🤍
19 stories
ONU GÖR | yarı texting de shkazzy
shkazzy
  • WpView
    Leituras 2,457
  • WpVote
    Votos 237
  • WpPart
    Capítulos 25
Bilinmeyen numara: Söylesene Bilinmeyen numara: Ne zaman geçer? Bilinmeyen numara: Ne zaman hafızamdan silinir elime bulaşan kırmızı lekeler?   __________ "Ben sana baktığımda o günlüğe yazılı içi boş cümlelerden başka bir şey göremiyorum. Defalarca okuduğum, ezberlediğim, ama bir türlü kabullenemediğim... Üzgünüm İzak, gerçekten. Ama artık bir hayalkırıklığı bile değilsin benim için." Gerçekten canı yanıyormuş gibi bir acıyla gülümsedi, son kelimelerini etmeden önce. Onun da gözlerinin dolduğunu farkettiğimde, tek bir damla sağ yanağı boyunca süzüldü. Fısıldarken sesindeki çaresizliği duymama izin vermesi bilinçli miydi bilmiyordum, ama yemin ederim o an elinde olmayan bir şeyden bahsediyormuş gibi kederliydi dudaklarından çıkan o iki kelime, öyle muhtaç sesleniyordu. "Keşke olsan." Çoktan kül olmuş bir ruhu sevmek bu, diye düşündüm. Yanmış, geriye sadece külleri kalmış ve artık buz tutmuş bir ruha aşık olmak, benim yaptığım. Bu en korkuncu değil de neydi? ------- "Senden tek bir şey isteyeceğim." Soluklandığında nefesi titredi. "Bana kördün diyordun ya hani, onu gör."
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  de mavverra
mavverra
  • WpView
    Leituras 1,116,360
  • WpVote
    Votos 60,915
  • WpPart
    Capítulos 48
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
YABANİ de sickmundfreud
sickmundfreud
  • WpView
    Leituras 68,397
  • WpVote
    Votos 5,842
  • WpPart
    Capítulos 25
1940'lı yıllarda, kasabaya atanan genç bir Belediye Başkanı ile kasabanın ağasının güzeller güzeli kızı arasında geçen bir aşk öyküsü. (...) "Şimdi sen öğrendiğin bütün harflerle bir cümle kurmanı istesem yapabilir misin?" Nevbahar kalemi eline alıp yazmaya başladı. Daha sonra kağıdı Yavuz'a gösterip gülümsedi. Üzerinde seni seviyorum yazıyordu. "Ben de seni seviyorum." dedi Yavuz kıvrılan dudaklarıyla, uzanıp alnına bir öpücük kondurdu. Genç kızdan aldığı ilk ve alabileceği şüphesiz en güzel mesajdı. Yanağını okşayıp yeşil gözlerine sevgiyle baktı. "Lâkin 'y' harfini öğretmedim henüz." Buna binaen oturduğu yerden masada duran çantasına uzandı, içinden işlemeli bir mendil çıkarıp adama uzattı. "Bunu yapabilmek için öğrenmiştim." Mendilin üzerine adamın isminin ilk harfi işlenmişti. (...) Kitapta geçen kurum ve kuruluşlar, yaşanan olaylar ve ismi geçen şahıslar tamamıyla hayal ürünüdür. Yetişkin içerik bulundurmaktadır.
AKLIMDA | lades ' yarı texting | tamamlandı de shkazzy
shkazzy
  • WpView
    Leituras 108,158
  • WpVote
    Votos 6,325
  • WpPart
    Capítulos 30
Üzerindeki sırılsıklam kıyafetlerinden akan damlalar parkeyi ıslatırken, "Pes et artık, Belde!" dedi sinirle burun kemerini sıkarak. Forması üzerine yapışmıştı, sıkıca kenetlediği çenesinden üşüdüğünü gayet iyi anlayabiliyordum ama her zamanki gibi inat ederek, bunu belli etmemek için elinden geleni yapıyordu. Elindeki, giymek için aldığı ama bana laf yetiştirmekten giymeyi unuttuğu kot ceketi ıslak olmayan tek şeydi ve biraz daha burada böyle dikilmeye devam ederse hem onu da ıslatıp, hem de hasta olacaktı. Kollarımı göğsümde birleştirip "Pes etmek mi?" dedim alayla. "Ben bu oyun için tavuk kemiğine dokundum be!" Gözlerini devirdi. "Evet, iki yıl önce." Omuzlarımı silktim. "Yine de dokundum o iğrenç şeye," dedim geri adım atmadan. "Hem çok istiyorsan sen pes et." "Asla," dediğinde, başımı sallayıp "Ben de öyle düşünmüştüm," diye mırıldandım. Önümdeki titreyen bedenine bakarken daha fazla dayanamadım. Nefesimi dışarı bırakıp yenilmişlikle yanına yaklaşmaya başladığımda, kaşlarını çatmış, adımlarımı takip ederek ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu. Tam önünde durduğumda başımı kaldırıp gözlerinin içine baktım ve kısık bir sesle "Aklımda," diye mırıldanarak ısrarla üzerine giymediği ceketini aşağıdaki parmaklarının arasından çekip aldım. İki yanındaki kollarından birini kavradığımda, soğuktan buz kesen bedeninin kasıldığını anbean hissetmiştim. Umursamadan, "Giy şunu," diye mırıldandım ve sağ kolunu kaldırarak ceketin aynı taraftaki kolundan geçirmeye çalıştım. Ne yapmak üzere olduğumu anladığında, tam dibimdeki bedeninin titrediğini tüm hücrelerimle hissettim. Soğuktan olmadığına yemin edebilirdim. | Kısa hikaye
Adem Olan Anlar de dianewithcat
dianewithcat
  • WpView
    Leituras 73
  • WpVote
    Votos 20
  • WpPart
    Capítulos 6
Zemin altımdan kaydı. Deprem mi oldu? Yoksa üçüncü bardağın etkisi miydi? Ayakkabım bir an takıldı ya da ben yere dikkat etmemiştim. Dengesiz bir adım attım, tam düşmek üzereyken kolumdan biri tuttu. Omzumun üzerinden başımı çevirdim. Herhangi biri. Ya da öyle gibiydi. Göz göze geldiğimiz o yarım saniyede yüzüm bir anda ısındı. Gözlerini hemen kaçırdı, ama beni tuttuğu eli biraz daha bekledi. Hemen toparlandım, sanki hiç düşmemişim gibi dikildim ama o mahcubiyet damarlarıma kadar işledi. Sonra yürüdü. Benden tamamen uzaklaştı. Ben hâlâ olduğum yerdeydim. Kalbim biraz hızlı atıyordu. Bu kez üçüncü bardağın etkisi değildi.