüm. Kimliğini açık etmemek istemesi normaldi. Sonuçta profesyonel bir katil duruyordu karşımda ve onu şu ana kadar görüp de yaşayabilen tek kişi bendim. Fakat bir anda beni şaşırtarak konuşmaya başladı. Uzun zamandır sesini bir kez olsun bana sunmayan katil ilk defa bir cümle kurdu bana karşı. "Yazdığın katilin ben olduğumu düşünerek yazıyorsun ama benim hakkımda bildiğin hiçbir şey yok." Dirseklerini dizlerine yasladı ve öne doğru eğildi. Ardından bir cümle daha kurdu. "Yazdığın kitaptaki karakter içindeki katilin kelimelere dökülmüş hâli, haberin yok."
GÜL KUYUSU by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 3,844,653
  • WpVote
    Votes 255,129
  • WpPart
    Parts 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.
DİLHUN by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 10,123,656
  • WpVote
    Votes 397,575
  • WpPart
    Parts 56
"Ulan bari Polat de." dedi. Sesi yalvarır gibi çıkmış gözleri beklentiyle doluydu. "Mirza demiyorsan deme ama en azından Polat de." "Sen yengeye Elif diyor musun?" dedim alayla bir dizinin repliğine gönderme yaparak. "Sen Polat de. Gerekirse dünyadaki tüm kadınlara Elif diye seslenirim." dedi. Yayınlama tarihi: 01.05.2023
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,574,442
  • WpVote
    Votes 2,078,345
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
Gerçek Ailem by nisanur728929
nisanur728929
  • WpView
    Reads 515,607
  • WpVote
    Votes 18,006
  • WpPart
    Parts 26
17 yılını acı ve şiddet içinde geçirmiş, hayattan beklentilerini ve umutlarını kesmiş tek dileği ölmek olan her gün ölmeyi dileyen bir kız. Bir gün ailesinin gerçek olmadığını ve çektiği bütün acıların boş olduğunu öğrenirse neler mi olur gelin beraber yaşayalım.
AŞİYAN by busra_hatsy
busra_hatsy
  • WpView
    Reads 931,049
  • WpVote
    Votes 18,962
  • WpPart
    Parts 18
GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİNDEN UYARLANMIŞTIR. AŞİYAN İstanbul'da hukuk okuyan Esila, tatil için ailesinin yanına Mardin'e döndüğünde, onu bekleyen karanlık yazgıdan habersizdir. Yıllar önce, çocuk yaşta Aram onu görmüş ve etkilenmiş; Aram'ın babası ise "Bu kız senin gelecekteki eşin" diyerek kaderin ilk düğümünü atmıştır. Esila için yıllar öncesinden örülen bu ağ, dönüşünde kapanmaya hazırdır. Törelerin ağır gölgesi altında, kendi iradesi dışında Aram'la evlendirilir. Küçükken doğudaki kızların haklarını savunmak için avukat olma hayalleri kuran Esila, bu kez kendi hayatını savunamamanın acısıyla baş başa kalır. İçindeki isyan, özgürlük özlemi ve geçmişteki hayalleri her geçen gün daha da derinleşir. Aram ise, yıllardır hayalini kurduğu kadını elde etmiş olmanın mutluluğuyla, onun kalbini kazanmak için her yolu dener. Ancak bu evlilik; tutku ile öfkenin, sevgi ile nefretin, bağlanma ile özgürleşme isteğinin çarpıştığı bir savaş alanına dönüşür. Her dokunuşları bir yara, her bakışları yeni bir yangın gibidir. Gerçek bir hikâyeden uyarlanan Aşiyan, aşkın yalnızca mutluluk değil, bazen de en ağır mahkûmiyet olduğunu gözler önüne seriyor. Bu roman; töre, özgürlük, aşk ve yıkım arasında sıkışmış iki insanın, hem birbirlerini yıkıp hem de yeniden inşa edişlerinin çarpıcı bir anlatımı... Bu kitapta Esila ve Aram'ın değil, kendi yaralarınızı da göreceksiniz. "Sevmek kurtuluş mudur, yoksa yıkım mı?" sorusunu her sayfada yeniden soracaksınız. Bazı hikâyeler vardır, bittiğinde bile zihninizden silinmez; Aşiyan işte tam olarak böyle bir hikâye.
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 3,088,329
  • WpVote
    Votes 125,076
  • WpPart
    Parts 18
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.